Hrant Dink’in acı kaybı son günlerde hepimizin gündemini oluşturmaktadır. Türkiye’deki azınlık konusunun hassasiyetine, soykırımla ilgili karşıt fikirler de eklenince gerilim en üst seviyeye taşındı. Tüm bunların yanı sıra verdiğimiz kayıp şok edici oldu. Dilerim ki en derinden hissettiğimiz, yoksunluk, kırgınlık ve acı gelecekte barış adına hatırlansın. Bu bir azınlık davası olmasının dışında, aydın bir insanın daha kurban edilişidir. Tetiği çeken silah ise yine cehaletin ta kendisidir.
Dink 15 Eylül 1954, Malatya’da doğmuştur. Bu verilerden yola çıkarak hayatındaki başlıca olayları ve ölüm anını incelediğimde, doğum saatinin 20.16 olabileceği kanaatine vardım.
Netleştirdiğim doğum anına göre Dink’in hayatını size bir astro biyografi olarak sunmaya çalışacağım.
(İlki Dink’in doğum, 2. si ölüm anı haritasıdır.)
Çocukluk Yılları
Haritaya baktığımda ilk dikkatimi çeken yerleşim Satürn ve Venüs’ün Akrep Burcundaki kötümser beraberliği oldu. Bunun dışında, Mars’ın Kuzey düğümle beraber Oğlak burcunda, 8. Evin hemen girişinde yer alması birçok tatsız potansiyeli öngörür niteliktedir. Ay’ın 12. Evdeki yerleşimini de dahil ettiğimizde, haritadaki 6,8 ve 12 yani kötücül olarak kabul edilen evlerin vurgulu olduğunu görürüz. Buna istinaden, Dink’in oldukça zor bir hayatı olduğu bilinmektedir.
Astroloji’de 4. Ev babayı kimi zamanda anneyi işaret etmektedir.4. evinde Aslan burcu yer alır. Yöneticisi Güneş 5. Evde (kumar, eğlence, riskli girişimler) bulunmaktadır. Babasının kumar alışkanlığı varmış.
1961 senesinde, 7 yaş civarında (Satürn Satürn karesine denk gelen zamandır) ailece İstanbul’a gelirler ve bundan kısa bir zaman sonra annesi ve babası boşanır. Transit Satürn 8. Evden çıkıp 9. Eve girerek hem ebeveynlerin boşanmasını (8. Evi hassas etkilere sahip haritalarda, buradan geçen Satürn boşanmaya ya da ebeveynlerin birinin kaybına neden olabilmektedir) ve kalıcı bir seyahati (9. Eve yönelen Satürn) göstermektedir.
8. evinde Oğlak’ta ilerleyen Satürn Şubat ayında ilk önce Neptün’ü kareler. Tam olarak bu dönemde anne ve baba boşanma evresine girmiş olmalılar diye düşünüyorum. Ağustos ayında ise Satürn 9. evdeyken (yolculuklar, yer değiştirme, Oğlakta olması bu durumun zorunlu olmasına dairdir ve hoşnutsuzluk hissi de verecektir) ise 3. evdeki Jüpiter’i karşısına almaktadır. Jüpiter Satürn arasındaki açılar hayatın dönüm noktalarını gösterebilmektedir. İstanbul’a gelmeleriyle birlikte, Dink’in kaderinde yeni bir dönem başlamıştır. Muhtemelen istemediği bir taşınma da (yetimhaneye yerleştirilmesi) bu dönemde yaşanmıştır.
1960 – 61 yılları, o yaştaki bir çocuk için katlanılmaz bir portre sunuyor. 1960 yılının Ocak ayında 8. Evinde, Oğlak’ta ilerleyen Satürn, 6. Evdeki Başak (Güneş burcu) yöneticisi Merkür’ü karelemiş ardından Neptün Venüs/Satürn birlikteliğine kavuşum gerçekleştirmiştir. 6. Ev sağlık özellikle de başak konularıyla ilgilidir. Bu nedenle bahsi geçen süreç, Dink’in ciddi bir sağlık sorunu yahut darbe/kaza sonucu bir sakatlık yaşamış olabileceğini düşündürmektedir. Özellikle bel bölgesi, kalça kemiği, kollar ve bacaklar etki altındadır. Ne yazık ki bu durumu kanıtlayacak verilere sahip değilim.
Babaya karşı hoşnutsuzluk da aynı yaşlarında başlamış olmalı. 4. Ve 10. Ev yöneticileri olan Satürn ve Güneş, baba figürü hakkında söz sahibidir. Dink’in 4. Evinde bulunan Aslan yöneticisi Güneş’in 5. Evde bulunduğunu gördük. Karşıt evi Kovadır yönetici Satürn 6. Ev Akrepte Venüs ile kavuşmaktadır. Güneş’le Satürn arasında yarı kare/45’lik tam açı oluşmaktadır. Bu ebeveynler arasındaki uyumsuzluğu, çatışmayı gösterebilmektedir. Yine Satürn ve MC arasındaki kare, ailesinin, kimi zaman da “köklerine bağlı” kimliğinin kariyeri açısından bir engel teşkil edebileceği gösterir ya da aile kişiye destek olmak yerine, köstek olur. Neticede başarı sağlamak, oldukça güçtür.
Satürn, Güneş ve Venüs işaretleriyle babayı tanımlarsak, baskıcı, kadını kısıtlayan ve bazen sömürebilen, şiddete eğilimi olan, çoğunlukla ilgisiz, sevgisiz ve elindekileri kolayca tüketebilen bir baba figürüne rastlarız. 6-7 yaşlarına denk gelen boşanmayla birlikte, babasıyla arasına her anlamda mesafe girmiş olabilir.
İstanbul’a Geliş
1961 senesinde İstanbul’a yolculuklarının Jüpiter’in 9. Eve girer girmez Güneşine üçgen açı almasıyla da ilgili olması gerekir. Bu da 1961 Ocak ayına tekabül etmektedir.
1962 kışına değin Satürn retro yaparak etkisini Dink üzerinde göstermiştir. Onun için ne kadar zor ve katlanılmaz olduğunu, şiddete, baskıya maruz kaldığını tahmin edersiniz. Transit Satürn’ün natal Satürn’e eziyeti fiziksel ve sağlık anlamında çok zayıf olduğunu da öngörmektedir.
Çocukluğundan yola çıkarak fark ettiğimiz can alıcı nokta şu olur ki Dink’in hayatının yaklaşık her 7 yılda karşılaştığı krizler son derece şiddetli geçecektir. Harita Satürn etkilerine karşı hassastır.
Dink’in Toplum Bilinci, İdeolojisi
Satürn Dink’in hayatındaki çok önemli dönüm noktalarını belirlediği gibi, ona disiplinli olmayı, amaca bağlılığı ve vazgeçmemeyi de öğretmiştir. 9. evini kesen Oğlaktan ve orada konumlanmış Şiron’dan bunu anlıyoruz. İdealleri köklerinin bilincini de taşımaktadır. İdealisttir, istikrarlıdır ve Mars’ın Oğlak’ta yücelen yerleşimiyle gözü karadır. Çalışıp çabalamaktan asla usanmaz. 10. ev çizgisindeki Kova burcu ise ideolojisini, toplum bilinci, organizasyonlar, toplum için çalışmak çabalamak gibi konulara yöneltmesine neden olur. 9. evin bildiğiniz gibi dinle de yakından alakası vardır. Şiron kendini bu noktada yaralı ve ezilen biri olarak hissetmesine neden olmuş olabilir ve Satürn disipliniyle kendini topluma, özellikle de kendi şartlarında yaşayan ve aynı engellerle karşılaşanlara yardım etmek amacıyla (MC Kova) adamış olabilir. Kova fikirseldir. Kariyer noktasında bulunması aklımıza Satürnyen/Uranüsyen temalarını getirmektedir. Bunlar kitaplar, iletişim, karşıt fikirler, grup çalışmaları vb. şeklinde olabilir. Yöneticisi Satürn’ün 6. Evde işini icra ettiği alanda bulunması, mesleğinden para kazanacağını, zor da olsa bir otorite kimliği haline geleceğini gösterir. Nitekim bir takım organizasyonlarda ve olaylarda da ismi geçmektedir. Üniversiteden sonra solcu kesimin terörizme kayması sonucunda bazı fikir ve ideallerinden uzaklaşacaktır.
Evliliği
1975 yılında 20 yaşındayken, yetimhanede bir süre beraber kaldığı Rakel Yağbasan ile evlenir. Rakel o sırada 14 yaşındadır. Transit Jüpiter 75 Şubat’ında Dink’in 11. Evi olan Balık burcundan, 3. Evindeki natal Yengeç Jüpiter’ine ve ardından Uranüs’e de üçgen açı almıştır. Aynı yılın solar haritasına baktığımızda, Dink’in 10. Evinin yükseldiğini görmekteyiz (whole sign). Köşe evlerin solarda yükselmesi transitlere de bağlı olarak evlilik verebilir. Yılın ilk aylarında evlenmiş olabileceklerini düşünüyorum.
7. evinde bulunan Akrep yöneticisi Mars Oğlak’ta bulunduğundan, Satürn yine ön plandadır, tek bir evlilik öngörür niteliktedir. Eşi Rakel Satürn ve Mars’ın konumu ve açılarıyla betimlenecektir. Mars Merkür karesine bakarsak, Dink’in hizmet verdiği sektör konusunda Rakel’in bunu onaylamaz tavrı söz konusu olabilecektir. Rakel de son derece çalışkan ve kendisine bağlı bir eş figürüdür. Yönetici Mars 8. ev Oğlak burcunda yer aldığı gibi aynı zamanda Dink’in 12. evini de (Koç) yönetmektedir. Mars’ın 12. evdeki Boğa Ay’ına üçgen açısı vardır. 12. Ev sığınma evleri/yerleridir. Bu verilere bakarsak, yetimhanede tanıştıklarını onaylar, eşinin kendisiyle aynı acıları paylaştığını, (Boğa yönetici Venüs’ün Satürn’le Akrepte kavuşumu) yanı sıra birbirlerine sarsılmaz bir güvenle bağlı olduklarını gösterir. Mars ve Ay arasında ki bu açı birlikte birçok zorluğa göğüs gerecek gücü verdiği gibi, Dink’in karısına hayatı boyunca destek olacağına işarettir. İlk evlendiklerinde Rakel ermeni aşiretinden Kürtçeden başka dil bilmeyen çocuk yaşta bir kadındır. Azınlıklar ve farklı kökler Akrep temasıdır. Dink ile 3 çocukları olur.
Jüpiter ve Uranüs transit etkileri altında gerçekleşmiş evlilik, Rakel’in yaşının küçük olmasını, 3. evdeki Yengeçte kavuşan Jüpiter Uranüs’le bağdaştırdım. Belki de karısını en başta kardeş olarak görüyor ona sahip çıkarak yardım etmek istiyordu.
Çocuk konusu Astrolojide 5. Evdir. Hrant Dink’in Merkür’ünün yönetici olduğu yerde yani Başak’ta bulunması, çocukları ne kadar çok sevdiğinin, aynı zamanda çocuk ruhlu olduğunun da işaretidir. Merkür Mars karesi ise, eşinin birden fazla çocuk konusuna sıcak bakmaması, Dink’in ise çocuklara fazlaca düşkün olması nedeniyle kimi tartışmalar yaşamış olabileceklerini göstermektedir. Neticede çok sağlıklı, güzel ve kültürlü 3 çocuk sahibi olmuşlardır. Ki çocuklar Dink’in mutluluk kaynağıdır. Kendisinin göremediği sevgiyi çocuklarına göstermek istemiştir. Onlarla iletişimi de güçlüdür. Çocuklarını kendilerini özgürce ifade edebilmeleri yönünde yetiştirmiş olmalıdır. Çocuklarıyla birlikte spordan daha fazla, bulmaca gibi eğitici oyunlar oynamaya yatkın bir profili vardır. Sağlık, düzen, yaşamsal amaçları konusunda da titiz davranmış olabilir. Merkür Güney Ay düğümü (3. Evde) arasında kareye bakarsak, Dink’in geçmişten gelen fikirlerinin, özellikle yazılarının (3. Ev makaleler, köşe yazarlığıyla ilgilidir) çocuklarının mutluluğunu riske attığını söyleyebiliriz.
Evlendikten sonra kendi gibi yetim çocukların yetiştirildiği Tuzla Ermeni kampını yönetmeye başlar. Yine bu olay oldukça Kova-varidir. Kendiyle aynı acıları paylaşan insanlara yardım etme çabasını göstermektedir. Belki de barışçıl yollarla bir devrim umuyordu.
Hrant Dink – Satürn Dönüşü
27 yaş civarında, yani transit Satürn’ün natal Satürn ile kavuşum orbuna girdiği sıralarda, Dink için beklenen değişimler kaçınılmaz olacaktır. Bunun hemen öncesinde üniversiteyi bitirir ve 8 ay askerlik yapar. Azınlık olduğunu askerdeyken daha çok hissettiğine inanan Dink, kimliğine bu süreçten sonra daha fazla sahip çıkacaktır.
Transit Satürn 6. evine girdiği sıralarda 12 Eylül olayları patlak verir. Dink yanlış anlama sonucu da olsa hapis ve işkence durumundan nasibini alacaktır (6 – 12. Ev ekseni).
Satürn Terazide ilerlerken, o sırada Jüpiter ve Plüton da Dinkin 6. evindeki talihsiz yerleşimleri üzerinde yol almaktadır. 1980 – 1990 yılları arasında kardeşleriyle birlikte kurduğu kitap-kırtasiye işini yönetmeye devam edecektir (Beyaz Adam). Dikkat çekici olan mevzu 1983 yılında Transit Satürn natal Satürn’ünün üzerine geldiği sıralarda yetim çocuklardan oluşan ermeni vakfının başına geçmesi ve bir süre sonra vakfın elinden alınmasıdır. Ardı arkası kesilmeyen bitiş ve başlangıçlar yaşadığı sıralarda yazmaya başlamıştır. Bu sürecini Jüpiter’in 1983 yılının sonbaharında Yay burcunda ilerlemesi ve Uranüs’le 8. Ev sınırında buluşmasıyla yorumluyorum.
Ermeni toplumunun kapalılığı ve sorunları hakkında yazdığı yazılarda, oldukça evrensel bir bakış açısı benimsemiş olsa da, Uranüs 8. ev yolculuğu boyunca Dink’in iç dünyasında ve yaşantısında belli içsel sorgulamalar yaratmış olmalıdır. Fikirleri ve amaçları değişmiştir. Bu kişisel/içsel devrimin sonuçları 1996 yılında alınacaktır.
Agos’un Kuruluşu
İlk harita Agos’un kuruluş haritasıdır, diğeri Agos’un doğumunun Dink’in haritası üzerinde uygulanmasıdır.
Agos’un tam kuruluş saatini bilmediğim için öğle zamanını (12.00) temel aldım. Harita bana oldukça uygun göründü. Yükselen Yengeç (kökler, aile) karşısına aldığı Oğlak (karşıt/farklı/kimilerine göre düşmanlık olarak algılanan/algılayan tavır) açık düşmanlarını ve ortaklıklarını betimlemektedir.
MC’ de 10. evdeki dizilim, Güneş’in, Mars’ın, Merkür’ün Koç burcunda yer alması, Satürn’ün MC ile kavuşumu gibi yerleşimler, Agos’un kişiliğini ve geleceğini ortaya koymaktadır. MC noktasını Balık keser, yönetici Jüpiter 6. evi 7 ye bağlayan girişte, Oğlakta yer almaktadır. Ay Akrepte tam anlamıyla hoşnutsuzdur. Dink’in Satürn ile Agos’un Ay’ı kavuşumdadır.
Hrant Dink’in Öldürülmesi
Astrolojide ölüm anlarını incelerken sabit yıldızların aldığı etkiler büyük önem taşımaktadır. Hrant Dink’in oldukça hassas dengelerin bütününden meydana gelen doğum haritasında ki yerleşimlerin oldukça zorlu ve karanlık bir yaşamı gösterdiğini gördük. Ne olursa olsun hiç kimsenin hiç kimseye yaşatmaması gereken bir ölümü tattı Dink. Zorlu hayatına zorla nokta kondu ama hayatının amacı o öldükten sonra gerçekleşti. Yüz binlerce insanı gözyaşına boğdu, kendilerini sorgulamalarına neden oldu ve sonunda, ancak tek bir yumruk gibi sıkı sıkıya beraber olanların bu ülkeye sahip çıkabileceğini gösterdi bize. Geri kalanların onu öldürenlerden farkı yoktu.
Astrolojiyi faldan, hurafeden farklı kılan nokta kişi hakkındaki çok belirgin ya da farkında olunmayan potansiyelleri kişi doğduğu anda öngörmesidir. Astroloji tütsülü tarot seanslarını yöntem olarak kullanmaz. Astrolog medyum değildir, çünkü mantık/felsefe ve Doğa ile birlikte, hesaplanabilen olasılıkların peşindedir. Kader vardır, tercih de vardır. Her din ve inanç, gökyüzüne bakmamız gerektiğini vurgulamaktadır. İhtiyacın olan yardım oradadır denir, o yüzden değil midir ki avuçlarımızı göğe doğru açarak, ya da yüzümüzü göğe dönerek yaratıcıya dua ederiz. Gökyüzüne bakmamız gerekir. Dikkatlice. Göğün aynasını, kalbimize yansıtarak bakmak gerekir. Binlerce yıldır bunu yapıyoruz, hem kendimizi bilmek, hem geleceğimizi görebilmek, hem de yaratıcıya yüzümüzü dönerek, onu işaret edebilmek adına…
Astrolojiyi 12 burçtan ve kişilikten ibaret sananların gözlerinin göremeyeceği gerçekler vardır. Öyle ki Dink öldürüldüğünde yükselen derecesine daha o ilk nefesini aldığı anda yerleşmiş bir yıldız vardı, ilk nefesini aldığında ordaydı, son nefesini vereceği anda ne yazık ki kehanetini gerçekleştirmişti.
Algol. Bu sabit yıldız oldukça kötü etkileriyle ve şanssız olarak bilinmektedir. Özellikle yükselen burçta yer aldığında -ki bu bizim dış görünüşümüz, fiziğimiz, madden varlığımızdır. Algol’un bilinen genel tanımı şudur:
” ALGOL : 1900/ 24TAU46(Satürn/Jüpiter karakterinde, çok şanssız yıldız) Boğulma, boynun vurulması, gırtlak ve boyun bölgesinde şiddet tehlikesi, çoğunlukla apandisit ameliyatları, tiroit operasyonları, Algol Yıldızı 48 saat içinde, parlaklık derecesini 1 magnetüdden 4 magnetüd derecesine kadar değiştirir. Caput Algol (Beta Persei) yıldızı (26° Boğa burcunda) çift karakterli bir yıldız olup, eğer bir kişinin horoskopunda karanlıkta ise, öldürülme ve bir cinayete kurban gitmeyi gösterir.”
Hrant Dink ensesine 3 kurşun sıkılarak öldürülmüştür. Ölüm anını ayrıntılı olarak inceleyecek olursak birçok verinin kaderimizi nasıl yönlendirdiğini daha iyi görürüz.
Dink öldürüldüğü anda transit Ay 9. evden (seyahatler) 10. evine(iş kariyer, toplum, topluma açık yerler, göz önünde olmak) girmekteydi. Herkesin gözü önünde ve işyerinin girişinde vurulduğunu biliyoruz. Transit Ay, Dink’in doğum anındaki Ay’ına kare yapmaktaydı (12. ev Boğada). Dink’in doğum haritasında, yükselen dışında Boğa Ay’ının derecesine de sinsi ve şanssız bir yıldız yerleştiğini görmekteyiz;
“SHERATAN : 1900/ 02TAU34 (Mars/Satürn karakterinde, şanssız) Şiddet, yenilgi, kazalar, yaralanmalar, tehlike,onurun yitirilmesi, Mars kavuşum oyundan alınacak bir darbe, kadersel şanssızlıklar.İnsan ırkının önemli bir bölümünü etkileyen olaylar.
Mars Ay’a kavuşum yapmasa da 8. evden 12. Evdeki Ay’a üçgen açı almıştı. Etki pozitif gibi görünse de, silahları temsilen Mars’ın üçgeni belki de kurşunların oldukça isabetli olacağını vurgulamaktadır. Bu akıcı enerji, bir ölümün gerçekleşme başarısını garantilemiştir.
Mars’ın Dink haritasında oldukça önemli bir faktör olduğunu biliyoruz. Cinayet, transit Mars Oğlakta yücelmeye başladığı gün işlenmiştir. Dink’in Mars’ı da Oğlakta bulunmaktadır. Transit Mars ölüm günü 8. ev çizgisinden, natal Mars ve Kuzey düğümle kavuşmaktadır.
Mars Dink’in aynı zamanda 12. evini yani gizli düşmanlar, “gizli” tehlike evini yönetmektedir. Bu karanlık evin gerçek düşmanının onu öldüren kişi olduğunu düşünmüyorum. Mars aynı zamanda ortaklıklar/açık düşmanlar yani 7. evininde yöneticisidir ve isim/kuruluş olarak bilinen bir gizli örgüt ya da teşkilatı temsil etmektedir. Bunun dışında ölüm anında, transit Satürn’ün Dink’in yükselenini de 1 derece orbla karelemesi madden varlığını riske atmıştır. Transit Mars’ın 8. evde özellikle 7 derecelik orb içerisinde tetiklediği 2 sabit yıldız etkisi daha vardır;
KAUS BOREALIS : 2000/ 06CAP19 İdealist ve insancıl fikirlerin kurucuları, zihinsel etkinin kurucuları, şirket ve adalet duygusu.
FACIES : 1900/ 06CAP54(Güneş/Mars karakterinde – Şanssız)Şiddetli ölüm, liderlik, savaş, soğukluk, objektif, mükemmeliyetçi ve milliyetçi.
Bu yıldızlara 7 derecelik Mars/Mars kavuşum açısı içerisinde olması (paralellik de dâhil edilmiştir) Asıl düşmanın, olayı uzaktan/gizliden genel bir ideal uğruna idare ettiğine dikkat çekmektedir.
O’nu öldüren kişinin Merkür kimliği ve etkisine bağlı olduğuna inanıyorum. Merkür ölüm anında büyük rol oynamıştır. O anda tam orb içinde, 10 evden (MC) Dink’in 6. ev Akrepteki Satürn’ünü karelemiştir. Yani Merkür toplum içinde, göz önünde, görülmüş, tanık olunmuş biri olmalıdır. Bir yandan 4 derecelik orbla natal Ay’ını karelemektedir – ki Dink ile daha önce karşılaşmış olmalı diye düşünmekteyim.
Merkür astroloji de cinsiyetsiz/kimliksiz olarak bilinir ya da 2 cinsi bir arada bulunduran yahut bazen de çocuktur veya çocuk görünümlüdür. Merkür Dink’in 5. evinin yani yaşam evinin de yöneticisidir.
Satürn’e yaptığı tam kare onun hayatına, konumuna kasteden birini işaret eder ki, bu kişi çocuk yaşta biridir ve transit Merkür Dink’in natal Merkür’üne tam üçgen yaptığı anda ve zamanda yani 22 Ocak’ta bu kişi yakalanmıştır! Bir diğer çok ilginç nokta şudur ki, bu çocuğun kimlik bilgileri bilinmemektedir. Hiç bir yere kayıtlı değildir! Yakınlarda kemik analizi yapılıp yaşı kesin olarak saptanacaktır. O bir kimlik değildir o bir kimliğin aracıdır sadece… O’nu sırtından vuran, aslında Dink’in hayatını uğruna feda edebileceği zaafıdır, bir çocuktur.
TC Haritası Ve Hrant Dink’in Haritalarının Karşılaştırılması
1. Harita TC natal haritasıdır. 2. Harita Dink’in TC haritası üzerinde denenmesidir.
İlk önce size TC haritasıyla ilgili belirgin bir kaç noktayı açıklamak istiyorum. Türkiye haritası doğum anı olarak cumhuriyetin ilanını temel almaktadır. 29 Ekim 1923 Ankara/20.30. Haritada Yengeç yükselir ki yükselenin Yengeç ya da Oğlak olması başlı başlına hassas denge ve durumlarını öngörürken, Ay’ın ve Satürn’ün bulundukları yerler de göz önüne alınarak bazen olumlu yorumlar yapılabilse de, genelde bu kişi/olay/ülke vs. herhangi bir doğumda iyi sayılmaz. Özellikle deneyimlerim ve astroloji bilgilerinin “modern” olmayan tavrı bunu göstermektedir.
Bunun dışında ilk bakışta ilgi çeken dizilim TC haritasının 5. evinde göze çarpmaktadır. Mundane Astrolojisinde 5. ev ülkenin bütünlüğü (Aslanın evi yönetici Güneş) yaşam sevinci, üzüntüleri, spekülasyonları, skandalları ve yasama organı gibi konuları kapsamaktadır. Sağlıkla ilgili bel kemiğini temsil eden bu ev, ülkelerinde “bel” kemiğidir. Türkiye’nin “kalbi” yani Güneş’i de bu evde bulunmaktadır. Terazinin 21. derecesinde başlayan ev, yasal ilişkileri, bürokrasiyi, adalet gibi konuları doğasının temeline koysa da, 5 derece Akrepte yer alan Güneş’le başlayan dizilim, aslında gizli, bazen kontrolün en uç noktalarda yitirilebileceği, ülkenin kendi kimliğinin, kendi düşmanı olabileceğini göstermektedir. Akrep konularını, buna bağlı olarak 8. ve 12. ev konularını da gündeme getirmektedir. Hele de 5. ev Terazisinin yöneticisi Venüs’ün de Akrepte kıstırıldığını göz önüne alırsak, dengenin ve adaletin kötücül niyetler, amaçlar ve organizasyonlar tarafından sorgulanabileceğini söyleyebiliriz. Hassas nokta ise, halkımızın ekonomik durumlar da dâhil olmak üzere tüm yaşamsal konularının ve özellikle moralinin bu evle ilgili olduğu gerçeğidir.
Türkiye’nin adalet duygusu, hemen evin girişinde aynı derecede kavuşan Merkür ve Satürn ile güçlenir, kararlarında net, eşitçi bir portre çizmektedir. Bildiğiniz gibi yazı işleri, genel anlamda bürokrasi Merkür gezegeniyle ilgilidir. Aynı derece de Satürn’le kavuşması, çok temel bir yasayı açıklamaktadır. 21 yaş altındaki henüz gençliğe adımını atmış erkekler (Merkür), Anayasa (Satürn) tarafından askerlik yapmakla yükümlü kabul edilir.
Satürn erkek/asker/otorite/savaş olarak da kabul edilir. 5. evdeki Güneşle başlayan Akrep sürecinde bulunan Jüpiter yine Akrepsi konuları büyütmeye eğilim gösterecektir. Bu kısa bilgilerden sonra Hrant Dink’in parmak izini TC haritasında anlamlandırabiliriz.
İlk dikkat çeken noktanın yine bahsi geçen ev olması şaşırtıcı değildir. Dink’in Neptün’ünün TC Satürn ve Merkür’ü üzerine düşmesi, durumun genel karmaşası hakkında bilgi vermektedir. Neptün Dink’in ideallerini, hayallerini daha önce incelediğimiz gibi, TC’nin yasama organını zorlayarak deneyecektir. Dink TC’yi olduğu gibi görmek yerine, görmeyi arzuladığı şekilde düşünecektir. Dink’in natal Güneş’i TC’nin 4. Evine düşmektedir. Yuvası, geldiği yer bu topraklardır. Neticede Dink ülkesini seven bir kişidir.
Neptün dışında TC’nin 5. evine düşen bir de Satürn vardır ki yine hassas bir nokta da TC güneşinin üstünde yer almaktadır. Aynı derece de yer alan (Güneş ve Satürn) KHAMBALIA yıldızı teşkilatları ve derin araştırmaları, casusluk gibi konuları kapsar. Dink ve TC birbirlerinden şüphe duyar, iki tarafta birbirine güvenmekte zorluk çeker, paylaşıma kapalıdır. TC için (Güneş) Dink önemli bir karmik ders (Satürn) verecektir
Dink ve TC’nin haritaları idealleri ve yöntemleri şeklinde birbirlerine çok benzemektedir. Satürn 2 haritada da kadersel rol oynar. Bu iki haritada da Venüsler 10 derecelik orbla Akrepte kavuşur. Bu aynı yaşam alanında geçinememek, iki tarafında kendinden ödün vermemesi anlamına gelir. Venüs sevgi gezegenidir aynı zamanda, Akrepteki Venüsler hayatları boyunca sevilip sevilmediklerini, istenip istenmediklerini sorgularlar. Kendilerine güvenseler de (aşırı şekilde) başkalarına güvenmekte zorluk çekerler. Dink’le TC’nin ortak diğer bir noktası da budur. Oysa ruhları aynı acılardan yontula gelmiştir.
Tüm bu belirgin veriler dışında, Dink’in oğlak Mars’ı, yükseleni Yengeç olan TC’in 7. evine düşmektedir. Bu nedenle TC’nin Dink’i açık bir düşman olarak görmesi doğaldır. Dink’in Mars’ı bir yandan da TC’nin 4. evindeki (aile, kökler, inanç, gelenek vs) Mars’ına kare açı almaktadır. İki konumdaki Mars da verimli değildir, Hatta Dink’in Oğlak’ta bulunan Marsı öfkeli ve kimi zaman soğukken ya da iradesini zorlarken TC Mars’ı Terazi’de huzursuz ve hoşnutsuzdur. Genele hitap etmeyenden, ticari kazanç sağlamayan fikirlerden hoşlanmaz. Terazi Burcu Mars’ın doğasıyla uyumsuzdur.
Dink’in Yengeç’te aşırı pozitif yüklenmiş Jüpiter’i TC’nin 1. evinden 4. evindeki (kare) Merkür’e duygusal ve abartılı yöntemlerle -Uranüs’ün de etkisiyle- özellikle sözsel ve yazısal anlamda ani baskılar yapmaktadır. Kendini ifade yöntemi yoğun olsa da kendi varlığını(köklerini) 1. evde yer alan Jüpiter/Uranüs kavuşumuyla TC’nin sınırları/varlığı/toprakları içerisinde görür. Duygusal yoğunluğu, geleneklerine bağlılığı, aitliği (Yengeç) TC’nin yaşam evini karelemektedir. Bu da ülkenin kalbinin tam ortasında karışıklığa neden olacaktır. Oysa iki haritanın da kalbi aynı yerde aynı amaçlar uğruna atmaktadır…
Dink’in öldürülmesi kitleleri nasıl tetiklemiştir?
İçler acısı trajedi yaşandığı gün Oğlak burcunda Yeni Ay gerçekleşmiştir. Ne yazık ki bu defa, Yeni Ay TC için olumlu bir süreci öngörmüyordu . 8. Ev, Oğlak’ın son derecelerinde oluşan Yeni Ay, TC’nin kalbinin ritmini bozmuştur. Yaşamını tehdit etmiş, bütünlüğünü bölmüştür. Sansasyonel bir açılım yaratacaktır çünkü Ay, mundane Astrolojide halktır, ülkenin vatandaşıdır.
Tepe noktasında bulunan Balık ve MC ye yakın orbla kavuşan Uranüs (zınlıkları/farklılıkları temsil etmektedir. Yine transit Jüpiter (Yay) Uranüs’ü kareleyerek kitleleri, özellikle azınlık kitleleri harekete geçirmiştir. Jüpiter Yay’dayken inanç ve felsefe duygusu da pekişir. Uranüs her zaman haklı olan ama anlaşılmayan bir tarafı gösterir. Uranüs doğruyu bilir biz onun bildiklerini zaman içinde kabullenir doğruluğunu kanıtlarız. Uranüs’ün en büyük sorunu, doğru olarak bildiklerini pratiğe yansıtamamasıdır. Burası soğuk, savaşçı, milliyetçi, sinsi bir dünyadır. Satürn dünyasıdır. Uranüs ise Kovanın kutsal, barışçılığını, insan sevgisini temsil eder. Uranüs’ün projeleri asla Satürn dünyasına uymaz. Satürn dünyası var olduğu sürece, Uranüs’ün teknoloji temelli, yaşam hakkına saygılı kuramı maalesef uygulanamayacaktır.
Bu bilinç seviyesinde bir değişime hazır olmamız, yüzyıllar, binyıllar sürecektir. Milyarlarca insan ölecek, öldürülecek ve buna mazeret her seferinde bulunacaktır. Uranüs, Satürn dünyasına uyum sağlayamadığı, ya da entegre edilemediği sürece biz halk olarak (Ay) tüm süreçleri tüm şiddetiyle yaşamak zorunda kalacağız. Hele de bizim Türkiye Cumhuriyeti adı altında, kalbimiz bu denli hassas ve kırılganken ve her şey buna bağlıyken, Satürn’ün at gözlüğü takan, engellenmiş, kara cahil, aşırı milliyetçi, kalpleri taştan insanları bizi daha çoook bölecek, çoook üzecek. Bir gün Satürn’ün soğuk, samimiyetsiz, yargılayan topraklarındaki insanlar olmamak adına kırılan kalpleri, açılan yaraları iyileştirmek zorundayız…
Kristin Demirci
30 Ocak 2007
İstanbul
Biyografi – Kaynak:http://www.biyografi.info/kisi/hrant-dink
© 2007 – 2010, AstroFaculta. Tüm hakkı saklıdır. Yazıların va tabloların isim ya da kaynak belirtmeden kullanımı yasaktır. Aksi halde davrananlar için yasal işlem uygulanacaktır.
Bu çok etkileyici bir çalışma olmuş tebrik ederim
haritaya emeği geçen herkeze çok teşekkürler gerçekten çok önemli bir konuya değinilmiş ve öğretici olmuş…….. saygılar.
Bu çalışma inanılmaz derecede etkileyici. Tebrik ederim..
gercekten helal olsun tebrikler
Çok etkilendim analizinizden..
Astrolojik harita analizi yapıyor musunuz. Sizinle temas kurmam mümkün olur mu?
Elçin
Teşekkür ederim, Elçin Hanım danışmanlık sektesinden bilgi sahibi olabilirsiniz
Sevgilerimle
eline saglik,cok basarili tespitler var, emek gerektiren bir iş,tebrik ederim