
Satürn gezegeni, zodyaktaki döngüsünü yaklaşık olarak 30 yılda tamamlayan, her burçta yine yaklaşık olarak 2,5 sene transit halinde olan, kişisel gezegenlerin aksine yavaş sayılabilecek bir gezegendir. Oğlak yöneticisi olarak, dünyevi konuları temsil etmektedir. Ve burç değiştirdiği zamanlar dünyanın ritmi üzerinde çok belirgin titreşimler yaratmaktadır.
Satürn şu anda Aslan Burcunda retro hareketine devam etmektedir. 2003′ten itibaren Yengeç’teki hareketine, 2005 Temmuz’unda Aslan’da ilerlemeye başlayarak son vermiştir. Saturn 6 Aralıkta 2006′da başladığı retro hareketine 19 Nisan 2007 tarihinde son verecektir.
Yengeç ve Aslan burçları, yöneticilerinin Ay ve Güneş olması nedeniyle burçlar kuşağındaki temel enerjileri oluşturmaktadırlar. kadın ve erkek, gündüz ve gece, eril ve dişi, anne ve baba vs. gibi. Son bir kaç senedir ise zamanın efendisi, insanları hazırlıksız yakalayıp başlarına çeşit çeşit belalar açan acımasız öğretmen Satürn bizleri dünyevi ve kişisel olarak sınadığı bir döneme imzasını atmaktadır.
Karma’nın ve zamanın Lordu olarak anılan Satürn klasik astrolojide Yengeç ve Aslan burçlarında zararlı sayılmaktadır. Oysa bu kanı fazlasıyla tartışmaya açıktır. Yengeç Oğlak burcunun karşıt noktasında yer aldığı için bu kanı doğrudur, kaldı ki tarihsel deneyimlerimiz bunu fazlasıyla onaylayacak veriye sahiptir. Ama Aslan urcu, belki de zodyakta Satürn’e direnç gösterebilen tek enerjidir. Buradaki durum zarar değildir. daha çok bir mücadele halidir.Aslan bizim kalbimiz, yaşama sevincimiz, hayata bağlılığımız gibi konuları temsil ederken Satürn’ün buz gibi dokunuşuna ve yıkma isteğine karşı koyacaktır. Güneş de erildir Satürn gibi. Ve Satürn’ün Aslan Burcu’nda ilerlemeye başlamasıyla bir iktidar savaşı ortaya çıkacaktır. Bu yüzden Satürn’ün Aslan geçişlerinde politik konuların, politik kimliklerin gündeme gelmesi ve sarsılması, hatta kritik konumlardaki iktidarla alakalı kimselerin öldürülmesi şaşırtıcı değildir.
Satürn Aslan’da yapının temelini, yani iskelet sistemini yıkmaya programlansa da, genelde yıkım değil ama büyük sarsıntılara neden olacaktır. Bu otoritesi, hayatımızın Aslan kısmını uyandırmak, bilinçlendirmek ve hayatına sahip çıkmasını sağlamaktır. Ülkeler bazında ise, skandallar bu süreçte kaçınılmaz olacaktır.
Satürn’ün Aslan’daki en hasar verici süreci retro olduğu zamanlara denk gelir. Retro Satürn içine kapanıktır ve göz önünde olmayan, ya da farketmediğimiz noktaları tetikleyerek hareket eder. Karanlıkta ilerler ve karanlıktaki enerjileri harekete geçirir. Retro Satürn Akrepsi özellikler taşır bu zamanlarda ise Mars’tan yardım almaya ihtiyaç duyar. Son günlerde bu kadersel birlikteliğin sonuçlarını almakta ve sıkıntısını yaşamaktayız. Ama Satürn asıl doğasını bu platformu hazırladıktan sonra, yani retro sona erdikten sonra ortaya koyacak şüphesiz ki.
Kişisel haritalarda Satürn hayatımızın Aslan kısmını sorgulayacak, engeller çıkaracak genel bir mutsuzluk hali verecektir. Lüksü, rahat yaşamı seven çoğunlukla şanslı, sabırsız Aslanları azla yetinmeye ikna etmeye çalışacaktır. Haritası da bunu onaylıyorsa kişi için Satürn baba figürü, patron, otorite kimlikleri altında da Aslan’ın egosunu zorlayacaktır. Satürn Aslan’da ayrıca kalp hastalıklarını, kemikle ilgili rahatsızlıkları da ortaya çıkaracaktır. Ani olmasada süreç içinde bir gelişimi öngören bir aksilikler silsilesi yaratacaktır. Genelde erkekler ve çocuklar üzerinde etkisi hissedilir.
Tarihteki Satürn Yengeç/Aslan Geçişleri

Satürn Uranüs keşfedilene kadar insanlar için bir sınır niteliğindeydi. Kişisel gezegenlerlerin sonuncusu olarak bizi kozmoza, aklımızın alamayacağı geniş bir evrene bağlıyordu. Satürn her zaman kişisel değişimimizin bir son noktası niteliğinde yer aldı. Dünyevi olarak onun kalıpları ve kuralları içerisinde Uranüsten bi haber ya da onu reddetmeyi etrcih ettiğimiz hayatlar sürüyorduk ki bu hala geçerlidir. İnsanlık hele ki toplumlar kolay ve kısa sürelerde değişmez. Uranüs’ü, Chiron’u, Pluto’nun varlığı bilinsede hala bir çok insan için Satürn bir sınır çizgisidir. Ta ki doğru zaman gelene ve biz ilerlemeye karar verene kadar. Ama o zamana kadar Satürn’ün dünyamıza ve insanlığa öngördüğü değişimlere, kendi yöntemleriyle katlanacağız.
Satürn Aslan da mücadele eder, iktidarı elde etmekte zorlanık dedik. Evet ama peki ya Yengeçte? Durum tahmin edemeyeceğiniz kadar uç noktaları işaret etmektedir Yengeç sözkonusu olduğunda.
Yengeç Ay yönetiminde, Ay hareketinin hızıyla alakalı olarak oldukça değişken, duygusal, en çok da kendini güvende hissetmek isteyen bir burçtur. Çoğunuzun da bildiği gibi Yengeç, anneyi, dişiyi, doğurganlığı, aileyi, bağlılığı vs gibi konuları temsil etmektedir. Satürn Yengeç’te Yengeçin tüm yaşam alanlarını, tüm mutluluğunu tehtit eder ve yıkım kaçınılmazdır.
Tarihteki 2 dünya savaşı da bu döneme isabet etmiştir. 1. Dünya savaşı Satürn’ün Yengeç Burcuna girmesiyle başlar ve (1914-1918) Aslana geçişiyle son bulur. Yine 2. dünya savaşı Boğa’da başlattığı dönemini Aslan’a geçişiyle sonlandırır (1939 – 1945). Savaşın son 3 senesi gerçekten korkunçtur 50 milyona yakın insan ölmüştür. Ama Adolf Hitler, Satürn’ün iktidarını son derece hasta ve milliyetçi yaklaşımlarıyla azınlıkları yoketmek adına kullanmış olsa da, kendi ölümü de Yengeç Satürn’ünün natalinde Oğlak Ay’ına exact karşıtında gerçekleşir.
Yine 1946 yılında Satürn’ün Yengeç’ten çıkıp Aslan’a doğru hareket ettiği sıralarda Yunanistan’da iç savaş çıktı. Yunanistan yükseleni Yengeçtir. Ve yine Aslan’da yönetime karşı bir hareket iç savaşla
sonuçlanmıştır. 1948 yılında Satürn hala Aslandayken, Hindistan’ın bağımsızlığını sağlayan pasif direnişçi Mahatma Gandhi radikal bir milliyetçi tarafından öldürüldü (30 Ocak 1948). Öldürüldüğü anda retro Satürn 10. evindeki Aslan Ay’ının tam tamına aynı derecesinde bulunmaktaydı. İlginç olan bir diğer nokta ise Gandhi’nin Ay’ının Hindistan’ın Güneş’iyle sadece 1 derecelik orbla kavuşumudur! Hindistan Aslan burcudur, Satürn’ünü de Aslan’da yer almaktadır 
Aslanda Satürn daha önce değindiğim gibi iktidar değişimi, üst devlet adamları ve konumları söz konusu olduğunda acımasız davranacaktır. Yengeç’te yıkım gerçekleşir, Aslan’da yönetimsel dengeler karmaşasından sonra, alınan kararlar ve yargılarla hangi yönde varlığını sürdüreceğine karar verir.
Satürn’ün Yengeç’in güvenliğini yıkıp yerine yoğun duygu, korku ve panik getirdiğine çok yakın bir geçmişte de tanık olduk. Bu kaotik ve kadersel yoldaşlık, Irak’ı vurmuştur. 11 Eylül’de ikiz kulelere yapılan saldırı – ki terör Pluto’nun konusudur – sonucunda Amerika Irak’a savaş açmıştır. Irak’ın güneşi Yengeç burcundadır ve yükselen üzerinde yer almaktadır. Satürn’ün Aslandaki hareketiyle ise Saddam Hüseyin yakalanmış, iktidar yıkılmış, yeni yönetim arayışlarına girilmiştir. Irak’ın can kaybı çok büyüktür.
(Irak’ın kuruluş haritası)
Satürn Neptün Karşıtlığı
Aslan’daki Satürn Kova’daki Neptün’e 2006 Temmuz’unda başlayan ve 2007 Haziran’ında sonlanacak süreç içersinde bir kaç kez tam bir karşıt açı durumuna girecektir. İlk tam karşıtlık 31 Ağustos 2006′da (13 derece 53 dakika Aslan-Kova arasında) gerçekleşmiştir. 2. tam karşıtlık durumu 28 Şubat 2007 tarihinde 20 derece 15 dakika ile Satürn geri hareketin de gerçekleşecektir. Sonuncu ve bence en önemli karşıtlık ise 25 Haziran 2007 tarihindedir. Açı tam olarak 21 derece 47 dakikada Aslan/Kova’da Neptün retro hareketteyken oluşacaktır.
Bu karşıtlık tarihte önemli olaylara neden olmuştur. Satürn gerçeklik, Neptün ise hayal/fantazi dünyasını temsil eder. Maddi dünya ve hayalgücü, korku ve inanç gibi tasvirler bu 2 zıtlığı örnektir. Satürn bir bilim adamı ya da otoriteyse, Neptün bunun aksine yaratıcı ve mistik bir sanatçıdır. Bu karşıtlıkta iki taraf da birbirlerinin en olumsuz yönlerini abartılı şekilde ortaya koyabilmektedir. Satürn alışılageldik sistemdir, kurallar ve kalıplar zinciridir. Neptün’ün istekleri ve amaçları evrensel ve yaratıcıdır. Satürn’ün dünyasına uyumsuzdur, Satürn ise Neptün’ü baskılamak, kısıtlamak ya da engellemek isteyecektir. İki taraf da bunu tüm olumsuz enerjilerini ortaya koyarak yapacaklardır. Satürn/Neptün karşıtları 36 sene de bir oluşur. Bu süreçler dünyevi ve toplumsal etkiler olarak oldukça belirgin niteliktedir.
Buna örnek olarak 1917′deki karşıtlık gösterilebilir. Bu karşıtlıkla başlayan süreç Rus devrimini başlatmış, komunizm yükselişi ve çöküşüne eşlik etmiştir. 1936-1938 arasındaki Neptün/Satürn’ün Balık/Başak yörüngelerindeki karşıtlığı Stalin’in yönetimindeki Sovyet hükümetine damgasını vurmuştur. Fikirler/ideolojiler (Neptün), devletin yerleşik kural ve yapılarına karşı çıkar. Düzenin yani yerleşik otorite (Satürn) karşısında bir kaos(Neptün) oluşur. Halka yansıdığı şekliyle sağlık sorunları, yağ ve petrol konuları, kirlilik, atıklar gibi konular gündemi oluşturmuştur.
Bu karşıtlık korku ve inanç arasında bir savaştır. Bu iki gezegenin temelde hiç bir ortak noktası bulunmamaktır. Limitlere karşılık inanç ve umut doludur Neptün.
Genel olarak Satürn’ün zararlı süreçlerini tarihi bazda inceledik. 2007 Eylül ayından itibaren Satürn Başak sürecine geçecektir. Bu konuya ve Satürn’ün zodyaktaki diğer burçlardaki etkilerine ve tarihsel olaylara ilerleyen zamanlarda değineceğim.
Kristin Demirci/İstanbul
© 2007 – 2009, AstroFaculta. Tüm hakkı saklıdır. Yazıların va tabloların isim ya da kaynak belirtmeden kullanımı yasaktır. Aksi halde davrananlar için yasal işlem uygulanacaktır.
Döktürmüşsünüz Kristin Hanım
)) Hakkaten astroloji fakültesi gibi olmuş. Dizaynlar da süpper. Yapanların yazanların eline sağlık!
çok önemli noktalara deginilmiş
bilgi edinmek isteyenler bu gibi yazıları okusalar çok şeyler elde edeceklerini düşünüyorum
elinize saglık