
“Gökyüzünde neyse yeryüzünde de odur” deriz hep. Gerçekten de öyledir. Merkür geri giderken anılarımı hatırlamama neden oldu bu defa. Nereden, nerelere ne şekillerde geldiğimi düşündüm. Aslına bakarsanız Astroloji tüm kötü zamanlara rağmen beni bir türlü bırakmamıştır. Ben kaçmaya çalıştıkça, elime, koluma, vicdanıma sarılır sanki. Dünyanın tüm adalarını teker teker keşfetmek isteyen biriyim. Ada ada dolaşırken kimi zaman, halimden hoşnutken, kendime üzüm bağlarını nereye ekmem gerektiğini sorarken ya da gül bahçeleri arasında dolaşıp, lavanta dolu yastıkların üzerinde uyurken bir şeyler olur hep ve ben yıldızların ışığını yeniden takip etmeye başlarım. Artık inandığım bir şey var ki, dünyanın bütün adaları benim buluşacağım ve tanışacağım insanların kalpleri olmalı.
Benim çocukluğumun yazları Suriye’ye sınır olan kentte, Antakya’da geçmiştir. Kimileriniz belki de maimira da o yere dair anılarımı okudunuz. Orada bez torbamın içine topladığım ateş böcekleri vardı. Bütün haşeratla böylesine haşır neşirken en sevdiklerim hep ateş böcekleri olmuştur. Ateş böceğine Yıldız Böceği dendiğini ise daha sonradan öğrendim. Yıldız böceği gece karanlıkta bir yanar bir söner. Bizim soğuk ışık dediğimiz, henüz nasıl oluştuğunu keşfedemediğimiz bir ışıkları vardır. Sadece erkekleri uçabilir. Dişilerin böyle bir yeteneği yoktur. Sanki dişiler yıldız, erkekleri ise gezegendir.
Hafızama kazınan unutulmaz bir anım vardır. Bir gece portakal bahçelerinin arasında ateş böcekleri toplarken, örümcek ağına takılı kalmış, çaresizce çırpınan bir yıldız böceğine rastlamıştım. 7 yaşındaydım ve duruma çok kızmıştım. Gökyüzüne takılı kalmış sönmeyi bekleyen bu yıldızı izleyen örümcek ise sabırla bekliyordu. Bu durum karşısında ağlamıştım. Küçük yıldız böceğini ağlardan kurtararak avucuma almıştım. Kötü kalpli örümceğin ağları darmadağın olmuştu. Artık her şey yolundaydı.
Yüzlerce ateş böceğini yükseklerden serbest bırakırken gökyüzündeki yıldızları yeryüzüne savururdum sanki. Bu zamanların üzerinden yıllar geçti. Yine en çok hayran olduğum gökyüzü beni kendi içine çekti. Aynı payda da bir araya geldiğim insanlarla çok özel dostluklarımız oldu. Beraber yıldızları izledik ve onları hayatımızın dönüm noktalarını işaretleyen ışıklar olarak geride bıraktık.
Astroloji yapanlar için zaman ve deneyim çok önemlidir. Sırlara muktedir olabilmek için fazlasıyla denenir ruhlarımız. Çelişkiler ve amaçlar uğruna sömürülen bir dünya vardır ki biz bunu Satürn ile ifade ederiz. Satürn tüm sınırları ve maddeyi ifade eder. Zamanın bekçisidir. Ruhumuzun maddede bedenlenmesi Satürn’dür. Bedenlerimiz ve dünya içinde bir nevi tutsağız aslında. Özgür olan zihnimiz ve ruhumuzu unuttuğumuz çok zamanlar vardır. Madde acı doludur. Çünkü maddeye sonuna kadar tutunabileceğimizi sanırken, yanılırız. Madde için çalışan, maddeye hizmet eden, herkes bir gün yanılır. Çünkü Satürn kimseye özel ilgi yapmayacaktır. Çünkü doğan her şey ölmeye mahkumdur.
Böylesine tutsak ve böylesine özgürken, yine de her şey gelir ve geçer. Ne Napolyon ne de Hitler buna karşı koyabilir. Benim için Satürn size bahsettiğim yıldız böceğinin takıldığı ağdır. Zamandan kaçışımız yoktur elbet ama bu yaşamın bir ağdan ibaret olduğunu göstermez.
Düşünsenize, o ateş böceğini ağlardan kurtarana kadar o ölümünü kabullenmiş sessiz sessiz yanıp sönüyordu. Ama yanıp söndüğüne göre belli ki umudunu kaybetmemişti. Biz de aynı bu yıldız böcekleri gibiyiz işte. Işığımızın niteliği henüz keşfedilmemiş olsa da varlığı inkar edilemiyor. Tek yaptığımız geceleri parıldamak, yıldızların ritminde dans etmek iken, kalbinizin enginlerinde çaresizliğe yer vermemeniz gerekiyor. Yarınlar her zaman örümcek ağlarının darmadağın olabilme ihtimalini taşıyor. Ayrıca biriniz bile eksik olsaydı, gökyüzü aynı gökyüzü olmazdı artık.
Siz çok değerlisiniz. Çaresizken bile. Siz, her biriniz, en çaresizken bile, birinin hayatını değiştirebiliyorsunuz. Kendi kıymetini bilmek, ancak bir yıldız olduğunu kabul etmektir…
Sevgiyle
© 2009 – 2010, AstroFaculta. Tüm hakkı saklıdır. Yazıların va tabloların isim ya da kaynak belirtmeden kullanımı yasaktır. Aksi halde davrananlar için yasal işlem uygulanacaktır.
Kış bahara uzanır
Kalbin acıları azalır
Asla çok çabuk değil
Yine de herşey değişir
Bu hangi yıldızın türküsüdür… Sanırım Chiron
Şiirsel yeteneklerini Astrolojiye de uygulayabilmeni ayakta alkışlıyorum Medosh. Beni gecenin bu vakti kahkahaya boğduğun için tşk ederim, böceğim benim
Senin bana hitap edeceğin varmış işte, tüm mesele bu. Seni seviyorum…
gozlerim doldu okurken …
zaten oylesine dolu bi zamanimdayim ,
hangi yildiza tutunsam kayiverecek sanki
ancak bir yildiz oldugumu kabul edince
ordan oraya dolanmak ,dönüp durmak bile teselli…
saglikla kal..
Hayata geldiğimiz yer ile hayatta gelmek istediğimiz yer arasında geçermiş insan ömrü.Sizi kutluyorum geldiğiniz yerden dolayı
Ne kadar güzel bir betimleme, teşekkürler. Ben de sizi farkındalığınızdan dolayı tebrik ediyorum Sevgili Filiz.
iyi hissetmek için yazdıklarını okumak yeterli bence.herkesi bilmem ama benim yolumu aydınlatan bir yıldızsın.seni tanımayı ne çok isterdim.sevgiyle kal kristin