Jüpiter Satürn Kavuşumu – Tanrıların Randevusu

AF-Iphig-Sacrifice

Mitosa göre Jüpiter yani Tanrıların tanrısı Zeus ve zamanın efendisi Zeus’un babası Satürn her 20 yılda bir, bir araya gelirler. Henüz Satürn ötesi gezegenler keşfedilmemişken, bu bilgi öylesine önemliydi ki, kavuşum doğru etkiler altında gerçekleştiğinde, bir kralın ya da bir peygamberin doğacağına inanılırdı. Keza sulandırılmış modern astroloji zırvalarının ötesinde, klasikçiler bu birleşmeye hala büyük önem vermektedir.


İki büyük ve zıt gücün herhangi bir Zodyak derecesinde bir araya gelmesi asla es geçilmemesi gereken bir gökyüzü hareketidir. Çünkü söz konusu kavuşum derecesi bir tutulma ya da transit tarafından tetiklendiğinde mundane olaylardaki tahminler daha net ve geniş açılımlar sunacaktır.


Jüpiter Satürn kavuşumunun en genel anlamı sosyal reform olarak açıklanabilir. Her 20 senede bir meydana gelen kavuşum yeni bir döngünün bitimine, bir diğerinin başlangıcına işaret etmektedir. Toplumsal bakış açıları, politika ve yaşam tarzları buna göre değişim gösterir.


Kavuşum gerçekleştikten sonraki ilk 10 sene Jüpiter ve Satürn arasındaki açı artarak öncelikle kare, sonra karşıt görünüm oluşturur. Bu evreye “büyüyen, genişleyen” evre diyebiliriz. Etki şiddetli ve net olarak kendini gösterir. Sonraki 10 sene içinde yükselen enerji dağılmaya ve çözülmeye başlar. Kavuşumla başlayan süreç dönemi isimlendirir. Kare açı altında etkiler tüm gücüyle meydana çıkar, karşıt döneminde ise kavuşum konusu pik yapar ve hemen ardından çözülmeye başlar. Çözülme evresinde yani ikinci 10 yıllık evre de, örneğin toplum kendini daha fazla analiz etmeye ve sorgulamaya fırsat bulur. Ardından ise yeni bir bakış açısı aramaya başlar. Bu arayış ise bir diğer kavuşum noktasına kadar devam eder.


Jüpiter Satürn kavuşumunun ulusları, politikaları ve dünyevi olayları tetiklediği net olarak gözlemlenmiştir. Bu kavuşma, karşı konulmaz “değişimi” öngörmektedir. Değişimin hangi yöne doğru olacağı ya da hangi konuları kapsayarak oluşacağı ise kavuşum derece ve yerleşimine bakarak yorumlanır.


Kavuşum yaklaşık olarak her 200 yılda bir element değiştirmektedir. Element değiştirmeden hemen önce farklı bir element de beliren kavuşum, sonrasında eski elementine geçerek, bir sonraki evreye başlayacaktır.


Örnek olarak;
Jüpiter Satürn kavuşumu 1802 yılında ateş elementindeki 180 – 200 yıllık sürecini tamamlamış ve toprak evresine ilk olarak Başak Burcu’ndaki kavuşumuyla başlamıştır.
1821’de Koç’ta yani ateş elementinde bir kavuşma,
1842, 1861, 1881, 1901, 1921, 1940, 1961 yıllarında ise toprak elementinde rutin kavuşumlar gerçekleşmiştir.
1980-81 sürecinde  hava elementinde beliren birliktelik, 2000 yılında toprak elementindeki son kavuşumunu meydana getirmiştir. Hala bu sürecin içerisindeyiz.


2020 yılından itibaren yaklaşık olarak 200 sene boyunca hava elementinde gerçekleşecek Jüpiter Satürn kavuşmalarına tanık olacağız.


Jüpiter ve Satürn kavuşumlarının ateş elementinde belirmesi ise her 800 sene de bir gerçekleşir. Buna “büyük mutasyon” adı verilmektedir.


M.Ö 25 – 6 yılları arası
769 – 848 yılları arası
1603 – 1663 yılları
arasında büyük mutasyon gerçekleşmiştir (Tarihler de bir element geriye gidiş hareketi hesaba katılmıştır).


Bir sonraki Büyük Mutasyon ise 2398 tarihinde başlayacaktır.


Gördüğünüz gibi ateş elementi oldukça sembolik ve ironik olarak karşımıza çıkmaktadır. 800 senelik bu evreler inançların, medeniyetlerin, toplumların kökten değiştiği zamanlara işaret eder. Ateşten yeniden doğmak gibi, tüm bilinen, uygulanan alışkanlıklar yıkılır ve yenisi inşa edilir.


Genel olarak toprak elementindeki kavuşum ekonomik, parasal dengelerle ilgilidir. Sömürü, fethetmek ve maddeye sahip olmak gibi konular ön plandadır. İnsanlar stabiliteye eğilim gösterirler.


En son Jüpiter Satürn kavuşumu 2000 Mayıs ayında Boğa Burcunun 22 derecesinde gerçekleşmiştir. Jüpiter Boğa’da maddi anlamda bir arayış ve genişleme özlemi duyar. Zevkine düşkün bir tüketici portresi çizer. Daha rahat yaşamak ve konforla alakalıdır. Jüpiter Boğa’da bahsi geçen konularla ilgili materyalist bir bakış açısı yakalar.


Boğa’daki Satürn ise sahip olduklarını kaybetmekten korkar. Kendini bu anlamda güvenceye almak ister. Bu tavır bencilce bir hayatta kalma güdüsü oluşturabilmektedir. Oldukça gerçekçi ve somut davranmayı sever. Zenginliğin ölçüsü sahip olduklarıdır.


Kavuşum enerjisinin yatkınlığını anlamak için ise Boğa’nın 22 derecesindeki, Satürn karakterinde Zaurak sabit yıldızına bakmamız gerekir. Bu yıldız ölüm ve kaybetme korkusuyla yakından bağlantılıdır! (Sabit yıldızlarla ilgili açıklamaları haritayı bütün olarak analiz edemediğiniz taktirde kişisel uygulamamanız gerekir.)


Sonuçta 2000 yılında Jüpiter ve Satürn’ün Boğa’daki bu etkili kavuşumu, oluşan değişim enerjisini materyalist bir sahip olma güdüsü ve buna istinaden kaybetmekten korkan tavrımızla ilişkilendirir. Korkular ise zaaflarımızdan ibarettir. Politik yaklaşım her zaman ki gibi zaaflarımız üzerinden “sahneye çıkacaktır.” Ticaret artış göstermiştir. İnsanların kazanç hırsı ve kaybetme korkusu bankalara yaramıştır. Hayatınızı sözde sigortalayan bu tavır Jüpiter Satürn (Boğa’da) kavuşumuna özgüdür.


Su elementinde oluşan kavuşum evreleri dinle ilgili yapılanma göstermektedir. Dinler kurumlaşmaya başlar. Hava elementi ise daha çok düşünsel bir platformda inancı serbest bırakır. Filozofların dönemidir!


2000 yılından beri bireysel olarak paraya olan tutkumuz son derece artış gösterdi. Bu tüketim ve sürekli sahip olmaya duyulan hırs ve istek durumu, 2006’da yani Jüpiter Satürn karesi oluştuğu zaman “zararlarını” teker teker ortaya koymaya başlayarak son derece yıkıcı bir ekonomik krizin meydana gelmesine sebep olmuştur. Dengelerin ne şekilde alt üst olduğunu hepimiz biliyoruz.


2010 Mayıs ayında gerçekleşecek karşıtlık ise sansasyonlarla dolu bir “isyan” hali olabilir. Büyük paralar kaybedilir, bankalar kapanır, toplumun elit ve çalışan kesimleri arasındaki uçurum kontrol edilemeyecek seviyelere gelebilir. Pik yapacak süreç bu zamandır.


Sonrasındaki 10 yıllık evrede bir sonraki, yani Kova’daki kavuşuma hazırlanan, paranın kölesi olmaktan vazgeçmeye gönüllü bir toplumun girişimlerine şahit olacağız.


Bu açılımlar bize, değişimin görünen kıstaslarının aksine, görünmeyen saklı süreçlerde çok önceden başladığını göstermektedir. 2020 yılında Kova burcundaki görünüm bize paranın yerini teknoloji ve toplumsal yeniden yapılanmanın alacağını göstermektedir. Kavuşum derecesinin özelliğine baktığımızda elektrikle yakından bağlantılı olduğunu da görürüz. Alternatif enerjilerin toplum tarafından benimsenerek uygulanması için öncelikle bizi sömüren sistemlerden kurtulmamız gerekiyor. Bunun için de en az bir 10 seneye daha ihtiyacımız var diyebiliyoruz.


Bir diğer yandan 1345 yılında gerçekleşen Kova’daki kavuşum “kara ölüm” denilen vebayı tetiklemiştir! 1901 yılında Oğlak burcundaki etkili kavuşum ise 1. Dünya savaşı sürecini  kapsamaktadır.


Daha önce bahsettiğim Büyük Mutasyon (800 senelik döngüler) kimilerine göre peygamberlerin doğumuyla alakalıdır. (Özellikle Jüpiter ve Satürn aynı burçta 3 kez tam kavuşum gerçekleştiriyorsa).


Jüpiter ve Satürn’ün evrensel etkileriyle ilgilenenler, tarih bazında araştırmalar yapabilir. Çok şaşırtıcı sonuçlar elde edilecektir. Örneğin İsa’nın doğumunu öngören üç bilge adamın takip ettiği Bethlehem yıldızının yine bahsi geçen kavuşum olduğu söylenmektedir.


Kavuşumun dünyevi etkilerine değindikten sonra kişisel haritalarında bu kavuşuma sahip kimselerin, toplumun bakış açısından, oldukça etkili insanlar olduklarını söylemeliyim. Nostradamus ( Sat, Jüpiter kavuşumu Yengeç’te), İsaac Newton (Balık’ta), John Lennon (Boğa’da), Blaise Pascal (Aslan’da), Victor Hugo (Başak’ta) gibi örnekler çağlara imzasını atmıştır ve hiçbir şey bir daha eskisi gibi olmamıştır. Atatürk’ün doğum günü ve zamanı kesin değilse de, 1881 yılında gerçekleşen Jüpiter Satürn kavuşumunun potansiyel doğum süresini öngörebileceğini düşünüyorum. Elbette bu sadece bir varsayım.


Zeus ve Kronos birlikteliği keşif ve kaşiflerle de yakından alakalıdır. Kimi tatsız olayları tetikleyebilseler de, en başta hareketi sağlamak ve idame ettirmek gerekliliğini uygularlar. Evrenin bilgi dağarcığına yeni nitelikler katar ve keşfetmemizi beklerler. Yöntemler ve izlenen yollar yıldızların sayısı kadar çok ve birbirinden bir o kadar da farklıdır. Tüm paradoksların sonunda ise tek bir “gerçek” vardır ki tüm ışıklar ve ışıktan olanlar aynı amacı güder, aynı amaca hizmet eder.

“Denge daimi olanın rotasıdır…”

Kristin Demirci

© 2009 – 2010, AstroFaculta. Tüm hakkı saklıdır. Yazıların va tabloların isim ya da kaynak belirtmeden kullanımı yasaktır. Aksi halde davrananlar için yasal işlem uygulanacaktır.

  1. Satürn Terazi Burcunda – Ekim 2009/2012 Dönemi
  2. 2010′a Genel Bakış – Başlıca Transitler
  3. 2009 – Jüpiter Neptün Kavuşumu – Paylaşılamayan İktidar
  4. Evrimin Değişmeyen Teması :: Korku ::
  5. Çağın Vebası ::Virüsler::Bitmeyen Savaş


8 Yorum “Jüpiter Satürn Kavuşumu – Tanrıların Randevusu”

  1. rozi diyor ki:

    …”Keza sulandırılmış modern astroloji zırvalarının ötesinde, klasikçiler bu birleşmeye hala büyük önem vermektedir.”

    bu cumleyi cok sevdim:)

  2. rozi diyor ki:

    evet buyuk birleşimler 22 boğada iz bırakmış olmalı.
    2000den sonra piyasalar da o kadar çok toparlanamadı zaten! çok güzel bir bakış açısı olmuş gerçekten de eline sağlık. yılın yazısı diyorum…

  3. AstroFaculta diyor ki:

    Çok teşekkür ederim rozicim:)

  4. funda diyor ki:

    Harika bir yazı olmuş Kristin, tebrik ederim.
    Astrolojiye yaptığın katkılar için teşekkürler.

  5. murat diyor ki:

    sayın kristin
    öncelikle böyle önemli bir konuyu böyle tatlı ve sade bir dil ile yazdığınız için çok teşekürler yanlız
    terazi kavuşumu hakkında çok ufak bir bilgi yada kaynak rica edebilirmiyim
    saygılarımla

  6. Elif diyor ki:

    Merhabalar..

    Uzun zamandan beri bahsettiğiniz konu ile ilgileniyorum..özellikle jupiter-saturn kavuşumu akrep burcunda gerçekleşir ise etkileri neler olur.Elimde çok az sınırl kaynak olduğu için sizden bilgileirnizi rica edeceğim.

    Zaman ayırdığını için teşekkür ederim..Başarılı çalışmalarınızın devamını dilerim.

  7. Kristin Demirci diyor ki:

    Merhaba

    Jüpiter Satürn kavuşumu akrepte, bir deccal mi yoksa sahte peygamber mi arıyorsunuz? : ) Tabii bu işin esprisi. Konu hakkında yazar mıyım bilmiyorum, arada sayfama bakmanızda fayda var. Yine de bu başlık altında oldukça bilgilendirici olduğumu düşünüyorum. Akrep kavuşumun olduğu dönemleri inceleyerek, ilgilendiğiniz konuları yorumlayabilirsiniz. Şu anda daha çok bir sonraki Kova kavuşumuyla ilgileniyorum.

    Faydalı olabildiysem ne mutlu bana, teşekkür ederim.

  8. Kristin Demirci diyor ki:

    Merhaba Murat

    1980-81 senelerinden bahsediyorsunuz sanırım. Terazi kavuşumunu başka bir başlık altında yorumlamak gibi bir fikrim var, ilginize ben teşekkür ederim.

Yorum yap