
Eski zamanlarda, insanlar henüz geceleri etrafı aydınlatabilecek elektriğe sahip değilken, gökyüzünde sürekli şekil değiştiren “Gizemli Işığın” yani Ay’ın önemi çok büyüktü. Zifiri karanlıkları çekilir hale getiren Ay, uyumaya çalışan çocuklar için bir anne gibi koruyucu, gezginler içinse yollarına ışık tutan bir arkadaştı. Ay’ın hatıraları bir çoğumuzun çocukluk yıllarında da yer etmiştir. “Ay’daki adam”, “Ayın gülümseyen yüzü” gibi tabirler hepimize bir şekilde tanıdıktır.
Eski Mısır’da Ay Min ya da Toth isimli erkek tanrıya atfedilmişse de, birçok kültürde Güneş’in ışığını yansıttığı için “pasif, dişi” olarak betimlenir. Mitolojide Artemis, İsis, Diana ve Selene gibi isimler Ay Tanrıçaları olarak karşımıza çıkmaktadır.
Ay’ın hareketleri ruhsal durumumuzu ve duygularımızı direkt olarak etkilemektedir. Örneğin her ay, üç karanlık geceden sonra beliren yeni ay umudun, sevincin ve yeni başlayan bir sürecin sembolüdür. Bunun yanı sıra Ay’ın karanlık yüzü olarak betimlenen üç karanlık gece, gizemler ve sırlarla doludur. Antik çağın büyücüleri ayın bu zamanlarını kara büyü için kullanırlarmış.
Özellikle kadınlar Ay’ın hareketlerine daha duyarlıdır. Adet dönemi, değişken doğaları ve doğurganlık Ay ile özdeşleşir. Eril olan Güneş’ten aldığı ışığı yansıtan, geceyi güne döndüren taşıyıcıdır Ay. Yeni Ay denilen süreç bir döngünün başlangıcına, dolunay ise sonucuna işaret eder. Başlangıçlar umut taşısa da, bitişler gergin ve belirsizdir. Bu nedenle tarihte dolunay ve kader bağlantısı sıklıkla dramatik şekilde işlene gelmiştir. Yeni Ay’ın olumsuzluğu ise tutulmalarda kendini gösterir.
Ay bizim içgüdülerimizle bağlantılıdır. Yaşamı taşıyan ve idame ettiren en yalın “kaynak” halimizdir. Bilincin aksine, iç-bilinçtir yani bilinçaltı. Gece ortaya çıkan etkisiyle, hayallerimiz ve rüyalarımızla ilgilidir. Ay’ın Astrolojik niteliği nemli ve serindir. Ay Tanrıçası Artemis avcıların tanrıçası olarak, genç kadınları koruyan ve doğumla ilgili güçleriyle de tanınırdı. Geceleri bilinçaltına inerek hayallerini avlamayan var mı? Bakire ve aziz kavramları yine Ay’a atfedilmektedir.
Hint Astrolojisinde Ay’a Güneş’ten çok daha fazla kıymet verilmektedir. Ay’ın en parlak hali (dolunay) iyicil, karanlık hali kötücüldür. Dünyaya en yakın gezegen olması itibariyle, etkileri oldukça isabetli olarak saptanabilmektedir.
Ay hakkında hepimiz en azından Yengeç’in yönetici gezegeni olduğunu biliyoruz. Bu nedenle Yengeç yine doğurgan ve dişi özellikleriyle bilinir. Ay’ın suyla ilintili Balıksı bir yanı da vardır. Yine mitoloji bize bunun nasıl bir ilişki olabileceği hakkında ipuçları vermektedir;
Ay Tanrıçası Artemis (Selene), Jüpiter (Zeus) ve Hera ‘nın (Juno) kızı, Apollo’nun (Güneş Tanrısı) ikizidir. Jüpiter Balık burcunun gece yöneticisidir. Burada Ay Balık bağlantısı, şefkat, fedakârlık, beklenmedik şans, bilinmezlik, hayaller ve kimi sert etkilerde, “yanılsamalar” olarak ortaya çıkar. 12. Eviniz su grubuysa, Ay burada sezgiler konusunda son derece etkili olabilmektedir. Yine Ay’ın su Burcu olan Akrep’teki etkileri bize Hera’yı tasvir etmektedir. İntikamcı, kimi zaman kıskanç, stratejilerinde sabırlı ve başarılıdır. Aynı zamanda sahiplenici ve iddialıdır. Ama bu davranışları mitosa göre kocası Zeus’a olan sevgisi ve bağlılığından kaynaklanır. Akrep Ay kişiye seçme şansı sunar, duygularını kontrol edebilirse olumlu yönlenebilir.
Ay’ın en yabancı ve rahat edemediği konum ise Oğlak’tır. Zeus’un babası, yani Artemis’in büyük babası Kronos (Satürn) tarafından yönetilen Oğlak Burcu, Ay’ın doğasını kendi kurallarına uydurmaya çalışır. Ama içgüdüler(Ay) kural tanımaz. Bu nedenle Ay Oğlak kombinasyonu büyük sıkıntılara neden olabilir. Katı ve kuralcı Oğlak, Ay’ın çok yönlü ve değişken karakterini baskılayarak tek bir ideale yönelmesi için ısrar edecektir. Ay’ın isyan etme şansı yoktur. Çünkü bir süre sonra alıştığı kuralların dışına çıkmak kendisini feci halde korkutacaktır!
Duygular kısıtlanır ve ifade edilmekte güçlük yaşanır. Kişi kendi kuralları altında kendini yıpratabilme riski taşır. Bunun yanı sıra eğer kişinin haritasında Yengeç’te Satürn ve Oğlak’ta Ay varsa bu zararlı durum değişir. Karşılıklı ağırlama halleri (mutual reception) çok özel ve etkili anlamlar taşır.
Ay Burcu, bayanların haritalarında tipleriyle ilgili önemli veriler sağlar. Ay kişinin annesini de betimler. Sert açılar altındaki bir Ay, alkolizm gibi bağımlılıklara meyledebilir. Ay’ın karakter olarak Neptün ve Uranüs ile de bağlantısı vardır.
Ateş Burçlarında yani Aslan, Koç ya da Yay’da bulunan Ay kişiyi son derece duygusal ve azimli yapar. Ateş ve Su birleşiminden yüksek tansiyonlu istekler ortaya çıkar. Öyle ki; kişi olaylar ve durumlar karşısında, tüm riskleri alarak sonuna kadar gitmek isteyecektir. Yine de abartılı duyguların temelinde son derece derin bir şefkat ve anlayış bulunmaktadır. Ay ateş burçlarında sahip olma güdüsünü de tetikler. Özellikle Ay Aslan kombinasyonu malefik evlerle kısıtlanmadığı sürece, son derece etkilidir. Ay burcu Aslan olan kişileri altın kalpli olarak tasvir etmeyi severim : )
Başak Ay neredeyse nötrleşebilen bir kimliğe bürünür. Ne çok sıcak, ne çok soğuktur. Harita sahibinin olaylara bakış açısı son derece pratik olacak, kişiyi kimi zaman “duygusuz” gösterecektir. Boğa’da iyi etkiler almış Ay ise kişiyi servet sahibi yapabilecek kadar yücelir. Tek başına birçok olumsuz etkiyi silebilir. Aynı durum Jüpiter Yengeç konumu için de geçerlidir.
Güneş ve Ay bana her zaman kusursuz Aşkı sembolize etmiştir. Astrolojide de Güneş erkek, Ay dişidir. Birleşmeleri yani Yeni Ay süreci öylesine etkili ve güzeldir ki, bu dönemde başlayan işlerin ve ilişkilerin çok olumlu sonuçlanacağı öngörülür.
Sinastri incelemelerde Güneş ve Ay kavuşumları ilişkiye dair en önemli ipuçlarını verebilecek görünümlerdir. Ama ışıkların bulunduğu burçlar, güçlü ve zararlı durumlarıyla değerlendirilmelidir. Sinastri de bir erkeğin Aslan Güneşiyle kavuşumda olan bayanın Ay’ı, son derece büyük bir sevgiyi ve güçlü temellere sahip bir ilişkiyi gösterebilmektedir.
Haritalarda genellikle Ay, evlenilecek ya da ilişki kurulacak karşı cinsin Güneşine işaret etmektedir. Örneğin Ay, Yay burcunda ise, potansiyel partner Yay Burcu olur. Sadece bu bilgilere bağımlı kalmayarak, haritanın tümü incelenip bir sonuca varılmalıdır.
Düşünce her ne kadar Merkür’e atfedilse de, Ay’ın zihinsel ve hafızaya dair etkileri aşikârdır. Yöneticisi olduğu 4. Eve rağmen 3. Evdeki gücü ve etkisi merküriyen özelliklerinden kaynaklanır. Güneş ruhtur, babadır, âşıktır. Ay annedir, bağlı olunan, sevilendir. Güneşten beslenir ve yine Güneş’e ürünler verir.
Mısırlılara göre Ay, insanlar öldükten sonra ruhlarını öteki dünyaya taşıyan bir gemiydi. Bu gemi Güneş’in ışıklarını tekrar görene kadar yol alır, ruhları yeniden doğmaları için ona teslim ederdi.
Birbirini böylesine besleyen bu sonsuz döngünün özünde “aşk” vardır. Güneş ve Aydan feyz almamız gerekirse ki- aşkın bile sorumluluk gerektirdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz! : )
İlginç olan diğer bir gerçek, belki bazılarımız hayatımızın sonunda Güneşimizin bulunduğu burcu gerçekleştireceğimizi duymuştur. Burcumuz bizim hayatımızdaki temel amacı ve varılacak “özü” temsil eder. Kendimize doğru yaptığımız yaşam adı verilen bu seyahat ise rotasını “karşıt burcumuzla” belirler. Örneğin bir Yay Burcu kişisini ele alalım. Bu kişi karşıt burcu olan İkizlerin dersini almalı ve yöntemlerini öğrenmelidir ki, kendini tanıyabilsin. Ya da bir Başak, Balık’ın hassasiyetini, derinliğini öğrenip hayatına katamadığı sürece, asla kendisi için yeterince pratik ve mantıklı bir bakış açısı geliştiremez. Bu sistemi temel alarak haritanızdaki tüm gezegen ve noktalara uygulayabilirsiniz.
Yine her birimizin hayatta alacağı dersler farklı zamanlarda gerçekleşir ve farklı zamanlarda sonuca varılır. Bu zamanları yine doğum anınız bazında Astroloji öngörebilmektedir.
Yaşam “saklı süreçlerle” doludur. Herkes ve her şey değişir. Israrlı olmak ya da değişime karşı durmaktansa, her zaman bize sunulanı kabullenmek ve kötüden bile iyi bir çıkarım yapabilmek seyahatimizi daha kolay ve sorunsuz bir hale getirebilir. Ne de olsa yaşam en temelinde en iyi niyetin üzerine inşa edilmiştir. Her şeyin aynı kalmasını istiyorsanız, bir şeyler mutlaka değişmeye başlayacak demektir!
En dipsiz acılar da en büyük mutluluklar da sonsuza kadar sürmez. Bugün umursamadığınızı, yarın öğrenmek zorunda kalırsınız. Arayış ve korkularımız bizi bilinmeyen limanlarda indirebilir. Her zaman, ne kadar ürkütücü de olsa korkularımızı keşfetmek ve onlarla yüzleşecek kadar cesur olmak bizi bir adım ileriye taşıyacaktır.
Kişisel süreçlerimiz ve hassasiyetlerimiz asla genellenemez. Süreçlerle yüzleşebilmek büyük cesaret gerektirir. Kendi adıma bana başvuran herkesi en başta cesaretinden ve özgüveninden dolayı tebrik etmek istiyorum.
Bu güzel yaz gününde ise dileğim birbirine kalpten bağlı olan herkesin birbirinin kıymetini bilmesi, kötü söz söylememesi. Değişim herkes için farklı zamanlarda olsa da, buna kimsenin isyan etmemesini dilerim. Sonuçta yüzlerce liman, yüzlerce şehir keşfederek devam etsek de, bir gün aynı yerlerden tekrar geçmek zorunda kalacağız…
Sevgilerimle
© 2009 – 2010, AstroFaculta. Tüm hakkı saklıdır. Yazıların va tabloların isim ya da kaynak belirtmeden kullanımı yasaktır. Aksi halde davrananlar için yasal işlem uygulanacaktır.
Bu yazınızı çok beğendim.Elinize ve yüreğinize sağlık…