
Kozmostan dünyevi olana, dünyevi olandan bireysele ve sonunda düşünceye bağlanan ve yine salt düşünceden tekrar ortaya çıkan/var olan bir sistemin içindeyiz. Yaşamın her seviyesinde, aklın sınırsız yaratıcılığı karşısında büyüleniyor, sonu gelmez bir merakla gizemleri çözmeye çalışıyoruz. Sordukça, öğreniyor, aradıkça buluyoruz. Yine de bildiklerimiz, bilmediklerimizin yanında, ucu bucağı olmayan bir sahildeki, kum tanesinden daha fazla değil.
En temel seviyede, tin ve – ve ya – akıl, Astrolojide Ay ile açıklanır. Ay ışığını aldığı Güneş’in aynasıdır. Anne, rahim, gebe kalabilen şekilsiz potansiyeldir. Güneş maddeye yatkın, şekillendiren eril enerjidir. Spermdir, tercihtir, tinin öz halini aldığı kimliktir. Ego, baba ve besleyendir. Merkür, embriyonun henüz cinsiyetinin belli olmadığı haliyle, çocuktur. Venüs ve Mars dişi ve erkek doğasını verecek, yaratılan canlının yazgısını, hangi yöntem ve araçlarla şekillendireceğini gösterecektir. Venüs yetenek, Mars bu yeteneği hayata geçirme şekli yahut yöntemidir. Mars’a kadar çocuk doğmuştur. Kız ya da erkektir.
Bir sonraki aşama olan Jüpiter, bu çocuğu bilgiye, deneyime, öğrenmeye, gelişmeye ve büyümeye bağlar. Jüpiter her burçta 1 sene geçirerek, Zodyak döngüsünü 12 yılda tamamlamaktadır. Çocuk 1 yaşındayken Jüpiter’le tanışır.
Satürn ise her burçta ortalama 2,5 sene kalarak, Zodyak’ı 29-30 senede geçer. Çocuk ilk olarak 2,5 yaşında tanıştığı Satürn’le artık yaşam amacına bağlıdır. Bu amacı gerçekleştirebilmek adına öncelikle yürümelidir. Sonrasında, konuşmayı, kendi kendine yemek yiyebilmeyi öğrenecek, kimi disiplinleri ve ahlak kurallarını benimseyecektir. Her 2,5 senede, öğrenilmesi gereken yeni ve zorlu bir başka ders vardır. Satürn Jüpiter gibi güler yüzlü bir öğretmen de değildir.
Çocuk hayatının kimi aşamalarında sınava tabii tutulacaktır. Ortalama 7( Satürn – Satürn karesi), 14 (Satürn – Satürn karşıtlığı), 21(tekrar kare), 28 – 30 (Satürn – Satürn kavuşum, return) yaşları bu sınavlar gerçekleşir. Birey 30 yaşında bütün dersleri almış, olgunlaşmıştır. 30 yaşına kadar meslek seçer, rutinleri anlar, topluma hizmet eder ve hayatta kalma yasalarını benimser.
Bahsettiğim bu süreç tamamen kişisel seviyeleri betimlemektedir. Jüpiter ve Satürn geçişleri hayatımızın evlilik, meslek, eğitim, doğum vs önemli olaylarını işaretlediği gibi, kimliğimizi vasıflarla donatan, amacımıza yönlendiren gezegenlerdir. Satürn seviyeleri 30’dan sonra tekrar başlar ve eğer kişi derslerini öğrenmişse, sınavlar başarılı geçecektir.
Jüpiter fırsatlar getirir. Onun her coşkun haline aldanarak gezer, tozar, eğlenir ve fırsatları değerlendirmezseniz, şansınız tükenecektir. Ayrıca hayatta tek bir şans yoktur. 60 yaşına kadar ortalama 4 ya da 5 büyük fırsat karşınıza çıkabilir!
Satürn, dünyanın sınırlarını çizer ve muhafaza eder. Ötesindeki etkileri ilk elden alır ve iyi ya da kötü olduğu gibi yansıtır. Yine de Jüpiter en kötü senaryoların bize ulaşmaması için elinden geleni yapmaya çalışacaktır, kimi zaman ise direkt etkiye maruz kaldığında, abartıp, yanıltabilir. Kendi başına yıkıma neden olabilecektir. Peki bu durumda, dünyanın kaç şansı vardır?
Şiron ortalama 50, Uranüs 84, Neptün 165 ve Plüton 248 senede Zodyak’ı geçerek, başladıkları noktaya dönerler. Bu transitlerin önemi kişisel seviyelerden daha çok, dünyevi anlamda kendini gösterecektir. Yıkım, yeniden yapılanma, dönüşüm, değişim gibi etkilerin tümü yeryüzünü, medeniyetleri, toplumsal bilinci şekillendirecektir. Yine ekonomi ve bağıntılı olduğu temel kaynaklar ve yönetimler de bundan nasibini alır.
Satürn’den sonraki gezegenlerin madde ötesi özellikleri de vardır. Dünyayı yok eden ya da dünyayı yeniden var eden güçlere sahiptirler. Kişisel etkileri, özellikle köşe evlerde, ASC, MC, DSC ve IC noktalarına kavuşum yaptığında ortaya çıkar Yahut haritanızdaki iç gezegenlere yaptıkları kavuşum, kare vs. gibi açıların orb dahilinde yakınlığı, son derece anlamlı olabilmektedir.
2010 yılına genel olarak baktığımızda, Satürn ve ötesi gezegen geçişlerinin vurgulu olduğunu görürüz:
(2010 Gökyüzü Seyri tablosundan takip edebilirsiniz)
Nisan
Plüton Oğlak’ın 5 derecesinden, Satürn ise Terazi’den Başak burcuna gerileyecek.Satürn Uranüs karşıtlığı, ilk olarak 4 Kasım 2008’de aktive olmuştur. Daha sonra 5 Şubat ve 15 Eylül 2009’da bu açı tam orb içinde oluştu. 2010 Nisan 27 ve son olarak Temmuz 26 tarihlerinde tam karşıt açı oluşacaktır.
Mayıs
23 Mayıs Jüpiter Satürn karşıtlığı gerçekleşecek –ki bu konuya daha önce ayrıntılı şekilde değinmiştim -Mayıs sonunda, Uranüs Koç Burcuna geçecek sonra retro hareketine başlayacak, aynı dönem Satürn ileri hareket edecektir.
Haziran – Temmuz – Ağustos
Jüpiter Balık Burcunu geçip Koç’u ziyaret ettikten hemen sonra Uranüs ile kavuşacaktır.
Temmuz’da her iki gezegen de geri gitmeye başlayacak. Aynı ayda Tam güneş tutulması ve Satürn Uranüs karşıtlığının son buluşması gerçekleşecektir. Satürn tekrar Terazi Burcuna ilerleyecek, Jüpiter Plüton’u kareleyecektir. Son olarak Ağustos ayında oluşacak Satürn Plüton karesi en başlıca transitler olarak sıralanabilir.
Jüpiter, Satürn ve Uranüs’ün (Bahar ekinoksunu temsilen başlangıcı)Tropik Koç Burcuna yakınlığı/karşıtlığı, mundane olarak yine önem taşımaktadır.
Aslında hiçbir değişim ansızın gerçekleşmez. Bizi geri planda büyük değişimlere hazırlayan belli süreçler yaşanmaktadır. 2010’da bu geçiş evrelerinden birini temsil etmektedir.
En nihayetinde her yeni yıl, yeni umutlar taşımaktadır. Heyecanla beklediğimiz milenyumun üstünden 10 yıl geçmiş bile! Böyle düşününce “neler neler geçmez ki” demiyor mu insan… Balıktan yani toplumun genelinden, Koç’a yani bireysel düşünce ve eyleme doğru ilerleyen yeni çağ, Satürn’ün gerçeklik algısı da dahil olmak üzere, kişisel sorumluluklarımızın, tercihlerimizin ne denli önemli olduğunun altını çizecektir. Unutulmaması gerekir ki; yıkıma ya da yeniden yapılanmaya neden olan, salt düşüncedir. Akıl iyi niyetle beslendiğinde, dünya hiçbir ihtiyacın açlığını hissetmeyecektir.
Umut, sevgi ve inanç her şeyin üzerinde olsun, sağlıklı ve verimli bir sene geçirmenizi dilerim.
© 2010, AstroFaculta. Tüm hakkı saklıdır. Yazıların va tabloların isim ya da kaynak belirtmeden kullanımı yasaktır. Aksi halde davrananlar için yasal işlem uygulanacaktır.
Tekrar eline sağlık Kristin, Yeni Yıl sana neşe, sağlık ve başarı getirsin dilerim, sevgiler,
Funda
Mersi Fundacım, senin de gönlüne göre olsun dilerim:)
Eline sağlık Kristin,
Hızlıca okudum, bol vakitte sindirerek yine okuyacağım. Bu arada anlamadığım bir durum var; Jüpiter Balık’ta normalden az mı kalacak? Bir burçta ortalama bir yıl civarı kaldığını biliyorduk.Balık’ta hzılı hareket etmesi bu burçta rahat ettiğini ve beklenenin üstünde çalışacağını mı gösterir. Sevgiler.
Selam Hatice
Gezegenlerin belli yörüngeleri vardır ve yörüngeleri dahilinde döngülerini belli zaman aralıklarında tamamlar/tekrarlarlar. Satürn ve Jüpiter eski çağlardan beri “büyük zamanlayıcılar” olarak bilinmektedir.
Birbirinin ritimlerinden etkilenen yörüngeleri belli rutinleri anlamamıza olanak sağlamıştır.
Örneğin Jüpiter Satürn ile aynı burçta yaklaşık olarak her 20 yılda bir kavuşum yapar. Balık Burcunun 4. derecesinde kavuştuklarını varsayalım, ortalama 20 yıl sonraki kavuşum Su burcunda (Akrep ya da Yengeç) 123 derecelik farkla gerçekleşecektir. Yani sonraki kavuşum 23 derece Akrepte olabilir.
Ortalama her 60 yılda bir yani 3 kavuşumdan sonra yaklaşık 9 derecelik bir fark daha oluşur. Yine ortalama 800 yıl sonra ilk kavuştukları derecenin sonraki derecesinde kavuşum gerçekleşecektir. Demek oluyor ki 360 derecenin her birinde bu birlikteliğin oluşması için yaklaşık, 800X360 sene gerekecektir.
Bilgisayar programlarıyla gökyüzü haritalarını kolayca çıkartabiliyoruz. Eski zamanlarda bu mümkün olmadığı için, Jüpiter ve Satürn Temel zamanlayıcılar olarak iş görüyordu.
Neticede Jüpiter yörüngesini ve her sene 120 gün de retro hareket yaptığı mantığını hesaba katarsak bu durum Balık Burcuna özgü değildir. İleri/geri hareketinin bir diğer burcu aktive etmesi en son 60 sene önce 1950 – 1938 ve 1926 civarında ardı ardına 3 kez gerçekleşmiştir. 2022, 2036 yıllarında da benzer olacaktır.
Son olarak Jüpiter Balık Burcunun gece yöneticisidir (yardımcı yönetici) ve gece haritalarında 2010 daha verimli geçecektir. Yine de Balıkta her şekilde şansını, bolluğunu kolayca dağıtacak konuma sahiptir. Enerjisi engelsiz bir akıştadır. Bu konu hakkında ayrıca yazacağım.
Balık burcunun bulunduğu evin konuları hakkında güzel gelişmeler yaşayabilirsin. Tabi haritanın geneli de hesaba katılmalıdır.
Sevgiler
Nasıl üşenmeden anlatmışsın,bu kadar yorduğum için biraz üzüldüm doğrusu.Bir iki cümleyle açıklanabileceğini düşünmüştüm.
Senin gibi bir astrologun yanında benim tespitte bulunmam doğru değil ama Kristin, sende(Yengeçe Terazi olduğunu biliyorum ama) belirgin bir Başak tarafın da var mı acaba? Detaylandırıyor ve etraflıca anlatıyorsun.
Benim ay burcum Başak ve detayları anlatmayınca eksik yada yanlış anlatıyormuşum gibi gelir:)
Sevgiler, teşekkürler.
haha harika bir tespit
o Ay’dan bende de var evet : )
Böyle güzel sorular geldikçe, açıklamak hiç yorucu değil, ne de olsa herkesin bir şekilde faydalanacağı bir birikim oluşuyor,
ben teşekkür ederim
sevgilerimle
merhaba,yazılarınızı sürekli takip ediyorum.Herşey için teşekkürler.2012 yılının göksel açılarını anlamlarını yorumlayabilir misiniz?Yod açısı tam olarak nasıl açıklanabilir?Yod àçısının üstesinden nasıl geliriz..Sevgiler,teşekkürler..
Ellerinize sağlık,
Ne kadar yalın bir dille herkesin anlayacağı şekilde anlatmışsınız
)
Satürn 4. ev ve Plüton 7. ev transitini yaşayan Güneş Aslan, Yükselen Yengeç, Ay Başak, Güney ay düğümü 2.ev de olan birisi olarak sormak istediğim : Mars’ın Aslanda gerilemeye başladığı ilk hafta işimi kaybettim gerçi bunun Satürn transitiyle de ilgisi var sanıyorum. Ayrıca güney ay düğümünden dolayı kariyerimle ilgili sıkıntılarım hayatımın her döneminde oldu. 8.eve başkalarının kaynağına yöneleyim ortaklaşa işler yapayım dedim ama onda da neye elimi atsam kurudu Bu arada benim güneşim ve venüsüm de 2. evde. Mars düzgün hareketine başladı ama bende hala iş anlamında hiçbir gelişme olmadı. Olumlu gelişmeleri ne zaman bekleyebilirim. Acaip bunalmış durumdayım, bu gezegenler sağlı sollu kroşelerini feci şekilde indirmekte
( Astrolojiyle ne kadar ilgilenirsek ilgilenelim, önlemimizi alalım desek de bazı şeylerin önüne ne yazıkki geçilemiyor
((
maalesef
Sevgiler
Selam Özden
Açılara değinmeyi düşünüyorum, siteye arada güncellemeler var mı diye gözatabilirsiniz şimdilik
Çok şeyler yazmak istiyorum, zamanla diyelim…
Sevgiler