Bu yazıyı yazmama özelime gönderdiğiniz kimi samimi, aynı zamanda Astroloji hakkında meraklı e-postalarınızın vesile olduğunu belirtmek istiyorum. Öncelikle ilgili ve sevgi dolu yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Sayfamda asla kırıcı, gereksiz tartışmalara yer vermemek gibi bir dileğim vardı, nitekim bu konuda bana saygı ve nezaketinizle her zaman destek oldunuz.
Bundan 4 sene önce bu sayfayı açtığımda, içim ilhamla doluydu. Bunu kendimi tanıttığım yazıma yansıttım. Aynı duygu ve süreçleri paylaşan yüzlerce insandan e-posta aldım. Yazımda da değindiğim üzere, bir Astrolog arkadaşımın vesile olduğu bir astro-ders gurubumuz vardı. En başlarda 40 belki 50 kişiydik. Ama sanıyorum ki ücretsiz bir girişim olması nedeniyle insanlar çok ilgi göstermediler, herkesin ilgisi dağınıktı. Sonra baktık gurubumuzda bir kaç kişi kalmışız. Netice de bu girişim sanki benim farkında olmam içinmişçesine, geriye bir tek beni bıraktı. Bu da bir gerçek.
Biliyorum ki Astrolojiyi seviyor ve çokça merak ediyorsunuz. Belki bazılarınız hiç bir fikri olmadığı halde bu serüvene dâhil olmak istiyor. Size Astroloji öğretip öğretemeyeceğimi soruyorsunuz;
Astroloji öğrenmek hakkında; kimilerine yardımcı olacak- naçizane tavsiyeler de bulunmam gerekirse, bunun tamamen kişisel çabayla ilgili olduğudur. Astrolojinin öğretilebilecek değil, kazanılabilecek olduğuna inanıyorum. Bu nedenle ders vermiyorum. Yine de bu durum bildiğiniz üzere, paylaşmama engel teşkil etmiyor.
Astroloji çağımızın istatiksel yöntemlerine rağmen, hala bilim sıfatını alamamıştır. Bunun birçok nedeni olabilir. Örneğin yapılacak çok fazla angarya iş olması (program geliştirmek, veri birikimi, deneyci astrologlara olan ihtiyaç vs.). Astrologların hem astrolojiyi geliştirmeye çalışıp hem de bunu meslek olarak uygulaması günümüz şartlarında gerçekten zor. Astrolog nitelikli ve bilgili olsa dahi, araştırmalara çok zaman ayıramayabilmektedir. Çoğumuzun da yakından takip ettiği araştırmalar da zaten dünyaca ünlü isimlerin etüt guruplarının ürünleri olmaktan öteye gidemez.
Kullanabilecek eğitimli kafalardan yoksunuz. Bu da yetmiyor, Türkiye’deyiz, genel bilincin de popüler astroloji mantığına sahip olduğunu hatta fütursuzca astrologlara falcı denildiğini biliyoruz.
Sonuçta bu şartlar altında neler yapabiliyoruz? Sadece elimizden geleni. Bana kalırsa, elinden geleni yapabilmek sunduğun bilginin de sorumluluğunu alabilmektir. Bu aşama, doğru filtre uygulayabilecek, etik değerlerine sahip çıkan, deneyim sahibi astrologları betimleyecektir.
Astroloji, doğayı ve ona dair bütün ilimleri kapsayan/açıklayan sembolizmiyle, sınırsızdır. Kapsamakla da yetinmez, öngörebilir. Astrolojiyle ilgili sözgelimi Klasik bilgiler ve işleyiş kuralları öğretilebilirdir. Sonrasında ise hayat boyu öğrenciliğe devam edecek kişi, bu yolda bağımsız bir kazanım sağlamak zorunda kalacaktır.
Okumak, araştırmak, denemek ama en çok da üzerine düşünmek gereklidir. Türkçe Astroloji yayınları maalesef çok kısıtlı. Bilgiler, kendini sürekli tekrarlayan şekillerde ortaya çıkıyor. Bunun dışında Astrolojiye yıllarını vermiş, en tanıdık isim olan Sayın Kirkoglu klasik bilgileri topladığı eserini sunmuştur. Çabası takdire değerdir. Yine de gönül isterdi ki, tetrabiblos dilimize çevrilmiş olsun, tarotla vs ile sulandırılmış eserler dışında, bir Lilly horary kitabimiz olsun. Böylelikle temel kaynak sağlanmış olur, insanların geneli bu kaynaktan yola çıkarak Astrolojiyi sorgulayabilirdi. Ama bu yoklukta, Göklerin Bilgeliği Türkçe ilk ve tek Klasik Dönem Astrolojisi kitabıdır.
Astrologlar ise yabancı dil bilmek şartı ile amazon sitesinin sürekli takipçileri olarak, belirli kaynaklara her daim ulaşabiliyorlar. Bunlar nedir, The Rullership kitabı, Book of world horoscopes, Brady’s fixed stars, Zoller’in Arap noktaları, Robert hand’in planets in transits ve diğer eserleri vs. gibi kaynak teşkil eden eserler dışında, örneğin astrolojide suç ya da başka konularda yazılmış araştırmalar da temin edilebiliyor.
Ülkemizdeki yayınlara bakarsak, çoğu “Astrology for dummies” kıvamında. Hele ki çeviri bir eserse! Öyle çevirilere şahit oldum ki, okumaya gayret etsem de, tek kelimesini anlayamadığım kitaplar var.
Klasik astrolojiye dair Göklerin bilgeliğini gösterebiliyoruz. Sideral tercihini kullanmadan önceki Yücel Sügen kitaplarını da özgün bulduğumu söylemeliyim. Bunlar dışında, astrolojiye yeni başlayanlar için İlhan yayınlarının Forest serisi ve diğerleri, astro- psikoloji mantığını benimseyebilmek adına uygun olabilmektedir. Sue Thompson’ın Astrolojide açılar kitabı ise, hem gerçekten son derece başarılı bir çeviriye sahip hem de açılar bilgisini deneyimle sentezleyip sunmuş bir eserdir. Peter Marshall’ın Dünya Astrolojisi adlı kitabını da mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Kendisine özellikle hayranım, anlatımlarını çok beğeneceğinize şüphem yok. Genel anlamda Astrolojinin tarihsel gelişimi ve uygulaması konusunda, bilgi sahibi olabilirsiniz.
Astrolojiye başladınız ve bütün Astroloji kaynaklarını okudunuz diyelim. Hiç bir anlamı olmayacaktır! Harita karşınızda parçalar halinde durur. Peki, bütünlüğü sağlayan nedir?
Ben kimim, potansiyellerim nelerdir? Sorusuyla başlayan süreç, bu aşamada durağanlaşır. Venüs sevgiyi sembolize eder, bilirsiniz ama neden sorusunu daha önce sormamışsınızdır. Semboller ancak yaşamınıza dâhil olabildiğinde, asıl anlamlarını size yansıtacaktır.
Doğa, mitoloji, tarih, felsefe sembollerin geldikleri yerlerdir. Bu yerlere gitmeniz, izlemeniz, düşünmeniz, sorgulamanız gerekmektedir. Yıldızların gözüyle kendine bakabilmek, ayrıca sessizlik ve kısa dönemli tecritler gerektirecektir.
Astrolojinin bazı teknik kısımları başlangıçta çok zor görünür ama aslında öyle değildir. Sadece çoğu kişi açıklamayı tercih etmeyecektir hepsi bu. Öngörü yapabilmek sadece teknikle kısıtlı kalmıyor, bu da bir gerçek. Bütün teknikleri bilseniz dahi yorum yapamayabilirsiniz. Bu noktada Astroloji bir sanattır diyoruz. Sanat için gereken yaratıcılık ise sezgiyle ilgilidir, buna bağlı yetenek ise herkeste var mıdır, emin değiliz!
Bu aşamada bir Astrolog mu olmak istiyorsunuz yoksa önünüzdeki evreleri bilmek ve kendinizi kendi egonuzdan bağımsız tanımak mı istiyorsunuz, karar vermeniz gerekiyor. Astrolog dahi kendi hakkında yeterince objektif olamayabilecektir. Her hangi birinden danışmanlık almadan önce kendinize şu soruyu yöneltmelisiniz? “Ben Astroloji öğrenmek mi istiyorum, yoksa ondan faydalanabilmek mi?”
Bir Astologa danışmadan önce, söz konusu kişiyi bir heykeltıraş olarak düşünün. Ürünlerini inceleyin. Heykeltıraş olmak istiyorsanız, size vereceği teknik bilgiler hoşunuza gidecektir. Ama sadece eserlerini satın almak, odanızı güzelleştirmek, farklı bir tarzı benimsemek isterseniz, heykeltıraşın yeteneği sizi cezp edecek, ilham verecektir. Eserler imitasyon ya da özgün olabilir. Her şey gibi, her şey kadar.
Bu durumda benzersiz doğum anınızı hatırlamanız gerekiyor olabilir mi?
Kristin Demirci
© 2010, AstroFaculta. Tüm hakkı saklıdır. Yazıların va tabloların isim ya da kaynak belirtmeden kullanımı yasaktır. Aksi halde davrananlar için yasal işlem uygulanacaktır.
sitenizi ilgi ile takip ediyorum . başarılarınızın devamını diliyorum.
Sevgili Kristin,
Verdiğiniz bilgiler ve paylaşımınız için çok teşekkürler. Bu arada Heykeltraş benzetmenizi de çok beğendim.
Sevgiyle kalın.
4 yıldır ilhan yayınlarını takip ediyorum.
Ama bu astrolojiyi anlamak için elbette yeterli değil.
Ama belki kendi gelişim sürecimi aydınlatır diye, her gün artan bir ilgiyle, her makaleyi okuyorum. Özellikle sizin yalın ve oldukca kolay anlaşılır paylaşımlarınıza ulaşmış olmaktan çok mutluyum.
sevgiyle kalın.
Bir de Astrolojiyi “fal – hurafe” raflarından indirebilseydik keşke
İlginize ve yorumlarınıza çok teşekkür ederim. Başkalarına faydalı olacağını düşündüğünüz fikirlerinizi paylaşmaktan çekinmemenizi dilerim. Okuduğunuz makaleler, kitaplar vs hakkında görüşlerinizi belirtebilir, yine konularla ilgili sorular yöneltebilirsiniz. Böylece Astroloji keyfimize yine keyif katmış oluruz
İyi çalışmalar
Ayrıca kristin benim astrolojiyle tanışmam 3 yıl önce başıma gelenlerden sonra “neden” sorusuna cevap ararken ve umutsuzca net te oyalandığım bir gün çok tesadüfen şu an bu sitenin sağ üst köşesindeki özgeçmiş yazınla karşılaşmam neticesinde ve senin o yazıda tıpkı benim gibi neden diye sorduğunu okumamla olmuştur. O günden beri benim için sanal bir meleksin sen. Hiç değilse yalnız olmadığımı bilmekte güzeldi ve senden ilhamla bugünlerdeyim. Artık hayatla klasik kontaklar kurmak yerine biraz daha bilerek yaşamak biçok şeyi kabullenmeyi kolay kıldı diyelim. Sen işte bu yüzden benim için çok özel bir insansın. Minnettarlığım bu naçiz cümlelere sığmaz. Teşekkür ederim Kristin. Benim için farkında olmadan yaptıkların için..
Ben teşekkür ederim. Onore ediyorsun. Hepimiz birbirimize sadece vesileyiz, hep inandığım diğer şey ise, gönülden verilen hiç bir emeğin karşılıksız kalmayacağıdır. Elinden geldiği kadar Astrolojiyi anlama çabanı takdir ediyor, zaman ayırmana seviniyor, çalışmalarının devamını diliyorum,
bu arada şu benzetmeni çok beğendim “hayatla klasik kontaktlar kurmak yerine, biraz daha bilerek yaşamak” Astroloji diliyle şöyle diyorsun; Hayat/yaşamla (Güneş – özbenlik, kimlik) klasik/monoton (Satürn) Kontakt/iletişim (Merkür) kurmak yerine biraz daha bilerek (Astroloji bilgisi – Uranüs) yaşamak (Güneş)
Uranüs çağımız Astrolojisini betimlemektedir. Satürn dünyasının ulaşması gereken yer de Uranüs felsefesidir. En çok Uranüs değişimi kabul eder. Sen kendi değişimini kabul ettiğinin bilincine varmışsın. Kendini kriterler içerisine hapsetmek yerine, farklı renklere ve fikirlere şans vermişsin. Buna da Astroloji vesile olmuş, ne kadar güzel!
sevgiler
Çok güzel bir yazı olmuş kaleminize sağlık. En azından bizlerin var olan bilgi kirliliği içerisinde neleri dikkate alıp, nelere boş yere zaman harcamamamız gerektiği konusunda yol gösterdiniz. Araştırıcı yazılarınızı da çok seviyorum. Yakınlarda yeni araştırma yazılarınız gelirse çok mutlu oluruz
Özellikle önümüzdeki dönemin değerlendirme gerektiren önemli gezegen hareketleri ile dolu olduğunu düşünürsek şiddetle ihtiyacımız var. Sevgilerimle.
Merhaba,
Yazınız için teşekkür ediyorum. Astroloji öğrenmeye başlayanlara ne okumalarını önerebileceğinizi tam da yazının giriş kısmında merak etmiştim ve devamında soruma yanıtınız geldi. İyi astrologların bilgi yanında güçlü sezgileriyle “iyi” olduklarını bir süre önce farketmiştim. Bir nevi teyidini aldım.
Kitap isimleri için tekrar teşekkürler.
Selamlar,
Rica ederim, faydalı bulmanıza çok sevindim,
İyi çalışmalar
sevgili kristin astrolojiyle tanışma hikayeni daha öncede okumuştum ama nedense bugün dönüp tekrar okumak için inanılmaz bir dürtü hissettim ve birden okuduklarımda sanki kendimi gördüm.anlattıkların benim yaşadıklarımla çok örtüşüyordu sanki.tek fark benim plütonun 1.evime girme dönemine rastlayıp sağlığımı etkilediği dönem oldu.bende senin gibi günlerce plütoyla ilgili yazılar okudum ve geçmişte yaşadıklarımında farkındalığına vardım.bu arada bir sürü astrolojikitapları aldım.ama dediğin gibi okudukçakafam çok karıştı herşey birbirinegirdi.iş yerinde ne zaman internetin başına otursam arkadaşlarım beni astroloji yüzünden kafayı yemekle suçluyorlar.(bu arada neler kaybettiklerinin farkında değiller astrolojinin nasıl bir derya olduğunu anlamıyorlar ne yazıkki)belkide beni sana çeken şey bu oldu bilmiyorum.astrolojiden yaşayan bir varlık gibi bahsetmen bu olaya nasılfarklı bir pencereden baktığını gösteriyor.bu aralar ay düğümlerine takmış durumdayım.öğrenmem gereken dersler var biliyorum.john spiller’ın bir kitabını aldım.(ruhsal astroloji adı)biliyorum çok şey öğrenicem.ama dediğim gibi okudukça aklım karışıyor.ama bu sitede tanıyacağım diğer arkadaşlarımla fikir alışverişinde bulunarak umarım bu konuda bir gün bir yerlere gelebilirim.sevgiyle…..