Olağandışı Bir adam

İnsan zekası bilimin olduğu kadar Astrolojinin de ilgiyle yaklaştığı bir konudur. Zeka seviyeleri kimi testlerle ölçülebilmektedir. Astroloji ise, yıldızların ışığında üstün zekanın işaretlerini sorgulamaktadır. Kimi Astrologlar bütünden yola çıkarak genel tespitler yaparken, kimileri arap noktaları gibi ayrıntılarla uzunca zaman çalışarak belli çıkarımlar elde etmeye çalışmaktadır.
Örneğin psikoloji şizofreniyi tanımlamaya çalışır, ama genetik mi ya da beynin fizyolojisiyle mi ilgili olduğu hakkında net fikirlere sahip değildir. Aslında birçok psikolojik dediğimiz hastalık net tanımlamalara sahip değildir. Birini deli olarak nitelendirmek, aslında söz konusu kişinin olağandışı diyebileceğimiz davranışlarıyla ilgilidir. Delilik kadar üstün zeka da olağandışı bir durumdur. Olağanın yani standart seviyelerin dışında seyreden her durumu “hastalık” gibi algılarız. Astrolojiye göre ise üstün zeka ve çılgınlık arasındaki o ince çizgi, ürün verebilecek durumda olmak ya da olmamakla ilgilidir. Zeka testleri de ancak bu fark gözetildiğinde işlevli olabilmektedir.
David Helfgott Sergey Rahmaninov’u en iyi yorumlayan piyanist olarak tanınmakla kalmaz, 1996 yapımı Oscar ödülüne layık görülen “Shine” adlı filme de konu olmuştur. Bir filmle konu olup, milyonlarca insana ilham veren, göksel müziğiyle yüreğimizde derin hayranlık uyandıran bu yıldız, bir dahi midir yoksa bir çılgın mı?
Wikipedia’ya baktığımızda, 19 Mayıs 1947 günü Polonya asıllı Yahudi bir ailenin çocuğu olarak Melbourne, Avustralya da dünyaya gelmiştir diyor ve ardından ekliyor “yetenekli bir piyanist olmakla birlikte, şizofreni rahatsızlığıyla da tanınmaktadır”.
Olağandışı seviyeleri Uranüs temsil etmektedir. Neptün’de yaratıcılıkla ilgili olabildiğinden, “olağandışı kabiliyete” işaret edebilmektedir.
Astrolojide zeka/zihinle ilgili olarak ilk akla gelen sembolikler; İkizler ve yöneticisi Merkür, iletişim ve kendini ifade edebilmeyle ilgili olarak 3. Ev, 1. Ev ve Ay’dır. Helfgott’un haritasına baktığımızda yükselenin 10 derece ikizler olduğunu görürüz. ASC yöneticisi Merkür 12. Evde İkizlerin ilk derecesinde bulunur. Yine ASC’ye yerleşmiş Uranüs dikkat çekicidir. Ayrıntılı açılımlarını yapmadan önce şunu netlikle söyleyebiliriz : Harita sahibi başkalarının gözünden (ASC) oldukça farklı (Uranüs)biri olarak nitelenmektedir. Zekasıyla da (Merkür/ikizler) alışılmadık ve kolay anlaşılamayan (12. Ev) biridir.
Rach 3 gibi bir besteyi yorumlamak içinse oldukça hızlı ve maharetli ellere (maharetli zihin!) sahip olması gerekir. Eller de İkizler, Merkür, 3. ev ve Başak semboliklerinin yöneticiliğindedir. 4. evinde Başak bulunur, Merkür’ün babasına işaret etmesi ve uzmanlığının elleriyle bağlantılı olması muhtemelen Helfgott’un yeteneğinin genetik olarak babasından/ baba tarafından geldiğini göstermektedir.
Piyano, piyanistler, ya da genel anlamda müzikal yetenek Venüs, Terazi burcu, Boğa Burcu, Neptün, 5. ev Aslan yerleşimi, 5. evde Ay bulunması ve Bazen de Mars’la ilgilidir. Helfgott’un 11. evinde, Koç’un 28 derecesinde kavuşan Venüs ve Mars’ı görürüz. 11. ev genel anlamda şansla ilgilidir. Yani bu eve düşen gezegen, ilgili konularda kişiye şans verecektir. Kişinin hayallerini ve arzusunu gösterir. Kavuşum derecesinde Mirach sabit yıldızı vardır, sanatı, sezgiyi ve yeteneği vurgular. Aynı zamanda şans noktası da buradadır. Müzikal eğilimi net olarak görünmektedir.
Ancak üstün zeka ya da henüz tanımlanamamış kimi ruhsal hastalıkların beynin fizyolojik yapısı ya da kimyasıyla ilgili olduğunu düşünürsek, açıklayıcı olabilecek semboliklere rastlıyoruz; Aklımıza yine genetik gelecektir. Helfgott’un halası ve babasının halasının da şizofren olduğu kayıtlarda yeralmaktadır. ( 4. ev babasını temsil ediyor dersek, bu evden 3 ev sayarak halasını temsil eden 6. eve geliriz. Babasının halası, 9. evdir. Aynı yöntemi 10. evi babanın semboliği olarak uygularsak, babanın kardeşi, 12. ev olacaktır vs gibi düşünebilirsiniz).
Beyin, Boğa burcu tarafından temsil edilir. Merkür, Ay ve Koç Burcu semboliklerini de incelemek gereklidir. Harita da Güneş gibi Ay da Boğa burcundadır. Satürn’ün Ay’a kare yaptığı göz önüne alındığında “beyinde bölünme/parçalanma” özellikle “duyguların” parçalanması söz konusudur. Duygular ise Helfgott’un yeteneğinin ana temasıdır. Uranüs ise partil 45′lik açıda Ay’la ilişkilidir. Çok yönlü duygu ve fikirler verecek, kişi bağımsızlığına düşkün olacaktır. Satürn Uranüs arasındaki 45′lik açı ise bahsi geçen verilerin ışığında, Helfgott’un Satürn’ün zararına karşı özgürlüğü için direneceğini göstermektedir.
11. evde bulunan Koç Burcu ve yönetici Mars’ın da burada yer alması, kişinin müziğe yansıyan güçlü yeteneğini ve arzusunu gösterecektir. Satürn aynı zamanda Mars ve Venüs’ü de kareler ve müzikal kabiliyetini ortaya çıkarabilmesi, ruhsal durumunun kalitesiyle ilgili olur. Yengeç’in 2. evinde bulunması nedeniyle, para kazanması da zihinsel durumuna bağlı olacaktır.
Hellgot’un 27 derece Boğa burcunda bulunan Güneş’i yaklaşık olarak 3 yaşındayken progress haritasında İkizler Burcunda ilerlemeye başlayacaktır. Babası tarafından(transit Jüpiter’in natal Güneşi ardından Mekür ve Kuzey düğümle kavuşmasıyla) 6 yaşında piyano eğitimi almaya başlamış, 10 yaşında çeşitli ödüllerin sahibi olmuştur.
Yine aynı yıl Satürn Terazi burcunda Neptün’le kavuşmuştur. Bu etkili birliktelik Helfgott’un 4. ve 5. evlerinin arasında gerçekleşmiştir. Satürn Neptün kavuşumu 12. evde bulunan Güneş’ine karşıt açı aldığından, babası tarafından baskı gördüğü, zorlandığı akla gelecektir. Yine de baba baskısı olmasaydı, Helfgott olduğu kişi olmayabilirdi!
Helfgott’un haritasına baktığımızda, 11. (hayaller istekler) ve 12. ( tespit edilmesi zor, saklı olan, bilinçaltı) evlerde gezegenlerin yoğun olduğunu görürüz. Bu durumda karşıt olan 5. (yetenekler, yaşama sevinci) ve 6. (sorumluluklar, iş meslek, görünür sağlık sorunları) evlerde oluşan transitler de hayatında söz sahibi olur. 6 yaşından itibaren 5. ve 6. evlerinde seyreden Satürn, çocukluğunu gerektiği gibi yaşamak yerine, sorumluluklar altında, çok da mutlu geçmeyen bir çocukluğun göstergesidir. Yeteneğinin gelişmesini sağladığı gibi, bilinçaltında derin izler de bırakır (özellikle Satürn Akrep Burcundayken).
Şizofreni genellikle 15-25 yaş arasında ortaya çıkmaktadır. Sebebinin şiddetli baskı ve üzüntü olduğu düşünülmektedir. Genetik etkiler henüz kanıtlanmamıştır. Helfgott 14 yaşına geldiğinde Amerika’da öğrenim görmesi için besteci James Penberthy ve yazar olan Katharine Susannah Prichard, tarafından desteklenir. Babası gitmesine sert bir şekilde karşı çıkar. Söz konusu dönem transit Satürn ve Jüpiter’in 8. evde, Oğlak/Kova burçlarından geçişine denk gelmektedir. Satürn – Satürn karşıtlığı yaşadığı bu evrede, Satürn, natal Venüs/Mars birlikteliğine yani müzikal potansiyeline de kare yaparak ket vuracaktır. Jüpiter Satürn’ün zararlı olduğu Kova’dan geçerken, natal haritasındaki 3. derece Aslan Satürn’üne de karşıt yapacaktır. Babası gitmesine izin vermeyecek olsa da, Helfgott açısından bu süreç köklü bir ruhsal değişim evresidir. Genel olarak sonraki yaklaşık 20 sene boyunca, bu olayın etkileriyle yüzleşmek zorunda kalacaktır. Aynı sene Plüton natal Merkür’e (baba ve olumsuz etkisi) ve Kuzey düğüm (kişiyle ilgili yazgısal durumlar, genel olarak sağlık) kare yapmıştır. Babasıyla arasında aşılması çok güç uçurumlar girmiş olmalı.
18 yaşına geldiğinde, İngiltere Kraliyet Üniversitesi Müzik bölümüne burs kazanır. Satürn 10. evine girmiş, Jüpiter 12. evdeki gezegenleriyle kavuşum yaparak 1. evine geçmiştir. Hatırlarsanız ilk eğitimi 6 yaşında, Jüpiter tam da aynı konumdayken başlamıştı. Londra’da öğrenim gördüğü süre içerisinde zihinsel rahatsızlığının şiddetli olarak nüksettiği söylenmektedir (Uranüs – Uranüs karesi).
1971′de, Jüpiter Neptün’le kavuşarak 7. evini aktive ettiği zaman ilk evliliğini yapar. Elbette bu büyük bir yanılgıdır. Evlendiğinde transit Satürn natal Güneş, Merkür ve Kuzey Düğümüyle (12. ev ) kavuşmaktadır. 1969 yılında Avustralya’ya dönmüş, Londra – Avustralya arasında gidip geldiği enstütülerde 12 yıl sürecek tedavisine başlanmıştır. Evlendikten sonra dul ve 4 çocuklu bir kadına obsesif şekilde bağlandığına dair bilgilere rastladım. Evliliği biter.
1975 senesinde Satürn 8. ev karşısında Yengeç’te zararlı olduğu burçta ilerlerken babasını kaybeder. Aynı sene Transit Plüton 4. evdeki Neptün’le kavuşum yapmaktadır. Yine 4. ev yöneticisi Merkür transit Satürn’ün malefik 45′lik açı etkisindedir.
Astrolog olan 2. eşi ile 1984 senesinde transit Uranüs 7. evine girdiğinde, Jüpiter de hala buradayken evlenir. Uranüs Astrolojiyi ve astrologları da işaret etmektedir. 2. evliliği olduğu için 9. eve bakmamız gerekir. Uranüs 9. evindeki Kova Burcunun da modern gezegen yöneticisidir!
Buraya kadar kendisi, farklılığı ve hayatı hakkında genel bilgilere sahip olduk. Oysa yaratıcılığına ve ününe hiç değinmedik. Aynı olağanüstü yeteneğe sahip herkes tanınacak diye bir şey yoktur. Helfgott bu anlamda şanslı açılara sahiptir. Oldukça güler yüzlü, sempatik herkes tarafından sevilen biridir. Güler yüz denince aklımıza ilk olarak Jüpiter ve Yay burcu gelmektedir. Haritasında, Jüpiter’in tepe noktasına (MC) yaptığı 120′lik açıyı görebilirsiniz. Kendine olan güveni ve sosyalliği yine Jüpiter ile ilgilidir. Toplum (10. ev) onu bu şekilde tanımaktadır. Neptün’ün yükselene 120′lik açısıyla birlikte hayalperest ve hayallerini idealize edebilen bir kimlik söz konusu olacaktır. Aynı zamanda, müziği ve yorumuyla neredeyse “ruhani” bir kişiliktir. Neptün ilham verecektir. Neptün sinemayı da sembolize eder ve Helfgott Shine’a konu olan hayatıyla herkesin yüreğine dokunur. Güneş’in ve Merkür’ün MC’ye 60′lık açısı başarısını desteklemektedir. Bu gezegenler haritasında baba figürüyle de bağlantılıdır.
Kendisine hayran olduğum bu adamın müziğinin ben de uyandırdığı duyguları tarif etmem imkansız. Şubat sonunda İstanbul’da bir kez daha konser vereceği haberini aldığımda sevinçten havalara uçtum desem yeridir. İlk seferinde kaçırmıştım. Üstelik bu sefer Rachmoninov çalacakmış. Biletlerin ilk günden tükenmesi hiç şaşırtıcı olmadı. Aya İrini’de 6 Nisan 2010 günü transit Uranüs tepe noktası ile partil kavuşumdayken ve Venüs, Boğa Ay’ı ile partil kavuşumdayken konser verecek. Unutulmaz olacağını düşünüyor ve sabırsızlanıyorum. Umarım bu muhteşem müzik keyfini kaçırmayacak kişilerden birisiniz!
Sevgilerimle
© 2010, Kristin Demirci. All rights reserved.
.
Ellerinize sağlık, çok güzel bir yorum öreneği verirken, astrolojiye gönül vermiş bizleride aydınlatmış oldunuz.
Değindiğiniz konular ve güzel yorumlarınızdan çok faydalandığımı belirtmeliyim.
Çok teşekkürler
Ellerine sağlık Kristin,
Yine güzel bir yazı, araştırılmış ve emek verilmiş öğretici bir çalışma.
İlgiyle okudum ve yeni bilgiler edindim. Teşekkürler, sevgiler.