Türkiye Amerika olabilir mi?

Anayasa mahkemesinin yapısının değiştirilmesini öngören madde 5 Mayıs’ta kabul edildi.  Satürn Terazi sürecinin anayasayı restore etme girişimi şaşırtıcı olmadı. Her restorasyon ise bir mimara ihtiyaç duyar. Anayasayı değiştirmekle kalmayıp Başkanlık rejiminin sinyallerini veren başbakanımız ve her kafadan ayrı sesin çıktığı, Yunanistan’ın aksine yaşam kalitesine, en ufak değer vermeye asla fırsat bulamamış güzel halkımız yine gündemimizde. TC haritasına açıp bakarken içim burkuldu. Bundan bir kaç sene önce bir kaç Astrolog arkadaşımızla yaptığımız sohbeti anımsadım. “Keşke” derdik, “TC daha doğru bir zamanda kurulsaydı da, harita daha az zarara meyletseydi. Şimdi TC haritasına bakarken şunu düşünüyorum, Cumhuriyetimiz ölüyor mu?

Tayyip Erdoğan’ın Cumhuriyet’le iç içe geçen ideali nedir diye hep merak etmişimdir. İdealler çok önemlidir. Yaşamın amacıdır, ideallerin yükseldiği suların özünde vicdan yok da yerine ego varsa,pek çok kayba ve acıya mal olabilirler. Başkan olmadan önce medyaya mal olmuş görüntüleri asla hafızamızdan çıkmayacak şekilde aklımızda yer etmişken, Astrozoom.com sayfasından edindiğim doğum verilerine göre (saatinin netleştirildiğini sanmıyorum) TC haritasıyla Erdoğan’ın haritasını karşılaştırmak istedim.


Öncelikle Erdoğan iktidar olduğundan beri dikkatimi çeken şey, devlet meselelerinin hep Merkür geri hareketinde “hareketleniyor” oluşudur. Yine içinde bulunduğumuz süreçte yani Merkür geri adım yol alıyor görünürken, Mecliste anayasal reformun mutfağına girildi. Erdoğan’ın haritasına baktığımızda doğum anında Merkür’ün geri gittiğini görüyoruz, yani bu da Transit Merkür’ün her geri hareketinde, söz konusu kişilerin normalden çok daha verimli olacağını göstermektedir. Erdoğan’ın Merkür’ü ve Güneş’i TC’nin 9. evine düşüyor yani dünyevi olayları inceleyen mundane Astrolojide  kanunları, dini, devletin siyasi görüşünü, avukatları, mahkemeleri, yargı organını, anayasa mahkemesini, yargıtayı temsil eden yer. 9. ev Eylemi başlatan tarafla da ilişkilidir. TC’nin 9. evine düşen gezegenleriyle Erdoğan’ın, TC ile bağlantısı güçlü ideallerle bütünleşebilir diyebiliriz.

Natal haritaların geri hareketteki gezegenleri önemlidir. Çünkü ilerletilmiş (progress) haritalarda, geri hareketini bitirerek, tekrar ileri adım atması çok önemli tercihleri ya da olayları işaret edebilmektedir. Erdoğan’ın Merkür’ü de aynen bu şekilde, progresste ileri hareketine başlayarak natal Güneş’inin derecesine vardığında, 1982 senesinde siyasetteki varlık göstermeye başlar 1983 yılında ise Refah partisine katılır. 2003 Mart ayında ilk kez başkan seçildiği tarihte, progres Güneş’i 25 Derece Koç Burcunda, Merkür ise 4 derece Koç’tadır. TC’nin natalinde Koç’un karşıt burcu Terazi’nin 24 derecesinde Merkür ve Satürn bulunur. Erdoğan’ın ideali bu sefer TC’nin hukuk ve askeri sistemine karşı bir tavır alır. Progress Güneş Koç’un tam da 29 derecesindeyken (29 dereceler krizleri ifade eder), 2007 yılında tekrar iktidara gelecektir. Şu anda Progress Güneş’i Boğa Burcu’nun 2. derecesinde bulunuyor. Progress MC ise 2012 yılında Boğa’ya geçerken, idealinin amacını çok daha belirgin bir tavırla gösterecektir. Bu tarihte çok ciddi fikir ayrılıkları ve çatışmalar yaşanacaktır. Gizli gruplar, şiddet olayları, kirli çamaşırlarımız Satürn Akrebin öngörebileceğinin sadece ufacık bir bölümüdür. Aynı zamanda çok şaşırtıcı bir şekilde, Erdoğan’ın natalinde geri harekette olan Akrep Satürn, progress haritada, 2015 yılında itibaren TC’nin Akrep Güneşiyle 5. evde (yaşam evi) tam kavuşum orbuna girecektir. TC’nin kalbi bu tarihlerde durabilir, yaşamı sonlanabilir.

Bu evreden sonra ne tarz bir rejim olacağı, insanlarımızın bunu benimseyip benimseyemeyeceği ise tartışmaya çok açık bir konudur. Neticede dünya üzerinde Sadece ABD’nin uygulayabildiği bir yönetim şeklini benimsemeye çalışıp da, feci şekilde mağdur olan ülkeler göz önündedir. Başbakanımızın son seçimden itibaren Boğa burcu özellikleri sergilemeye başlamıştır (progress Güneş).

Takip edenler hatırlayacaktır. Kapsamlı bir Plüton dosyası hazırlamış, uzak gelecek öngörüleri yapmıştım. Yeri gelmişken Plüton ve 10. ev diktatörleri, Uranüs despotları temsil etmektedir. Plüton Oğlakta diktatörlüğünü her anlamda göstermeye başlamıştır ve Uranüs Koç Burcuna geçecektir, yani dünya çapında despot liderler için uygun uzun soluklu bir dönemi öngörebiliyoruz. Koç Burcu TC haritasında parlamentoyu temsil eden 11. evde yer alır. Uranüs bu evine tam da 2015 yılında girecektir. Ne olur ne biter konusunda umut ve inanç faktörünü kullanmak istiyorum ve şöyle diyorum;

İçinde bulunduğumuz sınırların içinde yaşanmış yüzlerce iç parçalayıcı hikayeye rağmen, insanımız güçlüdür ama en önemlisi vicdanlıdır.  Kaybedilen değerleri hatırlamak zorundadır. Ve bu konu tartışmaya tamamen kapalıdır.

AstroFaculta | 

© 2010, AstroFaculta. Tüm hakkı saklıdır. Yazıların va tabloların isim ya da kaynak belirtmeden kullanımı yasaktır. Aksi halde davrananlar için yasal işlem uygulanacaktır.

  1. Büyük Geçiş (Grand cardinal cross) 2010, 1. Bölüm
  2. Depremin Astro-Anatomisi Bölüm I
  3. Klasik Müzik tarihinde bir dönemin ismi: David Helfgott
  4. 2010′a Genel Bakış – Başlıca Transitler
  5. Çağın Vebası ::Virüsler::Bitmeyen Savaş


Yorum yap