SU BURÇLARI

545544 438972129456745 1209257162 n SU BURÇLARI

 

” Ruhumun çöllerini bir gülümsemesiyle yeşerten, canım dostum can dostum Gürünay’a…”

SU BURÇLARI – Yengeç, Akrep Ve Balık…

AB – I HAYAT

Su bazen sıvı bazen katı bazen de gazdır. Sürekli şekil değiştirir, halden hale bürünür. Bazen yağmur olur toprağı besler, sokakları arındırır, bazen kar olur iliklerimize kadar dondurur, bazen de sis olur bizi yanılsamalar alemine sürükler. Yokluğu da çokluğu da ayrı derttir. İhtiyaç duyulmadığı zamanlarda içilirse şişkinlik yapar. Sadece susuz bir bünye suyun yaşamsal değerini anlayabilir. Yaz sıcaklarında buz gibi sudan yudum yudum içip de “Oh be dünya varmış” demeyen var mıdır?

Su yanma niteliğine sahip iki maddeden oluşmasına rağmen alevleri söndürmek için kullanılır. Su çift yönlüdür. Karşıtları içinde barındırır. Bazen arındırır, bazen zehirler. Bu yüzden pek çok kültürde su kenarlarında iyi ve kötü perilerin yaşadığına inanılmıştır.

Su manevi yanımızın, Tanrıyı arayışımızın sembolüdür. Bizler de sudaki balığın suyu araması gibi yaratıcıyı bulmaya çalışır dururuz! icon smile SU BURÇLARI

Derin duygular, derin iç çekişler, derin sularda yüzmek, derin düşüncelere dalmak… Derinlikle ilgili herşey suyun doğasını tasvir eder.

Yengeç, Akrep Balık su grubundan burçlardır. Onlar bir okyanus gibilerdir; içlerine dalmadan ne kadar derin olduklarını, diplerinde ne kadar hayret verici mucizeler barındırdıklarını anlayamazsınız. Tanımlanamayan duygu ve düşüncelerin saklandığı bilinçaltı da okyanusun derinlerine benzetilir. Su burçları yoğun duyguların insanlarıdır. Bu nedenle yaşam yolunda aldıkları yaralar zodyakın diğer üyelerine nazaran daha “derindir”.

Su burçlarından Yengeç suyun sıvı hali gibi akışkan ve arındırıcıdır. Akrebin katı hali dünyanın bütün çirkinliklerinden kendini korumak için oluşturduğu bir kalkandır. Gözyaşlarını daha çok içine doğru akıtır. Balık hava ve suyun muammasıdır. Suyla başlayan hayatın nefesle son bulmasını temsil eder. Siste yolunu bulmaya çalışan insanın inancı ve umududur Balık.

Akışkan, şekilsiz, ele avuca sığmayan su burçları bulundukları her ortama, iletişimde oldukları her insana göre şekillenebilirler. Her koşula ayak uydururlar. Yatağının eğimleri boyunca hangi yöne akacağını bilen bir nehir gibi davranırlar. Yüzme bilen ve kendilerine eşlik etmek isteyen herkesi sarıp sarmalar, yüklerini azaltırlar. Ama yerçekiminden başka hiçbir güce itaat etmezler. İçinde bulundukları herşeyin şeklini ve rengini alabilseler de, özlerini asla kaybetmezler. Suyun en bilinen ve en önemli özelliği çözücü olmasıdır. Su burçları evrenin sırlarına sezgilerini kullanarak ulaşırlar. Bilgiyi tıpkı bir kristalmişçesine 7 renkte yansıtabilir, sentezleyebilirler. Oysa su burçlarını çözmeye çalışanlar boşuna uğraşırlar!

Yengeç, Akrep ve Balık su gibi yön tarifine ihtiyaç duymadan dünyanın damarlarında akarlarken, sızdıkları her yürekte izlerini bırakırlar. Kimisini ferahlatır, kimisini boğar, kimisini aşındırırlar. Ama bir şekilde mutlaka izleri kalır… Oysa suya iz bırakılmaz, ancak içine karışılır… Su insanları temas ettikleri herşeyden bir şeyler taşıyarak yollarına devam ederler. O tuhaf, anlaşılmaz bilgeliklerinin sebebi budur.

Su ışığı emerek içinde hapseden bir ayna gibidir. Bu yüzden su insanları karşılarındaki kişiye rahatlıkla ayna tutarlar. Sevgi görüyorlarsa sevgiyi, öfke görüyorlarsa öfkeyi yansıtırlar. Yüreklerinin ve zihinlerinin suları zaman zaman bulanır ama yeniden arınmayı bilirler.

Su, ateş gibi gösterişli bir biçimde göğe yükselmek yerine hep aşağıya doğru akar. Derler ki tevazusu yüzünden yaratıcı suya buharlaşıp gökyüzüne karışma şansı da vermiştir. Sufiler su için “yerde kirlenen, bulutta arınan” derler. Su burçlarının merhametleri engindir. Kendilerini bulandıran, kirleten kişileri eninde sonunda yine affederler. Dalgalanıp durulurlar. Ama insanın acılarına ve dipsiz yaralarına öyle tanıdıklardır ki hiçbir dostun kucağı onların ki kadar yumuşak ve şefkatli değildir.

Yüreğin toprakları bazen aşkın ve şehvetin yakıcı güneşine maruz kalır. Bu yüzdendir ki herkesin içinde yağmura doymayı bekleyen bir çöl vardır. Gözyaşlarını, teri ve denizleri besleyen işte bu çöllerin tuzlarıdır.

İnsan sevmeye cesaret ettiği herşeyi iyileştirebilir. Gerçek şifa derinlere doğru akan bir ırmak kadar mütevazi olmak, alazlanan bir alev gibi cesaretle göğe yükselebilmek, bir çiçeğin köklerindeki aydınlığı farkedebilmektir. Yürek suyun, ateşin, toprağın ve havanın muammasıdır.

Kristin Demirci

Post Footer automatically generated by wp-posturl plugin for wordpress.

© 2012, ASTROLOJİ. Tüm hakkı saklıdır. Yazıların va tabloların isim ya da kaynak belirtmeden kullanımı yasaktır. Aksi halde davrananlar için yasal işlem uygulanacaktır.

8 Yorum

  1. Nalan

    Ne guzel ve ilham verici bir su yorumu..! Aynı sekilde ateş,toprak be hava için de yorumlarınızı çok merak ettim.

  2. Merhaba, teşekkürler. Daha evvel ki yazılarımda diğer elementleri de işledim, inceleyebilirsiniz.

    Sevgilerimle

  3. Ilkay Zeynep+Aknam

    Bir yengeç burcu olarak yorum yapmadan edemedim. Çok güzel yazıyorsunuz ellerinize sağlık. Okumadıysanız bir günde elimden bırakamayarak bitirdiğim Buket Uzuner’ in Su kitabını tavsiye etmek isterim. sevgi & ışıkla…

  4. kıymet

    ‘Suyla başlayan hayatın nefesle son bulması’ Mükemmel bir tanımlama olmuş. Senin evreni ifade edişini ve bizlerin de anlamamıza yardımcı olmanı seviyorum. Ellerine ve yüreğine sağlık!

  5. burcu

    çalışmalarınız çok güzel.. yükseleni terazi olan bi balık burcu olarak,,, 5 ekim satürn akrep ilişkisi bizlere ne katar, ne getirir ne götürür… staürnün terazide olduğu dönemde evet kişisel olarak olgunlaştım ama… olumsuzlukları çok oldu.. umarım o dönemi aratmaz.. teşekkür ederim

  6. Kıvılcım Uzun Şahin

    Kesinlikle kitap yazmalısınız…Her zaman söyliycem…anlatımınız çok güzel…

    Yükselen yengeç olarak hayranım size

  7. Çok teşekkürler, ben de sizlere hayranım :)

  8. özlem

    çok çok güzel bi yazı olmuş.çok teşekkür ederim.

Yorum yap

web development