Oldukça gergin bir Mayıs ayını geride bıraktıktan sonra Temmuz’daki değişime hazırlık aşaması niteliğinde bir Haziran Ayı yaşayacağız. Güneş İkizler burcunda ilerliyorken, gündemimizde politik görüşmeler, siyasi gerginlik, anlaşmazlık ya da anlaşma çabaları var. Bu durum yaklaşık olarak Haziran ortasına kadar etkisini sürdürecektir. Yine üstünde ısrarla durulan Jüpiter Uranüs kavuşumu (tam orb içerisinde) ayın 8′inde gerçekleşecek, açığa çıkan enerji “patlama” niteliğinde olacaktır şeklinde betimlemiştim. Eklediğim grafikte Haziran ayı içerisinde oluşacak başlıca açıları görmektesiniz. Kırmızı renk açıların negatif şiddetini, yeşil renk pozitif sayılan geçişleri mavi ise 150′lik denilen, stresli açıları göstermektedir. 150′lik Açı Quincunx ya da inconjunct denilen açı oluştuğunda, genelde etkisini tespit etmek güçtür. Birbiriyle uyumsuz ya da alakasız ...Devami
Olağandışı Bir adam İnsan zekası bilimin olduğu kadar Astrolojinin de ilgiyle yaklaştığı bir konudur. Zeka seviyeleri kimi testlerle ölçülebilmektedir. Astroloji ise, yıldızların ışığında üstün zekanın işaretlerini sorgulamaktadır. Kimi Astrologlar bütünden yola çıkarak genel tespitler yaparken, kimileri arap noktaları gibi ayrıntılarla uzunca zaman çalışarak belli çıkarımlar elde etmeye çalışmaktadır. Örneğin psikoloji şizofreniyi tanımlamaya çalışır, ama genetik mi ya da beynin fizyolojisiyle mi ilgili olduğu hakkında net fikirlere sahip değildir. Aslında birçok psikolojik dediğimiz hastalık net tanımlamalara sahip değildir. Birini deli olarak nitelendirmek, aslında söz konusu kişinin olağandışı diyebileceğimiz davranışlarıyla ilgilidir. Delilik kadar üstün zeka da olağandışı bir durumdur. Olağanın yani standart seviyelerin dışında seyreden her durumu “hastalık” gibi algılarız. ...Devami
Dünyadan çıplak gözle görülebilen bir gezegen olmakla beraber Satürn’ün halkaları büyüleyicidir. Sembolik olarak bu halkalar, sınırları ve karma yasasının parametrelerini temsil etmektedir. Satürn’ün karmik doğasını tasvir eden, ezoterik bir doktrin de bulunmaktadır. Bu gezegene “Kapının eşiğinde oturan” denmektedir. Kapı bir metafor olarak, evrensel bilince/ruha açılmaktadır. Satürn karmik borcun henüz dönüştürülmemiş/uygulanmamış halinde, eşikte yani “sınırlı” bilinçte durur. Dünya ve Satürn arasında birçok ortak nokta vardır. Kişisel çabalarınızla da olsa, bu iki gezegen hakkında, araştırıp düşünmek, kimi felsefelerin çıkış noktasına ulaşmanızı sağlayacaktır. Satürn antik çağların Plüton’udur. Her iki gezegen de en zorlu sınavları ve bu sınavlar sonucunda gerçekleşen “dönüşüm/değişimi” anlatmaktadır. Daha önceki yazılarımın birinde verdiğim elmas örneği gibi, ...Devami
Kontrolsüz nüfus artışı ve 20. Yüzyılın “ruhsal çarpık” yapılaşması nedeniyle, günümüz biliminin bile çaresiz kalabildiği salgın hastalıkların artışına tanık oluyoruz. Son zamanlarda ise domuz gribi gündemimizi oluşturuyor. Maalesef daha önce de kuş gribi paniği yaşadık. Bütün bu salgınların ortak noktası ise, bulaşıcı bu hastalıkların grip mikrobunun farklı evrimleşmiş versiyonlarıyla ortaya çıkıyor oluşudur. Kimilerine göre dünyanın sonunu getirecek, insanları yeryüzünden silecek afettir grip. Bunu konu hakkında farklı bir bakış açısı getirmek ve mundane astroloji hakkında bilgi sahibi olmanız açısından bir araştırma dosyası hazırlamaya karar verdim. Çünkü kuş gribi ya da domuz gribinden önce, bilim adamlarının 27 senedir ilacını bulamadıkları bir veba hala aramızda gezmekte. İlginçtir ki, AIDS, bağışıklık sistemini yok ederek, bir nevi grip ya da soğuk algınlığıyla ölüme ...Devami
7 Mayıs’ta İkizler Burcunun ilk derecesinde geri hareketine başlayacak Merkür oldukça etkili bir dönemi öngörür nitelikte. Merkür temel olarak sosyal bir gezegendir. İkizlerin gündüz, Başak Burcunun ise gece yöneticisidir. Zekâ, iletişim, bilim, kişinin kendini ifade ediş tarzıyla yakından alakalıdır. Kapsadığı meslekler, taşımacılık, reklamcılık, yayımcılık, satış, halkla ilişkiler ve internetle ilgili olarak genellenebilir. Toplantılar, seyahatler, projeler, taşıtlar, yakın akrabalar, sinir sistemi gibi konularda ilk elden Merkür’ün haritalardaki etkileri incelenir. Bu durumda bir retro hareket söz konusu olduğu zaman yukarıda bahsi geçen tüm konular sekmeye uğrar, engellenir yahut sonuçsuz kalır. Doğum haritasında geri hareketli bir Merkür’e sahip kişiler dışında kalanlar ,bu süreçten negatif etkilenirler. Duygusal olarak içe döner, geçmişi fazlasıyla düşünmeye meyleder ve iletişim kurmakta zorluk ...Devami
Güneş Tutulması, Ay direkt olarak Dünya ve Güneş arasına girdiğindeki Yeni Ay zamanlarına rastlar. Ay tutulması ise Ay’ın Dünya’nın gölgesini geçtiği zamanki dolunay görünümlerine tabiidir. 22 Temmuz 2009’da gerçekleşecek Tam Güneş Tutulması, 21. Yüzyılın en uzun ve etkili tutulması olmakla kalmayacak, 2132 yılına kadar aynı etki ve uzunlukta bir tutulma daha meydana gelmeyecektir. 2009 yılı içerisinde ise Tam Ay Tutulmasına tanık olmayacağız. Bu dengesiz durum ise yoğunlaşan uçlardaki negatif enerjilerin yıl içerisinde çıkış noktası bulamayarak, evrenin bilinçaltında katlanarak büyümesine neden olacak. Her Güneş Tutulmasının ardından bir Ay Tutulması gerçekleştiğini biliyoruz. Bu yıl ilginç bir şekilde iki Güneş Tutulması ve dört Ay Tutulması belirecek. Ay’ın tutulma görünümleri, yarıgölgeli, parçalı ya da tam ay tutulması olarak üç farklı nitelikte gerçekleşir. 9 Şubat’ta ...Devami