astroloji,burçlar,burç yorumları
20 – 31 Mayıs arasında etkili olacak Mars/Venüs kavuşumu Yaratıcının kutsal bahçesinde yaşayan her canlı, toprağın hareketlendiği zamanı zihninden önce kalbiyle duyumsar. Gerçekten “kulak veren” için yeryüzü yeniden doğarken, neşeli ve umut dolu şiirler okuyor gibidir… Mayıs ayının sonunda, baharın içimizi ısıtan sıcağıyla beraber, ateşli duygulara teslim olacağız. Kalbinin yeniden pır pır atmasını bekleyen, midesinde kelebeklerin dolaşmasına hasret kalanlar için “yeni aşkların” başlayabileceği bir hafta yaşanacağının haberini vermek istedim. Mars’ın Boğa burcunda Venüs’le kavuşumu, karşı cinse aniden renkli ve yoğun duygular beslememize neden olacaktır. Tanışacağınız kişi hayatınızda benzersiz izler bırakabilecektir. Eğer böyle bir karşılaşma yaşanmazsa, hoşlandığınızın bile bilincinde olmadığınız birileri için kontrol edemediğiniz tutkular beslediğinizi
Devamini okuGökyüzüne baktığımızda Ay’ın her gün büyüdüğünü, sonra küçüldüğünü sonra yeniden büyüdüğünü görürüz. Sürekli değişen çehresiyle Ay, her 29 günde yeni bir evreye gebe kalır. Sembolik olarak her yeni Ay fazı tohumun toprağa ekildiği, her Dolunay fazı ise ekilenin biçildiği, hasat zamanlarıdır. 3 Mayıs günü Boğa burcunun 12. derecesinde Yeniay gerçekleşecektir. Yeniay demek, geçen ay ki evreyi geride bıraktık bir yenisine başlıyoruz demektir! Yaklaşık 2,5 gün boyunca hüküm sürecek bu taptaze enerjiyi manevi olarak kendimizi arındırmak ve yeni fikirlere odaklanmak için kullanabiliriz. Boğa Burcu haritanızda hangi eve düşüyorsa, ay boyunca o evin konusuyla ilgili gelişmeler yaşamanız beklenir. Boğa burcu istikrarlı, somut, mantıklı, dirençli enerjileri ifade eder. Ay Boğa burcundayken talihlidir. Boğa’daki Ay ve Güneş birlikteliği, duygusal bağlar kurmak ya da finansal ortaklıklar oluşturmak
Devamini oku“Yanımızda olan ya da olmayan, yüreklerinin kaynağında her zaman koşulsuz sevgiyi ve bağışlanmayı bulduğumuz annelerimize…” KOÇ Koç burcunun yönetici gezegeni savaşçı karakteriyle bilinen Mars’tır. Hareketli ve bağımsız Koç burcu kadını için başarılı olmak önemlidir. Genelde evlendikten, hatta çocuk sahibi olduktan sonra bile aktif şekilde meslek hayatına devam etmek ister. Eşine boyun eğmez. Damarlarında Amazonların kanı akıyor gibidir! Liderlik yeteneği ile mesleğinde yönetici konumuna gelse de, harcamalarını kontrol etmekle ilgili sıkıntı yaşar. Bu nedenle, çocuklarına parayı nasıl elde tutmaları gerektiğini öğretmek konusunda zorlanır. Koç anne idealisttir, çocuk sahibi olmanın kendi yaşantısından vazgeçmek demek olduğu fikrine sıcak bakmaz. Emir almaktan, kısıtlanmaktan ya da mecbur bırakılmaktan hoşlanmaz. Ev ortamında ailesinin, özgünlüğüne ve özgürlüğüne saygı
Devamini okuBahar yeniden doğumun temsilcisidir. Gel gör ki, hiçbir dalga dibe vurmadan ivme kazanmaz… Canlılık bir tükenişten bir yükselişe geçilirken ortaya çıkan yeni enerjidir. 21 Mart ile birlikte bahar gelecek… Bahara girmeden içimizdeki saflığın sularında yeniden doğmaya gönüllü olduğumuz şu son günlerde, 12. Eve dair tüm açılımların hakkını vermekte fayda var. Astrolojide Balık burcunun ve 12. Evin doğal yöneticileri Jüpiter ve Neptün olarak ele alınmaktadır. Güneş sisteminin en büyük gezegeni olan Jüpiter, mitolojide “Tanrıların Tanrısı” Zeus olarak bilinir. Latincede Jovis/Iovis köklü ismi daha sonradan “pater” yani “baba” anlamına gelen kelimeyle kaynaşarak “jū’pĭ-tər” (göklerin babası) kelimesini oluşturmuştur. Kalay elementi Jüpiter ile sembolize edilmektedir. Kalayın latince kökeni “tin”dir. Tin ölümsüz ve sınırsız olarak idrak edilen özün ifadesidir. Jüpiter’in 4 rakamına
Devamini oku6. ve 12. Evlerin oluşturduğu 6. Eksenin dersi, ‘’İdrak’’tir. Sufiler, ‘’Nefsini Bilmek Rabbini Bilmektir’’ derler. Nefs, Rab enerjisinin dünyevi bir titreşim seviyesine inerek şekle bürünmesi, yani cismani hale geçmesidir. 6. eksenin sakinleri Başak ve Balık, hayat yollarını izlerken enerjinin boyutlar-arası dönüşümüne tanıklık ve aracılık etmekle uğraşırlar ve bize ‘’burası ile orası’’ arasında ne olduğu hakkında önemli dersler sunarlar. 6. Ev bedeni temsil eder. Şekle şemale sokulmuş olan düşünsel enerjidir. 6. Evin sakini Başak, mantık ve beş duyu dahilinde anlaşılıp açıklanabilir şeylerin üstadıdır. İkizler gibi Başak da Merkür tarafından yönetilir. Ancak İkizler Merkür’ün alış-veriş ve iletişim yanıyla ilgilenirken, Başak hesap-kitap tarafıyla daha çok ilgilidir. Birileri bir fikir veya bir olasılıktan bahsettiğinde, Başak hep‘’Nasıl?’’ sorusunu sorar. Çünki
Devamini okuGökyüzü değişmektedir. İnsan da makrokozmosun bir yansıması olduğu için, değişimin kendi bileşenlerindeki yansımasını idrak etmektedir. Astroloji çeşitli tekniklerle, değişimin dinamiğini açıklamaya uğraş verir. Gezegen döngüleri, bu amaçla en fazla üzerinde durulan değişkenlerdir. Gezegenlerin Güneşe uzaklıkları birbirinden farklıdır. Bu nedenle her gezegen Zodyakı bir uçtan diğerine arşınlarken farklı hızlarda hareket eder. Döngü daimi olarak daireseldir. Ay zodyakı ortalama 28 günde gezerken, Mars döngüsünü yaklaşık 2 senede tamamlar. Transit gezegenin natal pozisyonunu/derecesini tekrarladığı an için çıkarılan haritaya (geri) Dönüş – Return haritalar denmektedir. Return haritalar ingress (geçiş) haritaları gibi yıllık gelecek öngörüleri yapmak için kullanılmaktadır. Dönüş haritalarını çıkarmak için astroloji programlarından ya da bu uygulamaya yer veren astoloji sayfalarından
Devamini okuSevgililer Günü kadar romantik anlamlar taşıyan bir günün, Kova dönemine denk gelmesi biraz da ironiktir. Zira birçok kişi için, sevgi bağımlılık ile eş anlamlıdır. Oysa, klasik anlamda romantik olarak adlandırmakta en fazla zorluk çekeceğim burç herhalde Kova’dır… Zira Kova, ‘’bir insana’’ değil, ‘’büyük insanlığa’’ tutku duymak hevesindedir. Sevmenin özgür bırakmak olduğuna yürekten inanır. Bu yüzden ancak kendisini özgür bırakacak kadar saygılı ve kendinden menkul davranabilen insanlara bağlanır. Bu konuya bir mim koyup, tekrar döneceğim . Bu yazının asıl amacı, Sevgililer Günü’nü kozmik enerjiler eşliğinde nasıl idrak edeceğimizi aktarmak… Öncelikle, kalbimizde aşk ateşini ve sahiplenme arzusunu tutuşturan şeylerin simgesi olan Venüs’e bakmakta yarar var. Venüs bu aralar Oğlak burcunda seyrediyor. Ancak kısıtlama ve konumlandırma ustası Oğlak yöneticisi Satürn’ün de bu aralar
Devamini okuAether (nefes) ile Hemera (gün) geceden yani hiçlikten (nyx) doğmuşlardı. Birleştiklerinde, Gün Nefes ile kutsandı ve ‘’Tanrısal Bilinç’’vücut buldu. Göklerin ilk çocuğudur Uranüs. Yıldırımlar ve gök gürültüleri ile başlayan ilk yağmur ve ardından gelen aydınlıktır. Sonsuz döngünün rutini içinde beklenmeyen, umulmayan, tahayyül edilemeyen bir şeydir. Varlığın idrakidir. Göklerin Tanrısı olmuş ve iki alemi birleştirircesine Gaia (toprak) ile çiftleşip ondan çocuklar doğurmuştur. Tanrısal olan ile dünyevi olanın bir araya gelmesiyle zaman ortaya çıktı demiştik Satürn’ü anlatırken. Babasının (Uranüs’ün) üreme organlarını keserek ‘’Sonsuz Yaratıcılık’’a bir son verip dünyaya düzen getiren de Satürn yani Zaman olmuştur. İnsanın ‘’Zaman’’la körleşmiş, ‘’Zaman’’ın içinde geldiği yer ile bağlantısını kaybetmiştir. Dün ne olduysa bugün ve yarın da aynı şeylerin
Devamini oku5. ve 11. Evlerin oluşturduğu 5. Eksenin dersi, ‘’Merkezini Farketmek’’tir. Bu eksenin sakinleri Aslan ve Kova, hayat yollarını izlerken en fazla ‘’konumlanmak’’la ilgili savaş verirler. Bu iki burcun, merkezlerini belirlemek ve ona göre alacakları konumu seçmek hakkında benimsedikleri tutumlar, hem birbirleri hem de izleyenler için altın değerinde hayat dersleri içermektedir… Işık ‘’varlığı mümkün kılan’’dır. Yani hayattır. Bu nedenle, her sistemin bir Güneş’i yani bir merkezi vardır… Her sabah kalktığında, güneşi gökyüzünde yükselmiş görmek insana bir güven duygusu ve yaşama umudu verir. ‘’Herşey yolunda…’’ der Güneş onlara. ‘’Herşey olması gerektiği gibi… Siz sadece görevinizi yapmaya devam edin!’’ İnsan, kendisini herşeyi kapsayan bir gücün kanatları altında ve küçücük ama yine de ‘’büyük ve sarsılmaz bir özneye dahil’’ olduğu için güçlü hissettiren
Devamini oku‘’Ben Var’ım.’’ Acı’nın ve hazzın sınırları adeta bu cümlenin etrafında şekillenir! Gözümüze giren güneş ışığı, kulağımıza çarpan ses, ağzımızın içine yayılan bir tat, içimize işleyen bir bakış’tan tutun, yolu kapatan bir araba’ya ve ekonomik krize kadar herşey, bize varlığımızı farkettirir ve aynı zamanda da sınırlarını hissettirir. Bütün bu dış etkenlere ilişkin algı ve tepkilerimiz ise, varlık bilincimiz çerçevesinde şekillenir. Astroloji’de “iç Gezegenler” olarak anılan Güneş, Merkür, Venüs, Mars ve Ay, varlık bilincimizi meydana getiren unsurlardır. Güneş burcu ve haritada bulunduğu ev varolmayı seçtiğimiz alanları belirler. Merkür’ün yerleştiği burç ve ev, kendi varlığımızı ve etrafımızda varolanları çözümler ve kullanırken benimsediğimiz yöntemi belirler. Venüs’ün yerleştiği burç ve ev, kendi varlığımıza ve etrafımızda varolanlara kıymet biçme
Devamini oku
Takip et:
SON YORUMLAR