“Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar”

…Yeyüzünde sizin kadar yalnızım… Yaklaşık 5 ay kadar bir zamandan sonra, tekrar aranıza dönmeye hazırım. Bu 5 ayda, tutulma ya da transitlerin belli konularıyla herkes kadar yüzleşmek zorunda kaldım. Ağır yaralar aldığım olduysa da, iyileşmeyi başardım. Umuyorum ki aranızdaki çoğunluk da kendi sorunlarına en faydalı çözümleri üretebilmiştir. Hiç yoktan, umudunuzu kaybetmediğinizi düşünmek istiyorum. Çünkü buna inanıyor olmak, bana ilham veriyor. Gelgelelim belki de aranızdan bazıları “bu nasıl başlık” “noolmuş” “aaa” şeklinde tepkiler verdiniz. Muzip bir tavırla Satürn Terazi sürecine gönderme yaptığımı varsayabilirsiniz! : ) Bir yükselen Terazi olarak, Satürn geçişine çoktandır hazırlamıştım kendimi. Tahmin ettiğim şekilde, beni büyük bir değişime taşıyabilmesi için, onunla yüzleşmem gerekiyordu. Aslına bakarsanız bunu dahi bilmek, benim korkularımdan arınmama neden oldu. ...Devami

Güneşi Yutan Ejderha – Temmuz Tutulmaları 2009

Umut etmekten başka çare yok Sözü verilmemiş hiçbir şey imkansız değildir Tanrı’dan başkası mükemmel değildir ki İnsanların babası Gün ortasında geceyi yarattı Parlayan güneşin ışığını bizden mahrum ederek Ve keskin bir korku insanoğlunun üzerine hücum etti. Archilochus (M. Ö 680–645) …Şairin betimlemeleri imkansızı beklememizi önererek devam eder, der ki; Karanın canlılarıyla yunuslar yer değiştirir, otlakların yaratıkları tuzlu yosunlarla beslenmeye başlarsa şaşırmayın. Yunuslar ise dağ zirvelerini denizin dalgalarına tercih edebilir. Bu şiir, tutulmaların eski çağlarda da gözlemlendiğine dair bir kaynak sağladığı gibi, etkilerinin de büyük ve beklenmedik değişimler yaratacağına dikkat çekmektedir. Ay ve Güneş tutulmaları insanlar tarafından tarih boyunca detaylı olarak izlenmiştir. 4000 yıl önce Çinlilerin, 4500 sene öncesinde Mısırlıların tuttuğu, gökyüzü kayıtlarından ...Devami

“Astroloji Çürütüldü!” kitabı üzerine düşünceler – Uzm. Dr. Funda Aksu

Geçen ay Merkür geri giderken posta yoluyla istediğim ve zorlukla elime geçen, Lawrence E. Jerome adlı bilim yazarının 1977 yılında yazmış olduğu, fakat dilimize Prof. Rennan Pekünlü’nün çevirisi ile henüz çevrilmiş olan (Şubat 2009, baskı tarihi) ”Astroloji Çürütüldü” adlı kitabı dün tamamladım. İşlerden çok fırsat olmadığı için kitabının çoğu bölümünü tatilde, üstelik deniz kenarında güneşlenirken okudum. Tatil sırasında üzerine düşünme fırsatım da oldu sayılır. Kitabı okurken kah kafamın tası atıp söylendim, sinirlendiğim bölümleri işaretleyip yanıbaşına alaylı notlar aldım vs vs. Yine de karşıt düşünceden bir kitabı okumak keyifliydi, en azından inandığın birşeyin ne kadar doğru ya da yanlış olabileceğini test etme fırsatı bir anlamda bu. Kitap hakkındaki genel fikrim (naçizane tabii..), çoğunlukla doğru bir temel fikir üzerine oturmuş olduğu, ancak ...Devami

Astroloji Ve Gerçek

Bugün çok üzgünüm. Çünkü bugün, astroloji hakkında genel hatlarıyla bilgi sahibi olmayan insanlar için peygamberliğe soyunan astrologların, Astrolojinin adını bir kez daha ne şekillerde kirlettiklerine tanık oldum. Bu yazı dizisi herkesin faydalanabilmesi, olageleni objektif olarak sorgulayabilmesi açısından yararlı olacak ve danışmanlık aldıkları astrologları hangi kriterler içerisinde analiz etmeleri gerektiğine dair bilgiler verecek, Astroloji’nin Türkiye sınırları içerisinde uygulanma alanlarını ve yöntemlerini dürüstçe ortaya koyacaktır. Bu konuda etik davranabilen meslektaşlarımın da desteğini beklediğimi ifade etmeliyim. Analiz etmek, gerçeği aramak ve karanlıkta önümüzü görebilmek, bunların tümü Astrolojiye dairdir, dâhildir. Astroloji insanlığa ayna tutan gökyüzünü okur, işaretleri takip eder ve anlamlandırır. Başlı başına bir yaradılış destanı gibidir. En kadim bilgiler gökyüzüne dairdir, ...Devami

2009 – Jüpiter Neptün Kavuşumu – Paylaşılamayan İktidar

Fırsat bulup, çoğunuzun merak ettiği bir büyük buluşmadan, yani Jüpiter Neptün kavuşumundan bahsetmek istedim. Bu şekilde bir nebzede olsa merakınızı giderebileceğinizi düşünüyorum. Öncelikle konu hakkında mitolojiye başvurmakta fayda var. Kronos’un çocuklarından biri olan Neptün yani Poseidon, yeri sarsan ve titreten, egemen olan denizlerin tanrısıdır.  Neptün güçlü bir tanrıdır ve Zeus’un buyrukları altına girmekten hoşlanmaz. Fırsat bulduğunda Zeus’a yani Jüpiter’e kafa tutar. Denizlerdeki egemenliği, kara üzerindeki sarsıntılara neden olması açısından dikkate değerdir. Kendisi Olympos da oturmaktan hoşlanmaz, daha çok Habeşistan da denilen Etiyopya arasında gidip gelir. Burada dikkatimizi çeken nokta, hareketliliği, taşıyıcı ve seyahat eden açılımlarıdır. Suyla ilgisi ve Balık Burcu bağlantısı buradan yola çıkar. Poseidon deniz canavarı mitoslarıyla da ilgilidir. Aslında bu canavar teması, ...Devami

Mars Boğa Burcunda

Koç Burcu’ndaki seyahatine son veren Mars, 31 Mayıs – 12 Temmuz 2009 tarihleri arasında Boğa’da seyredecektir. Koç’taki enerjik Mars Boğa’ya geçtiğinde, etkisi daha durağan ve sabit bir halde ortaya çıkar. Akrep Burcu’nun gece yöneticisi olarak Boğa’da düşük sayılan Mars, Ateş etkisini belirgin şekilde ortaya koyamayacaktır. Daha çok toprağın baskısı altında “paralize” olabilen bir görüntü sergiler. Doğum haritasında Mars’ı Boğa’da bulunan kişiler, tek bir ideale odaklı, iddialı, hırslı ve inatçı bir karakter sergilerler. Sabırlıdırlar. Zamanı kendini disipline ederek kullanmaya yatkındır. Gelecekle ilgili yatırımlar üzerine kafa yorar. İstediğini elde edene kadar pes etmez. Seçtiği yolda başarıyla ilerlemek, ilgilendiği idealin uzmanı olmak ister. Dikkat ve konsantrasyon gerektiren işlere yatkındır. Antikalara ilgi duyabilir, artistik kabiliyeti vardır. Sistematik ve pratik bir bakış açısına ...Devami

Evrimin Değişmeyen Teması :: Korku ::

Mart Ayında Meksika’da ortaya çıkan domuz gribi salgını, toplum psikolojisine haklı olarak büyük bir darbe indirmeyi başardı. Amerika’ya yayılarak küresel salgın boyutlarına varması ise bir kıyamet sendromuna yol açtı. Komplo teorileri ve cehaletin propagandasına her yerde rastlar olduk. Oysa panik ya da korku evrim süreci açısından önemsizdir. Tabii hala evrime inanmayanlar için bu geçiş ve değişim süreçleri her defasında “dünyanın sonu” olarak betimlenir. 5 milyar yaşında olduğu tahmin edilen dünyamız, belki binlerce kıyamet görmüş geçirmiştir. Kendi dengesini korumak zorundadır. Bu yüzden değişim, yeniden yapılanma, mücadele ve hareket sürekli iç içedir. Suda başlayan hayatlarımız, karada devam etmiştir. Göçebe topluluklardan, yerleşik topluluklara dönüşürüz. Alışkanlıklar, kültür ve inançlar da sürekli değişir durur. Ama aslında hiçbir şey bir anda değişmez. Evrim teorisinin ...Devami

Çağın Vebası ::Virüsler::Bitmeyen Savaş

Kontrolsüz nüfus artışı ve 20. Yüzyılın “ruhsal çarpık” yapılaşması nedeniyle, günümüz biliminin bile çaresiz kalabildiği salgın hastalıkların artışına tanık oluyoruz. Son zamanlarda ise domuz gribi gündemimizi oluşturuyor. Maalesef daha önce de kuş gribi paniği yaşadık. Bütün bu salgınların ortak noktası ise, bulaşıcı bu hastalıkların grip mikrobunun farklı evrimleşmiş versiyonlarıyla ortaya çıkıyor oluşudur. Kimilerine göre dünyanın sonunu getirecek, insanları yeryüzünden silecek afettir grip. Bunu konu hakkında farklı bir bakış açısı getirmek ve mundane astroloji hakkında bilgi sahibi olmanız açısından bir araştırma dosyası hazırlamaya karar verdim. Çünkü kuş gribi ya da domuz gribinden önce, bilim adamlarının 27 senedir ilacını bulamadıkları bir veba hala aramızda gezmekte. İlginçtir ki, AIDS, bağışıklık sistemini yok ederek, bir nevi grip ya da soğuk algınlığıyla ölüme ...Devami

Jüpiter Satürn Kavuşumu – Tanrıların Randevusu

Mitosa göre Jüpiter yani Tanrıların tanrısı Zeus ve zamanın efendisi Zeus’un babası Satürn her 20 yılda bir, bir araya gelirler. Henüz Satürn ötesi gezegenler keşfedilmemişken, bu bilgi öylesine önemliydi ki, kavuşum doğru etkiler altında gerçekleştiğinde, bir kralın ya da bir peygamberin doğacağına inanılırdı. Keza sulandırılmış modern astroloji zırvalarının ötesinde, klasikçiler bu birleşmeye hala büyük önem vermektedir. İki büyük ve zıt gücün herhangi bir Zodyak derecesinde bir araya gelmesi asla es geçilmemesi gereken bir gökyüzü hareketidir. Çünkü söz konusu kavuşum derecesi bir tutulma ya da transit tarafından tetiklendiğinde mundane olaylardaki tahminler daha net ve geniş açılımlar sunacaktır. Jüpiter Satürn kavuşumunun en genel anlamı sosyal reform olarak açıklanabilir. Her 20 senede bir meydana gelen kavuşum yeni bir döngünün bitimine, bir diğerinin başlangıcına işaret etmektedir. ...Devami

Kozmik Işıkların Dansı

Eski zamanlarda, insanlar henüz geceleri etrafı aydınlatabilecek elektriğe sahip değilken, gökyüzünde sürekli şekil değiştiren “Gizemli Işığın” yani Ay’ın önemi çok büyüktü. Zifiri karanlıkları çekilir hale getiren Ay, uyumaya çalışan çocuklar için bir anne gibi koruyucu, gezginler içinse yollarına ışık tutan bir arkadaştı. Ay’ın hatıraları bir çoğumuzun çocukluk yıllarında da yer etmiştir. “Ay’daki adam”, “Ayın gülümseyen yüzü” gibi tabirler hepimize bir şekilde tanıdıktır. Eski Mısır’da Ay Min ya da Toth isimli erkek tanrıya atfedilmişse de, birçok kültürde Güneş’in ışığını yansıttığı için “pasif, dişi” olarak betimlenir. Mitolojide Artemis, İsis, Diana ve Selene gibi isimler Ay Tanrıçaları olarak karşımıza çıkmaktadır. Ay’ın hareketleri ruhsal durumumuzu ve duygularımızı direkt olarak etkilemektedir. Örneğin her ay, üç karanlık geceden sonra beliren yeni ay ...Devami

7 – 31 Mayıs 2009 Merkür İkizler Burcunda Gerilerken

7 Mayıs’ta İkizler Burcunun ilk derecesinde geri hareketine başlayacak Merkür oldukça etkili bir dönemi öngörür nitelikte. Merkür temel olarak sosyal bir gezegendir. İkizlerin gündüz, Başak Burcunun ise gece yöneticisidir. Zekâ, iletişim, bilim, kişinin kendini ifade ediş tarzıyla yakından alakalıdır. Kapsadığı meslekler, taşımacılık, reklamcılık, yayımcılık, satış, halkla ilişkiler ve internetle ilgili olarak genellenebilir. Toplantılar, seyahatler, projeler, taşıtlar, yakın akrabalar, sinir sistemi gibi konularda ilk elden Merkür’ün haritalardaki etkileri incelenir. Bu durumda bir retro hareket söz konusu olduğu zaman yukarıda bahsi geçen tüm konular sekmeye uğrar, engellenir yahut sonuçsuz kalır. Doğum haritasında geri hareketli bir Merkür’e sahip kişiler dışında kalanlar ,bu süreçten negatif etkilenirler. Duygusal olarak içe döner, geçmişi fazlasıyla düşünmeye meyleder ve iletişim kurmakta zorluk ...Devami

Mars Koç Burcunda

Gezegenlerin yönetici oldukları burçlardaki yerleşimi oldukça dikkat çekici nitelikler taşır. Beni bunlardan en çok etkileyenlerden biri Mars Koç yerleşimidir. Doğum haritasında bu görünüme sahip kişiler son derece çevik, kararlı, güçlü, girişimler ve yeni başlangıçlar konusunda sabırsız olurlar. Son derece tutkulu bir yapıları vardır. Özellikle erkek haritalarında yükselene ve tepe noktasına düşen bir Mars kişiyi cazibeli, seksi ve karşı konulmaz yapabilir. Mars kafa bölgesi ve erkek cinsel organlarıyla bağıntılıdır. Koç Burcundaki Fevri etkileri nedeniyle kimi yerleşimlerde kişiyi kafadan alınacak darbelere açık hale getirebilir. Ya da kafa bölgesinde bir yara izi/doğum lekesi bulunur. Mars Koç’ta oldukça erkeksidir. Kontrolü sever. Kendini hayatın akışına kolayca bırakabilir. Fikirler ve planlarla doludur, savaşmaktan asla vazgeçmez. Hayatın ana fikri “mücadeledir”. Kendine en zor hedefleri belirlemesi ve ...Devami