astroloji,burçlar,burç yorumları
2010 senesine Tam Ay tutulmasıyla veda ederken, yeniyıla parçalı Güneş tutulmasıyla başlıyoruz. 4 Ocak tutulması 2011 yılında oluşacak 4 Parçalı Güneş tutulmasından ilkidir. İstanbul’a göre 4 Ocak günü saat 11:02′de Oğlak burcunun 13. derecesinde meydana gelecek tutulma, Avrupa’nın geneli, Kuzey Afrika ve Asya’nın batı kısmı tarafından izlenebilecektir. Ay tutulmalarının yansımaları kişisel yaşamlarda hissedilirken, güneş tutulmaları daha ziyade geniş kitlelerin ve ülkelerin kaderi üzerinde etkili olmaktadır. Her Güneş tutulmasının, saros serileriyle ilgili olarak kendine özgü karakterleri vardır. Bu tutulma 151 numaralı saros ailesindendir ( bu seri 1776 yılı 14 Ağustos’ta başlamıştır). Bazı seriler son derece güçlü etkileriyle tanınırken, bazılarının etkisi daha az kabul edilir. Bu tutulmanın etkisi, 10 üzerinden puanlarsak 4 puan seviyesinde kalmaktadır. 2011
Devamini okuBaşlangıçta herşey sonsuzluk ve kaostan ibaretti… Varlığın sınırları ve boyutları bilinmezdi. Sonra saf enerji kütle kazandı. Böylelikle ’’ Mekan ve Zaman’’ oluştu. Zaman, insanlara enerjilerine şekil ve yön vererek yollarını bulmayı öğretti. Ama insanlar bunu bir meydan okuma gibi gördüler. Akışa uyum sağlamakta zorlandıkça, zamana kızıp, zamana sövdüler. Araplar ‘’Dehr’’ dediler zamana, Türkler ‘’Felek’’, Yunanlılar ‘’Kronos’’, Romalılar ise SATÜRN… Mitoloji’ye göre Uranüs cennetten gelen saf enerjinin ‘’özden ayrışarak kimlik kazanmış’’ halidir. Göklerin Tanrısı’dır. Terra ya da Gaia olarak anılan Yer Tanrıçası ile birleşir. Satürn, göklerin yerle yaptığı bu kutsal birleşmeyle meydana gelmiş, yedi büyük Titan’dan biridir. Satürn’ün diğer Titanlar haricinde, üç tane de hilkat garibesi kardeşi vardır. Bu kardeşler Cyclops ya da Tepegöz olarak bilinirler.
Devamini okuKristal kalpli dostum Alef’e… GÖLGEYLE KUCAKLAŞMAK – 4. Ve 10. Evler Arası Yengeç & Oğlak Ekseni 3. eksenin değişimi izlemek ve çözümlemek olduğunu söylemiştik. Bunu takip eden süreç ise, karardır. Karar, değişen koşullar karşısında ‘’kendine yeni bir yol çizme’’ aşamasıdır. 4. ve 10. Evlerin oluşturduğu dördüncü eksende yer alan Yengeç ve Oğlak, Zodyak’ın çarkının en önemli iki eşiğini aşmakla yükümlüdürler. Ve geçişi sağlayacak kararı almakta zorlanırlar. Oysa, her ikisinin de aldıkları kararlar konusunda son derece tutkulu davrandıkları bilinir. Yaşam onları mutlak bir çıkmaza sürene dek, seçtikleri yola devam ederler. Oğlak deneyimli bir kervan sahibi gibi, hazırlıklı, kontrollü ve sabırlı. Yengeç ise, mecburi iniş yapmış bir pilot gibi, tedirgin, telaşlı ve şikayetçi . 4. evin sakini Yengeç, Zodyak’ın kınalı kuzusudur. Çocukluk anılarını
Devamini okuAy ve Güneş tutulmaları oluşmadan birkaç gün önce gergin hissederiz. Parçalı tutulmalara nazaran Tam tutulmalar çok daha etkilidir. Tarihe baktığımızda tutulmaların genelde büyük dünyevi değişimleri tetiklediğini görürüz. Doğal felaketler olur, liderlerle ilgili krizler yaşanır, politik kişiler ve tavırlar yeniden yapılanır. Evrensel bilince felaket kavramını yerleştiren tutulmalar elbette bizi endişelendirir. Yıl içinde oluşan büyük t-karenin bize çok zor şartlara bile göğüs germeyi öğreten ruhsal dersleri tutulmanın etkisini bir nebze azaltmakta, mücadele etmeyi mümkün kılmaktadır! Her Ay tutulmasının ardından bir de Güneş tutulması gelir. Bana sıklıkla sorulan soru hangisinin kişi üzerinde daha fazla etkili olacağıdır. Ay tutulması içsel ve duygusal seviyelerde kendini gösterir. Güneş tutulması dünyevidir. Tutulmanın “tam” hali etkili olacağı gibi kişinin doğum gününde yani
Devamini okuİnsan ruhsal amacının idrakine varmak için, pek çok kez acı olaylarla sınanır. Hayatta kalmak uğruna verdiği mücadelede bazen öylesine derin darbeler alır ki, asla iyileşemeyeceğini düşünür. Yaşamımızın büyük bir bölümünü acıyan yerlerimizi iyi etmek, sarıp sarmalamaya çalışmakla geçiririz. Uzunca bir zaman, bütün enerjimiz kan kaybettiğimiz noktaya odaklıdır. Doğum haritalarında, kapanmayan bu fiziksel ve ruhsal yaraları Chiron temsil eder. Yaşamda çekilen bu acıları meşru ve katlanılabilir hale getiren şey ise, varlığımızın bir anlamı olduğunu düşünmektir. Bu nedenle, Chiron’un düştüğü ev ve burç, kişinin yaşamın anlamını yükleyeceği temaları da dile getirir. Acı çektiğimizde, şifa bulmak adına başladığımız yolculuk özünde bir “kendini bilme” serüvenidir. Önceleri hepimiz yaralarımızı sağaltacak ‘’dıştan gelen şifa’’nın peşine düşeriz. Oysa aldığımız
Devamini okuBu yazı dizisine başladığımda, birinci eksen tez, ikinci eksen anti-tezdir demiştim. Yıkıcı bir çatışma içine girmiş farklı bileşenlerin, bir potada erimesiyle ortaya yapıcı bir enerji çıkar. Bu değişimdir. Ancak kaosun değişime yol vermesi için gereken bir geçiş aşaması vardır; bu da sentezdir, ya da günlük dilde kullandığımız haliyle çözüm! 3. ve 9. Evlerin oluşturduğu 3.eksende yer alan İkizler ve Yay’ın temel meselesi, bir senteze ulaşarak değişimi mümkün hale getirmektir. Her iki burcun da hareket özgürlüğüne olan düşkünlükleri dikkat çekicidir. İkisi de değişimi sağlayan bileşenleri takip etme ihtiyacı içindedirler. Gözlemek, duymak, bilmek onların ortak tutkusudur. Bu nedenle kapsama alanlarının kısıtlanmasına gelemezler. İkisinin de katlanmakta en fazla zorluk çekecekleri durum, sınırlı bir alanda yaşamaya mahkum edilmektir. 3. evin sahibi İkizler Merkür’ün haylaz çocuğudur. O akışı
Devamini okuGÖLGEYİ KUCAKLAMAK 2. EKSEN – Boğa & Akrep Her hareket bir tezle başlar ve karşı-tez ile dinamik kazanır. 1. eksende ifade bulan “varlık bilinci” başlangıç tezidir. 2. Eksenin paradigması ise, oluşmuş iradenin karşısında varolabilmektir. 2. ve 8. Evler yaşamdaki en önemli döngüyü ‘’yaşam ve ölüm döngüsünü’’ temsil ederler. Sahip olduğumuz değerleri üretmek ve tüketmekle ilgili bütün konular bu evlerin konusuna girer. 2. eksende yer alan Boğa ve Akrep burçları, varolan sistem içinde kendi değerlerini oluşturabilmek ve varlıklarını koruyabilmek için sürekli bir çatışma içindedirler. Boğayı ele alalım; Onun zamanı ağaçların çiçeklerle dolu olduğu Nisan ayının sonuna doğru başlar ve Mayıs’ın sonunda çiçekler dökülüp ilk meyveler belirginleşmeye başlarken biter. Bu süreç içinde doğa güzelliğinin doruk noktasını yaşamaktadır. Boğa, öz yıldızı olan Venüs’ten gelen
Devamini oku*Aşk ve nefret tam muhakemeyi zayıflatır zira her ikisi de önemsiz şeyleri büyütür önemli olanları gözardı etmemize neden olurlar. *Bilgiye açık bir zihin gerçeği kavramaya yüksek eğitimli bir zihinden daha yatkındır. *Yıldızların doğasına aşina olan yetenekli bir insan bir çok etkiyi devre dışı bırakmaya ve bazılarını ise henüz oluşum aşamasındayken farkederek önlem almaya muktedirdir. *Eğer Astroloğun 7. ev ve yöneticisi zararlı etkiler altındaysa, bu kişi hatalar labirentinde dolanıp duracaktır. *Nasıl ki yetenekli bir çiftçi toprağı işleyerek doğanın niteliğini yükseltirse üstün bir zihin de semavi iradenin gerçekleşmesini kolaylaştırır. *Bir iş için uygun zaman saptaması yaparken, iyi bir Astrolog kötücül etkili gezegenleri de tıpkı yetenekli bir hekimin zehirleri şifa amacıyla kullanması gibi işe yarar hale getirebilir. *Doğru zamanı saptayabilmek için mutlaka üzerinde çalışılan kavramın
Devamini okuDişi ve eril prensiplerin bütünleşmesi, hayatın sürekliliğini sağlar, aralarındaki zıtlıklar ise dinamizmi ve evrimi tetikler. Bu nedenle yüzünü güneşe dönen çiçekler gibi birbirine döner Ademoğlu ile Havvakızının gönülleri, ama yine de aralarında süregelen çözümsüz bir çatışmadır aşk. Bazı aşklar kısa sürer, bazıları uzun… Fakat her biri bizi ustaca eğitir. Büyümektir en büyük maceramız, ve aşk toprağımızdaki tohumlara verilmiş bir su gibidir… Evrendeki bütün ana temalar, astrolojinin çalışma alanı içinde yer alır. Aşk’ın da bunun dışında kalması düşünülemez. Astrolojinin büyük üstadları aşkın doğası ve aşk ilişkilerinin potansiyelleri hakkında oldukça önemli çalışmalar ortaya koymuşlardır. Batı Astrolojisinin “kutsal kitabı” olarak kabul gören Tetrabiblos’un yazarı Claudius Ptolemy ve Horary Astrolojisinde mucizeler yaratmış William Lilly de eserlerinde
Devamini okuZodyakın tekerleği 12 burç ve altı eksen üzerine inşa edilmiştir. Zıt burçlar bir eksenin iki kutbu gibidir, ve aynı eksen üzerinde farklı yöntemler kullanarak ortak bir tema üzerinde çalışırlar. Her insan güneş burcunun tanımladığı hayat amacını gerçekleştirmekle yükümlüdür. Ancak bunun için sadece içinde bulunduğu burcun özelliklerini taşıması yetmez. Amacına nail olmak için gölgesiyle de kucaklaşması gerekir. Başka bir deyişle, ancak bulunduğu eksendeki diğer burcun özelliklerini kendi içinde varetmeyi öğrendiği zaman, büyük döngünün içindeki yolculuğunda bir adım ileri gidebilir. Altı eksenin tüm dersleri öğrenildiğinde ise, yedinci aşama yani varlığa dair tüm özellikleri özümseme seviyesine gelinmiş olacak ve evrenle bir’lik deneyimlenecektir. Bu yazı dizisinin nüvesi, pek çok çalışmamda olduğu gibi, deneyimlerimin içinden çıktı. Çoğunuzun bildiği gibi ben bir Yengeç’im.
Devamini oku
Takip et:
SON YORUMLAR