20 – 21 Mart, Evrensel Astroloji Günü

20 – 21 Mart, Bahar ekinoksunun başladığı, yani Güneş’in Koç Burcu’nun(Tropikal) ilk derecesine girdiği gün alınarak, 1993’ten bu yana “Ulusal Astroloji Günü” olarak benimsenmiştir. Bugün, yeni bir Astrolojik yılın ilk günü olarak, yepyeni bir sürecin başlangıcına işaret etmektedir. Koç Burcu’nun yönetici gezegeni Mars ve yücelen Güneş’ e itafen betimlenen bu süreç, doğanın canlanmasıyla, hareketli ve bereketli bir sürecin habercisidir. Buna rağmen “Toprak Ana” tüm mitolojilerde dişi bir enerji olarak kabul görmüştür. Bahar aylarını temsil eden tanrıçalar vardır. Çiçeklerin tanrıçası Flora Nisan ayının güzelliğini, renklerini ve canlılığını betimler. Mayıs Ayı’nın ismini aldığı Bahar Tanrıçası Maia, Atlas’ın en güzel kızıdır. Mart Ayı’nın Roman Tanrıçası Anna Parenna adına yeni bir döngünün başlangıcını kutlamak üzere festivaller düzenlenirmiş. Japon mitlerinin ...Devami

6 Mart 2009 – Venüs Koç Burcu’nda Gerilerken

6 Mart günü Venüs, Koç Burcu’nun 15 derecesinde geri hareketine başlamıştır. Merkür retrosu hakkında genel bilgilerimiz olsa da, Venüs ve Mars gibi diğer gezegenlerin geri hareketleri konusunda henüz yaygın bir bilinç yoktur. Öncelikle içinde bulunduğumuz Venüs Retro – Koç Burcu temasının, 8 yılda bir tekrarlandığını belirtmek istiyorum. Bu durumda 8 yıl önce deneyimlediğiniz etkiler bu süreçte yine karşınıza çıkacaktır. Her ne kadar Koç’ta zararlı olarak tasvir edilse de, Venüs’ün Ateş burçlarında kendini ifade edişi dramatik değildir. Romantizm, duygular, tutkular, zenginlik, şans, para, kokular, tatlar, moda gibi konularla bağdaştırılan bu gezegen, ateş burçlarında daha gösterişli, daha cesur ve eril tavırlara bürünür. Dikkat çekmeyi, odak noktası olmayı sever. Erkeklerin haritalarında etkilenecekleri kadın tipini tarif ettiği gibi, bayanların haritasında kendi kimliklerine ve dişiliklerine dair ...Devami

Astroloji Ve Doğa – Madde Evrenin Sınırları

Astroloji, en temel doğa kanunlarını, felsefeyi, psikolojiyi, insana ve evrene dair tüm varoluş yasalarını kapsayan bir dipsiz okyanustur. Yaşamı ucu bucağı olmayan beyaz bir tuval olarak düşünürsek, her ruh, bu tuvalin herhangi bir yerinde, asla tekrarlanmayacak izler ya da resimler bırakacaktır. Her resim taklit edilebilir elbette, hatta taklitleri kimi zaman asıl olandan daha bile mükemmel görünebilir. Ama ilk olan, kendine özgü olan, yaratıcı olan ruhun var olduğu o an ve enerji asla tekrarlanamaz. Bu durumda Astroloji özgür iradeyi, inancı ve taslağıyla yazgıyı içinde barındıran bir bakış açısıdır. Peki bu sonsuz olasılıklar ağındaki sayısız bakış açısının en temel olanı hangisidir diye düşündüğünüzde aklınıza ne geliyor? En temel olan “görünenden” yola çıkar. Bir gece, şehrin ışıklarının ulaşamayacağı bir yerde, Ay’ın karanlık evresinde bir gökyüzü hayal edin. Yere sırtüstü uzanarak ...Devami

ARMONİKLER – 9. Armoni

Evren temelinde, matematiksel bir sistemin oluşumudur. Sınırlarını asla keşfedemeyeceğimiz bu evrensel zekâ, farklı düzenlerde bir araya gelen sayılardan oluşur. Sonsuz olasılıklar zincirine dâhil varoluşumuz, eksilip çoğalsa dahi, ritmini asla bozmayan mükemmel bir denge içinde yer alır. Denge ve sayılar tüm maddeyi kapsayarak manevi olanı ayırt edebilmektedir. Sayılardan meydana gelen evrenin ritmi armoniktir. Müzik de aynı şekilde düzenli sayı sistemlerini temel almaktadır. Akortların art arda dizilimleri belli bir ses ve ritim oluşturarak müziğin ortaya çıkmasını sağlar. Armoni dediğimizde ise aklımıza uygun ve uygunsuz ritimlerin sentezinden ortaya çıkan “uyum” gelmektedir. Astrolojinin akortları ise, gezegenlerin ve önemli noktaların birbirlerine yaptığı geometrik ya da ayrılan açılarıdır. Örneğin; Zodyak çemberi 360 dereceye bölünmüştür. Her burç 30’ar derecedir. Bu durumda birbirinden 4 burç ...Devami

14 Şubat 2009 Sevgililer Günü – Gül’e Övgü

Her sene kutlanılan sevgi ve sevgililerin gününe ithafen sizinle, tarihin ilk sayfalarından beri bizimle birlikte olan bir “şölenin” coşkusunu paylaşmak istedim. Severek okumanızı diliyorum. Roma Mitolojisinde Juno’nun oğlu olarak tanınan Mars, Yunan Mitolojisinde, Zeus ve Hera’nın oğlu olan Ares karakteriyle betimlenir. Bunun yanı sıra Vedic’te Mangal, Angaraka ve Kuja isimleriyle karşımıza çıkar. Mısır’da Horus’un kırmızı gözü (Kızıl Horus) olarak tasvir edilen Mars’a Arapçada “Al Qahira” yani Kahire denilmektedir. Aynı zamanda Mısır’ın başkenti olan bu isim, zafer kazanmış, muzaffer anlamına gelmektedir. Mars isim olarak “parlak ışıklı, yakıcı” anlamına gelmektedir. Maskülen savaş ve bahar Tanrısı olarak tasvir edilen kimliği, insanın doğayla beraber tekrar uyanışını ve yaşam için mücadele duygusunu sembolize eder. Kurt kendisine adanmış bir hayvandır. Kurt aynı zamanda William Lilly’e ...Devami

9 Şubat Yarı – Gölgeli Ay Tutulması

Güneş Tutulması, Ay direkt olarak Dünya ve Güneş arasına girdiğindeki Yeni Ay zamanlarına rastlar. Ay tutulması ise Ay’ın Dünya’nın gölgesini geçtiği zamanki dolunay görünümlerine tabiidir. 22 Temmuz 2009’da gerçekleşecek Tam Güneş Tutulması, 21. Yüzyılın en uzun ve etkili tutulması olmakla kalmayacak, 2132 yılına kadar aynı etki ve uzunlukta bir tutulma daha meydana gelmeyecektir. 2009 yılı içerisinde ise Tam Ay Tutulmasına tanık olmayacağız. Bu dengesiz durum ise yoğunlaşan uçlardaki negatif enerjilerin yıl içerisinde çıkış noktası bulamayarak, evrenin bilinçaltında katlanarak büyümesine neden olacak. Her Güneş Tutulmasının ardından bir Ay Tutulması gerçekleştiğini biliyoruz. Bu yıl ilginç bir şekilde iki Güneş Tutulması ve dört Ay Tutulması belirecek. Ay’ın tutulma görünümleri, yarıgölgeli, parçalı ya da tam ay tutulması olarak üç farklı nitelikte gerçekleşir.   9 Şubat’ta ...Devami

26 Ocak Halkalı Güneş Tutulması

Yerleşim yeri İstanbul alınarak çıkarılan gökyüzü haritasına göre 26 Ocak 2009 tarihinde tanık olacağımız Halkalı Güneş Tutulması, Kova Burcu’nun 6.30 derecesinde gerçekleşecektir. Tarihe ve hayatımızın evrelerine baktığımızda Güneş tutulmalarının bize büyük değişimler öngördüğünü söyleyebiliriz. Tutulum niteliğiyle bir araya gelen Güneş ve Ay temsil ettikleri konulara göre evrenimizin potansiyellerini değişim dönemine taşımakla kalmaz, aynı zamanda oldukça etkili bir tetikleyici görevi görür. Hayatımıza yansıyan bu etkileri, kötücül görünse bile aslında temel olarak yeni sayfalar açabilmemiz için ihtiyacımız olan, yeniden yapılanma enerjileri taşır. Tutulmanın tetiklediği belirgin olaylar genelde akabinde 3 gün ya da 30 gün içerisinde oluşmaktadır. Tutulma süresine göre ise genel etkilerinin süreceği zaman belirlenmektedir. Bu tutulma 3 saat 46 dakika süreceğine göre yaklaşık 4 sene ...Devami

Astroloji Ve Doğa – I. BÖLÜM – SU

Bilinen insanlık tarihinin başından beri bize ışık tutan yıldızların izinden giderken, Astroloji’nin aslında kendi içinde ne kadar tutarlı olduğuna dair en yalın izleri doğa’da da bulabiliyoruz. 12 Burcun mevsimler, nitelikler hatta dekanlar altında incelenebilmesinin en temel betimlemesi dört elementtir. Ateş, Su, Toprak ve Hava elementleri bizim doğayla bütünlüğümüzü sağladığı gibi aynı zamanda, Astrolojik sembollerle yaşamımızı ayrıntılı şekilde açıklar. Bu elementlerden yaradılışa dair en temel olanı “su” olarak karşımıza çıkar. Su değişken, dönüşebilen ve içinde bulunduğu maddenin şeklini alabilen bir oluşumdur. Gezegenimizin %90’ından fazlasını su oluşturur. Bu oran Güney Yarı Küre’de daha fazladır. Su yaşamın ta kendisidir. Tatlı su kaynakları ise tüm canlıları kendine çeker, buna insan da dâhildir. Su hayatta kalabilmekle bağlantılı olduğundan dolayı medeniyetler suyun olduğu ...Devami

Yıldız Böceği

“Gökyüzünde neyse yeryüzünde de odur” deriz hep. Gerçekten de öyledir. Merkür geri giderken anılarımı hatırlamama neden oldu bu defa. Nereden, nerelere ne şekillerde geldiğimi düşündüm. Aslına bakarsanız Astroloji tüm kötü zamanlara rağmen beni bir türlü bırakmamıştır. Ben kaçmaya çalıştıkça, elime, koluma, vicdanıma sarılır sanki. Dünyanın tüm adalarını teker teker keşfetmek isteyen biriyim. Ada ada dolaşırken kimi zaman, halimden hoşnutken, kendime üzüm bağlarını nereye ekmem gerektiğini sorarken ya da gül bahçeleri arasında dolaşıp, lavanta dolu yastıkların üzerinde uyurken bir şeyler olur hep ve ben yıldızların ışığını yeniden takip etmeye başlarım. Artık inandığım bir şey var ki, dünyanın bütün adaları benim buluşacağım ve tanışacağım insanların kalpleri olmalı. Benim çocukluğumun yazları Suriye’ye sınır olan kentte, Antakya’da geçmiştir. Kimileriniz belki de ...Devami

2009 Ocak – Merkür Kova Burcu’nda Gerilerken…

“Bu Merkür hiç ileri gitmez mi? bıktık artık!” dediğinizi duyar gibiyim : ) Hem Merkür meselesi biter, bir başka gezegen başlar. Sonra bir bakıverirsiniz Satürn Güneş Burcu’nuza girmiş, Ay’ınıza kare yapmış vs derken geçiverir hayat. Biz ise hayatın içinde hep karar verir, tercihler yaparız. Arada da elimizden geldiği kadar yol işaretlerini takip etmeye çalışırız. Bu yıl dört kez tanık olacağımız Merkür gezegeninin geri hareketinin ilki 11 Ocak – 1 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecektir. Kova Burcu’nun 7. Derecesinde geri gitmeye başlayan iletişimden sorumlu bu gezegen, Oğlak Burcu’nun 21. Derecesine kadar gerileyecektir. Kova’da gerçekleşen bu görünümün işlerimizi oldukça aksatacağı kuşku götürmez. Kova Burcu, yönetici gezegeni Uranüs ve Oğlak yöneticisi Satürn göz önüne alındığında bu aksamaların en başta bilgisayarlarla ilgili olacağını söyleyebiliriz. Bu nedenle verilerinizi ...Devami

Seçim Astrolojisi

Bu yazıda size Astrolojik analiz örneğiyle birlikte anlatacaklarım insanların olduğu kadar olayların da kendilerine özgü bir doğum haritası olduğuna dairdir. Seçim Astrolojisi (Electional Astrology) denilen bu sistem sınırsız alanda kullanılabilir. Teması doğrultusunda, olayın ya da kararın uygulanabileceği en doğru an bulunarak, o anda istenilen gerçekleştirilir. Bu bir binanın ya da şirketin açılışından tutunda, saç kesiminizin en iyi sonucu vermesi için seçilen zamana kadar yüzlerce farklı kategoride varlık gösterir. Örneğin artık hakkında az çok herkesin fikir sahibi olduğu Merkür Retrosu doğrultusunda karar almamamız gerektiğini hepimiz biliyoruz. Bu çok genel bir öngörü olsa da (doğum haritasında geri giden Merkür ile doğmuş kişiler dışında) doğruluk paydası yüksektir. Haftanın günleri de genel Seçim Astrolojisi’nde kullanılmaktadır. Ay – Pazartesi (Monday): Dişi enerjiler, gece aktiviteleri, ...Devami

Astronomi’nin Budala Kızı: Astroloji

Astroloji kanıtlanabilir bir kesinlikte işlemediğinden dolayı pozitif yani “müspet” bilimler tarafından kabul görmemektedir. Oysaki “bilim” dalları da diğer her şey gibi varoluş felsefesine dayalı gelişim gösteren araçlardır. Temel olarak hali hazırda “olan” şeyi kendine kanıtlama zorunluluğu duyan bilimin araçlarını kullanır bundan fayda sağlarız. Ama olan hiçbir şey “temelde” yeniden keşfedilemez. Bu vesileyle Astrolojiyi henüz onaylanmamış bir bilim dalı olarak alabiliriz. Belki de Astroloji’nin bilim dalları içindeki misyonu başlı başına bir X ‘dir. Hatta müspet bilime karşı çarpı şeklinde kocaman bir ayna tutan bir varoluş şeklidir. Varlığı ne inkâr edilebilir, ne de tam anlamıyla kabul edilebilir. Bu yüzden Astroloji inanç ile yakından bağlantılıdır. İnanç ve algı ise insan bilimi içerisinde incelenen temalardır. Buna kapsamlı şekilde neden olan kişi Carl Gustav Jung’dır. ...Devami