Bu yazıyı yazmama özelime gönderdiğiniz kimi samimi, aynı zamanda Astroloji hakkında meraklı e-postalarınızın vesile olduğunu belirtmek istiyorum. Öncelikle ilgili ve sevgi dolu yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Sayfamda asla kırıcı, gereksiz tartışmalara yer vermemek gibi bir dileğim vardı, nitekim bu konuda bana saygı ve nezaketinizle her zaman destek oldunuz. Bundan 4 sene önce bu sayfayı açtığımda, içim ilhamla doluydu. Bunu kendimi tanıttığım yazıma yansıttım. Aynı duygu ve süreçleri paylaşan yüzlerce insandan e-posta aldım. Yazımda da değindiğim üzere, bir Astrolog arkadaşımın vesile olduğu bir astro-ders gurubumuz vardı. En başlarda 40 belki 50 kişiydik. Ama sanıyorum ki ücretsiz bir girişim olması nedeniyle insanlar çok ilgi göstermediler, herkesin ilgisi dağınıktı. Sonra baktık gurubumuzda bir kaç kişi kalmışız. Netice de bu girişim sanki benim farkında olmam içinmişçesine, geriye bir tek ...Devami
Olağandışı Bir adam İnsan zekası bilimin olduğu kadar Astrolojinin de ilgiyle yaklaştığı bir konudur. Zeka seviyeleri kimi testlerle ölçülebilmektedir. Astroloji ise, yıldızların ışığında üstün zekanın işaretlerini sorgulamaktadır. Kimi Astrologlar bütünden yola çıkarak genel tespitler yaparken, kimileri arap noktaları gibi ayrıntılarla uzunca zaman çalışarak belli çıkarımlar elde etmeye çalışmaktadır. Örneğin psikoloji şizofreniyi tanımlamaya çalışır, ama genetik mi ya da beynin fizyolojisiyle mi ilgili olduğu hakkında net fikirlere sahip değildir. Aslında birçok psikolojik dediğimiz hastalık net tanımlamalara sahip değildir. Birini deli olarak nitelendirmek, aslında söz konusu kişinin olağandışı diyebileceğimiz davranışlarıyla ilgilidir. Delilik kadar üstün zeka da olağandışı bir durumdur. Olağanın yani standart seviyelerin dışında seyreden her durumu “hastalık” gibi algılarız. ...Devami
Dünyadan çıplak gözle görülebilen bir gezegen olmakla beraber Satürn’ün halkaları büyüleyicidir. Sembolik olarak bu halkalar, sınırları ve karma yasasının parametrelerini temsil etmektedir. Satürn’ün karmik doğasını tasvir eden, ezoterik bir doktrin de bulunmaktadır. Bu gezegene “Kapının eşiğinde oturan” denmektedir. Kapı bir metafor olarak, evrensel bilince/ruha açılmaktadır. Satürn karmik borcun henüz dönüştürülmemiş/uygulanmamış halinde, eşikte yani “sınırlı” bilinçte durur. Dünya ve Satürn arasında birçok ortak nokta vardır. Kişisel çabalarınızla da olsa, bu iki gezegen hakkında, araştırıp düşünmek, kimi felsefelerin çıkış noktasına ulaşmanızı sağlayacaktır. Satürn antik çağların Plüton’udur. Her iki gezegen de en zorlu sınavları ve bu sınavlar sonucunda gerçekleşen “dönüşüm/değişimi” anlatmaktadır. Daha önceki yazılarımın birinde verdiğim elmas örneği gibi, ...Devami
Kozmostan dünyevi olana, dünyevi olandan bireysele ve sonunda düşünceye bağlanan ve yine salt düşünceden tekrar ortaya çıkan/var olan bir sistemin içindeyiz. Yaşamın her seviyesinde, aklın sınırsız yaratıcılığı karşısında büyüleniyor, sonu gelmez bir merakla gizemleri çözmeye çalışıyoruz. Sordukça, öğreniyor, aradıkça buluyoruz. Yine de bildiklerimiz, bilmediklerimizin yanında, ucu bucağı olmayan bir sahildeki, kum tanesinden daha fazla değil. En temel seviyede, tin ve – ve ya – akıl, Astrolojide Ay ile açıklanır. Ay ışığını aldığı Güneş’in aynasıdır. Anne, rahim, gebe kalabilen şekilsiz potansiyeldir. Güneş maddeye yatkın, şekillendiren eril enerjidir. Spermdir, tercihtir, tinin öz halini aldığı kimliktir. Ego, baba ve besleyendir. Merkür, embriyonun henüz cinsiyetinin belli olmadığı haliyle, çocuktur. Venüs ve Mars dişi ve erkek doğasını verecek, yaratılan canlının yazgısını, hangi ...Devami
…Yeyüzünde sizin kadar yalnızım… Yaklaşık 5 ay kadar bir zamandan sonra, tekrar aranıza dönmeye hazırım. Bu 5 ayda, tutulma ya da transitlerin belli konularıyla herkes kadar yüzleşmek zorunda kaldım. Ağır yaralar aldığım olduysa da, iyileşmeyi başardım. Umuyorum ki aranızdaki çoğunluk da kendi sorunlarına en faydalı çözümleri üretebilmiştir. Hiç yoktan, umudunuzu kaybetmediğinizi düşünmek istiyorum. Çünkü buna inanıyor olmak, bana ilham veriyor. Gelgelelim belki de aranızdan bazıları “bu nasıl başlık” “noolmuş” “aaa” şeklinde tepkiler verdiniz. Muzip bir tavırla Satürn Terazi sürecine gönderme yaptığımı varsayabilirsiniz! : ) Bir yükselen Terazi olarak, Satürn geçişine çoktandır hazırlamıştım kendimi. Tahmin ettiğim şekilde, beni büyük bir değişime taşıyabilmesi için, onunla yüzleşmem gerekiyordu. Aslına bakarsanız bunu dahi bilmek, benim korkularımdan arınmama neden oldu. ...Devami
Umut etmekten başka çare yok Sözü verilmemiş hiçbir şey imkansız değildir Tanrı’dan başkası mükemmel değildir ki İnsanların babası Gün ortasında geceyi yarattı Parlayan güneşin ışığını bizden mahrum ederek Ve keskin bir korku insanoğlunun üzerine hücum etti. Archilochus (M. Ö 680–645) …Şairin betimlemeleri imkansızı beklememizi önererek devam eder, der ki; Karanın canlılarıyla yunuslar yer değiştirir, otlakların yaratıkları tuzlu yosunlarla beslenmeye başlarsa şaşırmayın. Yunuslar ise dağ zirvelerini denizin dalgalarına tercih edebilir. Bu şiir, tutulmaların eski çağlarda da gözlemlendiğine dair bir kaynak sağladığı gibi, etkilerinin de büyük ve beklenmedik değişimler yaratacağına dikkat çekmektedir. Ay ve Güneş tutulmaları insanlar tarafından tarih boyunca detaylı olarak izlenmiştir. 4000 yıl önce Çinlilerin, 4500 sene öncesinde Mısırlıların tuttuğu, gökyüzü kayıtlarından ...Devami
Geçen ay Merkür geri giderken posta yoluyla istediğim ve zorlukla elime geçen, Lawrence E. Jerome adlı bilim yazarının 1977 yılında yazmış olduğu, fakat dilimize Prof. Rennan Pekünlü’nün çevirisi ile henüz çevrilmiş olan (Şubat 2009, baskı tarihi) ”Astroloji Çürütüldü” adlı kitabı dün tamamladım. İşlerden çok fırsat olmadığı için kitabının çoğu bölümünü tatilde, üstelik deniz kenarında güneşlenirken okudum. Tatil sırasında üzerine düşünme fırsatım da oldu sayılır. Kitabı okurken kah kafamın tası atıp söylendim, sinirlendiğim bölümleri işaretleyip yanıbaşına alaylı notlar aldım vs vs. Yine de karşıt düşünceden bir kitabı okumak keyifliydi, en azından inandığın birşeyin ne kadar doğru ya da yanlış olabileceğini test etme fırsatı bir anlamda bu. Kitap hakkındaki genel fikrim (naçizane tabii..), çoğunlukla doğru bir temel fikir üzerine oturmuş olduğu, ancak ...Devami
Bugün çok üzgünüm. Çünkü bugün, astroloji hakkında genel hatlarıyla bilgi sahibi olmayan insanlar için peygamberliğe soyunan astrologların, Astrolojinin adını bir kez daha ne şekillerde kirlettiklerine tanık oldum. Bu yazı dizisi herkesin faydalanabilmesi, olageleni objektif olarak sorgulayabilmesi açısından yararlı olacak ve danışmanlık aldıkları astrologları hangi kriterler içerisinde analiz etmeleri gerektiğine dair bilgiler verecek, Astroloji’nin Türkiye sınırları içerisinde uygulanma alanlarını ve yöntemlerini dürüstçe ortaya koyacaktır. Bu konuda etik davranabilen meslektaşlarımın da desteğini beklediğimi ifade etmeliyim. Analiz etmek, gerçeği aramak ve karanlıkta önümüzü görebilmek, bunların tümü Astrolojiye dairdir, dâhildir. Astroloji insanlığa ayna tutan gökyüzünü okur, işaretleri takip eder ve anlamlandırır. Başlı başına bir yaradılış destanı gibidir. En kadim bilgiler gökyüzüne dairdir, ...Devami
Fırsat bulup, çoğunuzun merak ettiği bir büyük buluşmadan, yani Jüpiter Neptün kavuşumundan bahsetmek istedim. Bu şekilde bir nebzede olsa merakınızı giderebileceğinizi düşünüyorum. Öncelikle konu hakkında mitolojiye başvurmakta fayda var. Kronos’un çocuklarından biri olan Neptün yani Poseidon, yeri sarsan ve titreten, egemen olan denizlerin tanrısıdır. Neptün güçlü bir tanrıdır ve Zeus’un buyrukları altına girmekten hoşlanmaz. Fırsat bulduğunda Zeus’a yani Jüpiter’e kafa tutar. Denizlerdeki egemenliği, kara üzerindeki sarsıntılara neden olması açısından dikkate değerdir. Kendisi Olympos da oturmaktan hoşlanmaz, daha çok Habeşistan da denilen Etiyopya arasında gidip gelir. Burada dikkatimizi çeken nokta, hareketliliği, taşıyıcı ve seyahat eden açılımlarıdır. Suyla ilgisi ve Balık Burcu bağlantısı buradan yola çıkar. Poseidon deniz canavarı mitoslarıyla da ilgilidir. Aslında bu canavar teması, ...Devami
Koç Burcu’ndaki seyahatine son veren Mars, 31 Mayıs – 12 Temmuz 2009 tarihleri arasında Boğa’da seyredecektir. Koç’taki enerjik Mars Boğa’ya geçtiğinde, etkisi daha durağan ve sabit bir halde ortaya çıkar. Akrep Burcu’nun gece yöneticisi olarak Boğa’da düşük sayılan Mars, Ateş etkisini belirgin şekilde ortaya koyamayacaktır. Daha çok toprağın baskısı altında “paralize” olabilen bir görüntü sergiler. Doğum haritasında Mars’ı Boğa’da bulunan kişiler, tek bir ideale odaklı, iddialı, hırslı ve inatçı bir karakter sergilerler. Sabırlıdırlar. Zamanı kendini disipline ederek kullanmaya yatkındır. Gelecekle ilgili yatırımlar üzerine kafa yorar. İstediğini elde edene kadar pes etmez. Seçtiği yolda başarıyla ilerlemek, ilgilendiği idealin uzmanı olmak ister. Dikkat ve konsantrasyon gerektiren işlere yatkındır. Antikalara ilgi duyabilir, artistik kabiliyeti vardır. Sistematik ve pratik bir bakış açısına ...Devami
Eski zamanlarda, insanlar henüz geceleri etrafı aydınlatabilecek elektriğe sahip değilken, gökyüzünde sürekli şekil değiştiren “Gizemli Işığın” yani Ay’ın önemi çok büyüktü. Zifiri karanlıkları çekilir hale getiren Ay, uyumaya çalışan çocuklar için bir anne gibi koruyucu, gezginler içinse yollarına ışık tutan bir arkadaştı. Ay’ın hatıraları bir çoğumuzun çocukluk yıllarında da yer etmiştir. “Ay’daki adam”, “Ayın gülümseyen yüzü” gibi tabirler hepimize bir şekilde tanıdıktır. Eski Mısır’da Ay Min ya da Toth isimli erkek tanrıya atfedilmişse de, birçok kültürde Güneş’in ışığını yansıttığı için “pasif, dişi” olarak betimlenir. Mitolojide Artemis, İsis, Diana ve Selene gibi isimler Ay Tanrıçaları olarak karşımıza çıkmaktadır. Ay’ın hareketleri ruhsal durumumuzu ve duygularımızı direkt olarak etkilemektedir. Örneğin her ay, üç karanlık geceden sonra beliren yeni ay ...Devami
7 Mayıs’ta İkizler Burcunun ilk derecesinde geri hareketine başlayacak Merkür oldukça etkili bir dönemi öngörür nitelikte. Merkür temel olarak sosyal bir gezegendir. İkizlerin gündüz, Başak Burcunun ise gece yöneticisidir. Zekâ, iletişim, bilim, kişinin kendini ifade ediş tarzıyla yakından alakalıdır. Kapsadığı meslekler, taşımacılık, reklamcılık, yayımcılık, satış, halkla ilişkiler ve internetle ilgili olarak genellenebilir. Toplantılar, seyahatler, projeler, taşıtlar, yakın akrabalar, sinir sistemi gibi konularda ilk elden Merkür’ün haritalardaki etkileri incelenir. Bu durumda bir retro hareket söz konusu olduğu zaman yukarıda bahsi geçen tüm konular sekmeye uğrar, engellenir yahut sonuçsuz kalır. Doğum haritasında geri hareketli bir Merkür’e sahip kişiler dışında kalanlar ,bu süreçten negatif etkilenirler. Duygusal olarak içe döner, geçmişi fazlasıyla düşünmeye meyleder ve iletişim kurmakta zorluk ...Devami