Kozmostan dünyevi olana, dünyevi olandan bireysele ve sonunda düşünceye bağlanan ve yine salt düşünceden tekrar ortaya çıkan/var olan bir sistemin içindeyiz. Yaşamın her seviyesinde, aklın sınırsız yaratıcılığı karşısında büyüleniyor, sonu gelmez bir merakla gizemleri çözmeye çalışıyoruz. Sordukça, öğreniyor, aradıkça buluyoruz. Yine de bildiklerimiz, bilmediklerimizin yanında, ucu bucağı olmayan bir sahildeki, kum tanesinden daha fazla değil. En temel seviyede, tin ve – ve ya – akıl, Astrolojide Ay ile açıklanır. Ay ışığını aldığı Güneş’in aynasıdır. Anne, rahim, gebe kalabilen şekilsiz potansiyeldir. Güneş maddeye yatkın, şekillendiren eril enerjidir. Spermdir, tercihtir, tinin öz halini aldığı kimliktir. Ego, baba ve besleyendir. Merkür, embriyonun henüz cinsiyetinin belli olmadığı haliyle, çocuktur. Venüs ve Mars dişi ve erkek doğasını verecek, yaratılan canlının yazgısını, hangi ...Devami
Bugün çok üzgünüm. Çünkü bugün, astroloji hakkında genel hatlarıyla bilgi sahibi olmayan insanlar için peygamberliğe soyunan astrologların, Astrolojinin adını bir kez daha ne şekillerde kirlettiklerine tanık oldum. Bu yazı dizisi herkesin faydalanabilmesi, olageleni objektif olarak sorgulayabilmesi açısından yararlı olacak ve danışmanlık aldıkları astrologları hangi kriterler içerisinde analiz etmeleri gerektiğine dair bilgiler verecek, Astroloji’nin Türkiye sınırları içerisinde uygulanma alanlarını ve yöntemlerini dürüstçe ortaya koyacaktır. Bu konuda etik davranabilen meslektaşlarımın da desteğini beklediğimi ifade etmeliyim. Analiz etmek, gerçeği aramak ve karanlıkta önümüzü görebilmek, bunların tümü Astrolojiye dairdir, dâhildir. Astroloji insanlığa ayna tutan gökyüzünü okur, işaretleri takip eder ve anlamlandırır. Başlı başına bir yaradılış destanı gibidir. En kadim bilgiler gökyüzüne dairdir, ...Devami
Mart Ayında Meksika’da ortaya çıkan domuz gribi salgını, toplum psikolojisine haklı olarak büyük bir darbe indirmeyi başardı. Amerika’ya yayılarak küresel salgın boyutlarına varması ise bir kıyamet sendromuna yol açtı. Komplo teorileri ve cehaletin propagandasına her yerde rastlar olduk. Oysa panik ya da korku evrim süreci açısından önemsizdir. Tabii hala evrime inanmayanlar için bu geçiş ve değişim süreçleri her defasında “dünyanın sonu” olarak betimlenir. 5 milyar yaşında olduğu tahmin edilen dünyamız, belki binlerce kıyamet görmüş geçirmiştir. Kendi dengesini korumak zorundadır. Bu yüzden değişim, yeniden yapılanma, mücadele ve hareket sürekli iç içedir. Suda başlayan hayatlarımız, karada devam etmiştir. Göçebe topluluklardan, yerleşik topluluklara dönüşürüz. Alışkanlıklar, kültür ve inançlar da sürekli değişir durur. Ama aslında hiçbir şey bir anda değişmez. Evrim teorisinin ...Devami
Mitosa göre Jüpiter yani Tanrıların tanrısı Zeus ve zamanın efendisi Zeus’un babası Satürn her 20 yılda bir, bir araya gelirler. Henüz Satürn ötesi gezegenler keşfedilmemişken, bu bilgi öylesine önemliydi ki, kavuşum doğru etkiler altında gerçekleştiğinde, bir kralın ya da bir peygamberin doğacağına inanılırdı. Keza sulandırılmış modern astroloji zırvalarının ötesinde, klasikçiler bu birleşmeye hala büyük önem vermektedir. İki büyük ve zıt gücün herhangi bir Zodyak derecesinde bir araya gelmesi asla es geçilmemesi gereken bir gökyüzü hareketidir. Çünkü söz konusu kavuşum derecesi bir tutulma ya da transit tarafından tetiklendiğinde mundane olaylardaki tahminler daha net ve geniş açılımlar sunacaktır. Jüpiter Satürn kavuşumunun en genel anlamı sosyal reform olarak açıklanabilir. Her 20 senede bir meydana gelen kavuşum yeni bir döngünün bitimine, bir diğerinin başlangıcına işaret etmektedir. ...Devami
Bu yazıda size Astrolojik analiz örneğiyle birlikte anlatacaklarım insanların olduğu kadar olayların da kendilerine özgü bir doğum haritası olduğuna dairdir. Seçim Astrolojisi (Electional Astrology) denilen bu sistem sınırsız alanda kullanılabilir. Teması doğrultusunda, olayın ya da kararın uygulanabileceği en doğru an bulunarak, o anda istenilen gerçekleştirilir. Bu bir binanın ya da şirketin açılışından tutunda, saç kesiminizin en iyi sonucu vermesi için seçilen zamana kadar yüzlerce farklı kategoride varlık gösterir. Örneğin artık hakkında az çok herkesin fikir sahibi olduğu Merkür Retrosu doğrultusunda karar almamamız gerektiğini hepimiz biliyoruz. Bu çok genel bir öngörü olsa da (doğum haritasında geri giden Merkür ile doğmuş kişiler dışında) doğruluk paydası yüksektir. Haftanın günleri de genel Seçim Astrolojisi’nde kullanılmaktadır. Ay – Pazartesi (Monday): Dişi enerjiler, gece aktiviteleri, ...Devami
Astroloji kanıtlanabilir bir kesinlikte işlemediğinden dolayı pozitif yani “müspet” bilimler tarafından kabul görmemektedir. Oysaki “bilim” dalları da diğer her şey gibi varoluş felsefesine dayalı gelişim gösteren araçlardır. Temel olarak hali hazırda “olan” şeyi kendine kanıtlama zorunluluğu duyan bilimin araçlarını kullanır bundan fayda sağlarız. Ama olan hiçbir şey “temelde” yeniden keşfedilemez. Bu vesileyle Astrolojiyi henüz onaylanmamış bir bilim dalı olarak alabiliriz. Belki de Astroloji’nin bilim dalları içindeki misyonu başlı başına bir X ‘dir. Hatta müspet bilime karşı çarpı şeklinde kocaman bir ayna tutan bir varoluş şeklidir. Varlığı ne inkâr edilebilir, ne de tam anlamıyla kabul edilebilir. Bu yüzden Astroloji inanç ile yakından bağlantılıdır. İnanç ve algı ise insan bilimi içerisinde incelenen temalardır. Buna kapsamlı şekilde neden olan kişi Carl Gustav Jung’dır. ...Devami
Yeni yıla girdiğimiz an yani 31 Aralık’ı 1 Ocak’a bağlayan gece insanların evrensel yolla aynı frekansta bütünleşecekleri bir enerji ortaya çıkaracaktır. Jüpiter’in Kova burcuna geçişi henüz gerçekleşmediği halde havada inanılmaz pozitif dalgalanmalar var. Herkes daha umutlu, daha yapıcı ve bu yeni süreç için ruhen daha hazırlıklı görünüyor. Plüton’un Oğlak Burcu’nun sınırlarındaki gezintisi 2007 ve 2008 yılları boyunca bizi genel anlamda “yalnızlık” konseptiyle sınadı. Önümüzdeki uzun yıllar boyunca çok da olumlu süreçleri öngörmeyen gökyüzü geçişlerine hazırlık olarak bu hissiyat, algı ve hayatta kalma güdülerini öğrenmek zorundaydık. Sonuçta doğa değişim, kendini yenileme ve hayatta kalma güdülerini temel alarak dengelenir. Ocak’ın ilk gününden itibaren kafanızdaki tüm perdelerin ve blokların aniden kalktığını hissedebilirsiniz. Merkür 1 Ocak’ta Kova’daki transitine ...Devami
Son günlerde herkesin diline dolanan, “bulaşıcı bir hastalık” gibi milyonları sarmalayan bir felsefenin ötesinde bir “öğreti” çekim yasası. Belki de yüzyılın son derece rövaçta inanç sistemlerinin temelini atan bir öğreti. Çekim Yasası, Secret, What The Bleep We Know kitap/filmleri bir zamanların “Da Vinci Şifresi” furyası tadı vermekte. Birçok doğru noktaya değinen bu öğretinin işe yaradığı şüphe götürmese de akla kader sorusu geliyor; İnsan kendi yazgısını değiştirebilir mi? Yeterince istemek/hayal etmek/hissetmekle bu mümkün mü? Doğum anımızın/haritamızın parmak izimiz gibi olduğu düşünüldüğünde, kader hakkındaki bu sorgulamalar klasik ve modern astrologlar arasındaki bitmek bilmeyen tartışmaları akla getiriyor. Haritamız yazgımız mıdır? Klasikçilere göre evet, kesinlikle. Modern bakış açısıyla ise asla, Astroloji sadece potansiyelleri öngörmektedir. Benim bakış açımı açıklamak ...Devami